Savaşın Çocukları (Girit'ten Sonra Ayvalık)

·
Okunma
·
Beğeni
·
462
Gösterim
Adı:
Savaşın Çocukları
Alt başlık:
Girit'ten Sonra Ayvalık
Baskı tarihi:
Şubat 2002
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751408471
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Girit'i Venedikliler'den, 1645'te başlayan savaşlarla tam 24 yılda almıştı Osmanlı... İki buçuk yüzyıl kadar Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenliğinde kalan Girit adasının kaybedilme tehlikesi belirlendiğinde, büyük kitleleri bir araya getiren mitinglerde ağızlardan düşmeyen slogan şuydu: "Girit bizim canımız, feda olsun kanımız!"

Ama bütün bu protestolara karşın, Avrupa'nın "Hasta Adam" yaftası yapıştırdığı Osmanlı Devleti, Girit'i âdeta altın tepsi içinde Yunanistan'a sunmuştur. Bu süreçte, Girit'tki insanımız, yani en az on beş kuşaktır adada bulunan Osmanlı Türkü, nasıl bir dram yaşamıştır?

Ahmet yorulmaz romanında, Aynakis Hasan'ın yaşamı çerçevesinde, yerlerinden söklüp atılan Giritliler'i anlatmaktadır...

"...Bu roman, Dido Sotiriyu'nun Benden Selam Söyle Anadolu'ya romanı gibi, yüce duygular üzerine kurulmuştur, hem de ona bir karşılık olarak yazılmışa benzer. En büyük ödüllere layıktır..."
- Fakir Baykurt-

"...Bir kitap okuyorum şu günlerde: Savaşın Çocukları. Girit'ten Ayvalık'a göç eden Hasanaki'nin yaşam öyküsü... yaşanmış ve hala orada burada yaşanmakta olan nice göçlerin acısını duyuruyor. Uluslar arasındaki anlamsız düşmanlıkların ancak barışçı, dostça bir anlayışla ortadan kalkabileceğini düşünüyoruz..."
- Oktay Akbal-

"Karşıdaki köylüye bakınca, aklıma Ahmet Yorulmaz'ın Savaşın Çocukları isimli, hüzünlü göç öyküsü geliyor. Hasanaki, Girit'ten karşılıklı bağnazlığın ite ite Ayvalık'a sürüklediği bir Türk. Ailesi birer birer yok oluyor, hepsini Girit mezarlıklarında bırakarak, yaşadığı toprakları terk ediyor."
- Oral Çalışlar-

"...Türk-Yunan barış ve dostluğunun özlemini bu kitaptan çıkarmak, çok kolay artık. Kir Vladimiros ile karısının bir Türk çocuğuna gösterdikleri sevgi, insan sevgisinin en güzel örneği bence."
- Necati Güngör-
(Arka Kapak)
143 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Yunan ve Türklerin dostça, kardeşce yaşadıkları Akdenizin en güzel adalarından olan Giritteki yaşama siyasi ve politik kararlarla bu güzel yaşamı mübadeleye zorlayarak iki milleti birbirlerine düşman edilişini anlatılıyor. Aynakis Hasansaki'nin çevresindeki rumlarla ilişkisini ve hayata bakış açısını zevkle okudum. (Kissamu-Kastaki-Hanya)
(Dedemin insanları filmi buradaki olayları konu alan filmdir.)
(1913 de girit yunanistana verildi.)
(Tarihi HÜNKAR CAMII ->AYOS NIKOLAUS KILISESINE çevrilmiştir)
*giritte ayaklanmayı çıkaran rum komutan: Venizelos
1920’de Anadolunun yani Anavatan’ımızın düşmanlar tarafından bölüşüleceği haberi , çok çabuk ulaştı Girit’e. Sevr Anlaşması adıyla anılan kara haber, Rumlar’da çılgınlık düzeyinde kutlamalara, şenliklere yol açtı. Biz Türklerin ağzını bıçak açmıyordu. Rumların şımarıklıklarının daha da artmasından endişe etmeye başladık . Biz kentlilerin yaşamı, karabasana dönüşmüştü, bir süre için uyurgezer gibi olduk hepimiz. Kovaladılar, yakıp yıktılar, evimizden tarlamızdan ettiler; sağ kalanlarımızı bu kez kendilerine benzetmek için uğraş vermeye başladılar. Venizelos “Türkleri kovalamayı bırakın artık, erkeklerini Rum kadınlarıyla evlendirin!” dedi. Yani o, bizleri aralarında eritmek, Rumlaştırmak amacıyla söyledi bunları.
Sizinkiler Orta Asya’dan kalkıp buralara gelene dek bizimkiler yayılıp durmuşlar. Türklerin yayılmacılığından daha önce, bizimkiler, buralara kadar gelen Osmanlı daha görünürde yokken Küçük Asya’yı yani Anadolu’yu geçtiler, Afganistan’ın kuzeyinden, Semerkant , Kabil derken Çin’e vardılar. Oradaki bir kısım yere Yunan eyaleti dediler baş yayılmacı bizimkilerdir. Akdeniz’in tümüne yayıldılar. Papazları da göndererek tonla insanı hıristiyanlaştırdılar. Avrupalılar bizden bakıp da önümüzü kesene kadar sürdü bu iş. Ardından Orta Asya’dan kalkıp gelen sizinkilerde sürmeye başlayınca bizimkileri, dar bir alana sıkışıp kaldık. Şimdiki kavganın temelinde bu yatıyor, yayılmadan sonra sıkıştırılmış olmamız. Türkler savaşçı insanlar bizimkiler için işin kötü tarafı bu. Buradaki Girit’teki siz Türklere karşı işlenen cinayetler ürkütmesin seni. Çünkü Orta Asya’dan gelen senin cetlerin bizimkilerin kılıçlarını ellerinden alıp kırdılar ve biz Rumlar yayılımcılığımız kesilince ticaret adamları olduk
Bu yurt parçasının elimizden çıkmasına neden olan son isyanların başlatıcısı Venizelos, Yunan tarafının temsilcisi olarak, Lozan adlı bir İsviçre şehrinde, bizim Türk tarafıyla bir anlaşmaya imza koydu; Gel gör ki bu zaferden sonra, siz ada Türkleri bir kez daha yerinizden sökülüp alınacaksınız. Yani nüfus değişimi olacak. Şöyle anlatayım sana : Anadolu’da kalmış bir buçuk milyon kadar Rum verilecek karşılığında buradaki sizler Makedonya’da bulunan Türkler alınacaksınız.
Kulağıma gelen fısıltılara göre, buradaki bazı Türk derebeyleri, Anadolu’da Rumlarla boğuşan Kemal Paşa’ya yardım olsun diye buradan para gönderiyorlarmış Bunlara ittihatçı diyorlarmış, toplanan paraları Macit bey aracılığıyla Atina’daki Osmanlı Sefiri’ne oradanda İttihatçılar’a ulaştırılıyormuş, yardım etmeye karar verirsen, bunu gizlilikle yap ayrıca onlarla gereksiz görüşmelerde bulunarak kendini açığa verme.
Gerek adamızla (Girit), gerekse anayurttaki İngiliz, Yunan, İtalyan ve Fransız işgalleriyle, savaşlarla ilgili haberin bir bölümünü de Ahmet’ten alıyorduk. Kemal Paşa’nın Anadolu’da orduyu örgütlemekte bulunduğunu, işgalcilerin bu gelişmeleri dikkatle ve kaygıyla izlediklerini öğreniyorduk. Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul Hükümetini dışlayarak Anadolu’da gittikçe yer etmesinin Anadolu’nun verimli toprakları olan Ege şeridinin Yunan’a peşkeş çekilmesinde büyük bir engel oluşturacağını düşünüyorlardı; Konsoloslara göre Mustafa Kemal denilen bu Paşa komuta ettiği savaşlarda hiç yenik düşmemişti, bu kez de başarıya ulaşırsa, Yunan’ın hali yaman olacaktı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Savaşın Çocukları
Alt başlık:
Girit'ten Sonra Ayvalık
Baskı tarihi:
Şubat 2002
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751408471
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Girit'i Venedikliler'den, 1645'te başlayan savaşlarla tam 24 yılda almıştı Osmanlı... İki buçuk yüzyıl kadar Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenliğinde kalan Girit adasının kaybedilme tehlikesi belirlendiğinde, büyük kitleleri bir araya getiren mitinglerde ağızlardan düşmeyen slogan şuydu: "Girit bizim canımız, feda olsun kanımız!"

Ama bütün bu protestolara karşın, Avrupa'nın "Hasta Adam" yaftası yapıştırdığı Osmanlı Devleti, Girit'i âdeta altın tepsi içinde Yunanistan'a sunmuştur. Bu süreçte, Girit'tki insanımız, yani en az on beş kuşaktır adada bulunan Osmanlı Türkü, nasıl bir dram yaşamıştır?

Ahmet yorulmaz romanında, Aynakis Hasan'ın yaşamı çerçevesinde, yerlerinden söklüp atılan Giritliler'i anlatmaktadır...

"...Bu roman, Dido Sotiriyu'nun Benden Selam Söyle Anadolu'ya romanı gibi, yüce duygular üzerine kurulmuştur, hem de ona bir karşılık olarak yazılmışa benzer. En büyük ödüllere layıktır..."
- Fakir Baykurt-

"...Bir kitap okuyorum şu günlerde: Savaşın Çocukları. Girit'ten Ayvalık'a göç eden Hasanaki'nin yaşam öyküsü... yaşanmış ve hala orada burada yaşanmakta olan nice göçlerin acısını duyuruyor. Uluslar arasındaki anlamsız düşmanlıkların ancak barışçı, dostça bir anlayışla ortadan kalkabileceğini düşünüyoruz..."
- Oktay Akbal-

"Karşıdaki köylüye bakınca, aklıma Ahmet Yorulmaz'ın Savaşın Çocukları isimli, hüzünlü göç öyküsü geliyor. Hasanaki, Girit'ten karşılıklı bağnazlığın ite ite Ayvalık'a sürüklediği bir Türk. Ailesi birer birer yok oluyor, hepsini Girit mezarlıklarında bırakarak, yaşadığı toprakları terk ediyor."
- Oral Çalışlar-

"...Türk-Yunan barış ve dostluğunun özlemini bu kitaptan çıkarmak, çok kolay artık. Kir Vladimiros ile karısının bir Türk çocuğuna gösterdikleri sevgi, insan sevgisinin en güzel örneği bence."
- Necati Güngör-
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Uğur Sülün
  • Eda İŞLEK
  • Ayşen
  • Erman ERASLAN
  • Sevim
  • TNRCİHAN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%0
8
%40 (2)
7
%40 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0