Unutturmadıklarımız Serisi

Sefalet

Emine Semiye
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·238 syf.··
2024 96. kitabı
Emine Semiye Hanım özel hayatındaki kadın dayanışmasını Sefalet romanına yansıtır.Romanda çile çeken,haksızlığa uğrayan,ezilen,akrabaları tarafından bir planla serveti elinden alınan ve yoksulluğa terk edilen bir kadının hayata tutunma çabası etrafındaki kadınların desteğiyle yansıtılır ve aşkın da dahil olduğu bir hikâye ile aktarılır.Kadının kadına yaptığı kötülükte romanda yer alır. Sabite varlıklı,etrafından saygı gören bir ailenin kızıdır. Sabite,servetini akrabalarının türlü oyunlarıyla elde etmeleriyle sefalete düşer.Dönemin yaşantısını bu çerçeve içinde işleyen romanda sevginin,iyiliğin gücü vurgulanır.İçinde bulunulan durum ne olursa olun insanın ilkelerinden,ahlakından, benliğinden ödün vermemesi gerektiği vurgulanır.Sabite,hakkını arayarak mücadeleci kadın profilini sergiler.Bu mücadele hak arayışıdır ve bu arayış meşakkatlidir.Bu zorlu yolda Sabite’ye eşlik eden kadın dayanışmasının yanında sabır da bulunur.Bir de ona benim çok sevdiğim“otu çek köküne bak” sözünün anlamı eşlik eder;erdemli bir aileden gelmenin,soydan gelen asaletin varlığıdır. Romantizm etkisiyle yazılan sonunda kötülerin cezasını çektiği iyilerin mükâfatlandırıldığı romanda şahıs kadrosu hayli kalabalıkken,yazar sık sık araya girerek anlatıma dahil olur.Roman ilk defa 1897 yılında tefrika edilir.Yazar bu tarihte eşinin görevi nedeniyle Selanik’tedir ve kendisi de müfettiştir.Romanda cariye, köle gibi ve elinden hakkı alınan Sabite gibi ezilen kadınlar yansıtılır. Romanın en güzel ayrıntılarından biri Sabite’nin kendine verdigi değerdir.Yine başka bir ayrıntıysa Sefalete tek başına düşmez etrafındaki kişilerde yoksulluk içindedir ve Sabite onların sorumluluğunu da alır. Anlatıldığı döneminde köhne anlayışı olan bir cariyenin bir aileye çocuk doğurduktan sonra çırak edilmesi(çırağa
SefaletEmine Semiye · Dorlion Yayınları · 2024617 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 45. kitabı
Emine Semiye / Sefalet Osmanlı kadın hareketinin öncülerinden olan Emine Semiye’nin sağlığında yayınlanmış tek romanı #Sefalet . Ablası Fatma Aliye ile birlikte kadınları sosyal hayatta görünür kılmak adına mücadele vermişlerdir. Kitabında ağırlıklı olarak kadın dayanışmasına değindiği gibi o yıllarda yaşanılan çaresizliği de gözler önüne seriyor. Yaşanan olaylar sonrası geriye dönüp sebeplerini öğrendiğimiz bir anlatım tarzı var. Cariyelerin ve çocukların çok olması, dadıların ve hizmetkârların da kurguda yer alması ile zaman zaman kimin kim olduğunu karıştırıp sayfalar arasında gezebiliyorsunuz. O dönemde evlat edinmenin çok kolay olduğunu görüp çocukların anne ve babaları kimdi diye şaşkınlık yaşadığınız da oluyor. Karakter çokluğuna rağmen akıcı ve güzel bir kurgusu vardı. Sevilip sayılan varlıklı bir ailenin kızı Sabite. Akrabalarının mirasa konabilmek için çevirdikleri oyunlarla sefalete düşüyor. Kendisinin ve çevresindekilerin yaşadıklarını, sınıf farkını, aşka bakış açılarını ve o dönemlerin aile yapısını etkilenerek okuyorsunuz. Sevginin ve iyiliğin gücünü çarpıcı bir şekilde anlatan güzel bir eser. Yeşilçam filmlerini aratmayacak bir okuma yapmak isteyenler kaçırmamalı. Keyifli okumalar…
SefaletEmine Semiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022617 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 111. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 21:11
Türk klasiklerine verdiğim uzun aranın ardından, Emine Semiye’nin Sefalet romanıyla bu dünyaya geri dönmek benim için hem sarsıcı hem de çok kıymetli bir keşif oldu. İlk Türk kadın romancı olarak tanıdığımız Fatma Aliye’nin kardeşi olan Emine Semiye, bu eseriyle aslında ne kadar güçlü ve kendine has bir kalem olduğunu kanıtlıyor. Kitabı bitirdiğimde, böylesine değerli kalemlerden uzun süre ayrı kaldığım için açıkçası biraz pişmanlık duydum; çünkü o dönemin ruhunu, kadınların sosyal hayattaki varoluş sancılarını bu kadar içeriden anlatan eserler bulmak gerçekten büyük bir şans. Romanın başkarakteri Sabite’nin hikayesi, adeta bir Yeşilçam filmi estetiğinde fakat çok daha derin toplumsal eleştiriler barındırarak ilerliyor. Varlık içinde bir hayat sürerken akrabalık bağlarının yerini para hırsına bırakmasıyla sefalete sürüklenen Sabite’nin onurlu duruşu beni çok etkiledi. Miras kavgaları, sahte vasiyetnameler ve ihanetlerle örülü bu kurgu, insanoğlunun menfaat uğruna ne kadar ileri gidebileceğini çarpıcı bir şekilde yüzümüze vuruyor. Özellikle Sabite’nin sadakati ve yaşadığı hayal kırıklıkları, dönemin aile yapısını ve sınıf farkını iliklerimize kadar hissettiriyor. Eserin teknik yapısı, karakterlerin çokluğu ve karmaşık aile ilişkileri nedeniyle yer yer dikkat istese de, Emine Semiye’nin zamanda atlamalar yaparak kurguyu parçalaması anlatıma modern bir hava katmış. Hikayenin başından sonuna kadar hissedilen o çaresizlik duygusu, Gayret kalfa gibi karakterlerle pekişen kadın dayanışması sayesinde yerini umuda bırakıyor. İyiliğin ve erdemin en sonunda kazandığı, entrikalarla dolu bu edebi yolculuktan büyük bir keyif aldım. Klasik severlerin, tozlu raflarda kalmış bu kıymetli cevheri kesinlikle keşfetmesi gerektiğini düşünüyorum.
1000Kitap
SefaletEmine Semiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022617 okunma
BİR ROMAN VE MUHTEŞEM BİR KADIN
10/10
"Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden biri de Ahmet Cevdet Paşadır hiç kuşkusuz. Onun yazdığı "Târîh-i Cevdet", tarih çalışmaları yapanlar için önemli bir kaynaktır. Onun iki muhteşem kızı vardır. Birinin fotoğrafını cebinizde taşıyorsunuz genellikle; 50 TL lık banknotta fotoğrafı bulunan yazar Fatma Aliye (TOPUZ) hanım. Onu aynı zamanda edebi eserlerinin yanı sıra kadın hakları savunucusu olarak bilirsiniz Ahmet Cevdet Paş'nın diğer kızına gelince; İşte bu romanın yazarı Emine Semiye (ÖNASYA) hanımdır ( 1864-1944) O da kardeşi Fatma Aliye gibi bir yazar ve kadın hakları aktivistidir. ( "kadın hakları aktivisti" derken o dönemin koşullarında düşünün bugünkü koşullarda değil) Emine Semiye hanım, cumhuriyetin ilanına kadar aynı zamanda sıkı bir ittihatçı ve siyasetçi olarak bilinir. İttihat ve Terakki Cemiyeti ve Osmanlı Demokrat Fırkası faal üyesidir. O aynı zamanda bir öğretmendir... 1912 Balkan savaşı sırasında onu gönüllü hemşire olarak görmekteyiz. 1922 den itibaren ölümüne kadar ise öğretmen olarak ülkemize hizmet vermiştir. Ben hala merak ederim: Meşrutiyet döneminde bu kadar aktif olan bir kadın neden cumhuriyet döneminde siyasi arenada görünmemiştir? Acaba Cumhuriyet döneminde kadın haklarında görülen gelişmeler nedeniyle siyasi arenaya çıkmayı gerek görmemiş midir? Neden sadece öğretmenlik yapıp yazarlıktan uzak kalmıştır? Bu soruları yıllardır sorarım kendime ve yanıtını bulamamışımdır. Belki ileriki yıllarda Türk Kadın Hareketi ve Tarihi üzerine yapılacak çalışmalarda bir takım bulgulara denk gelebiliriz. Bu alanda çalışmalar yapan başarılı kadın akademisyenlerimiz olsa da hala bakir bir alan bence. Romana gelince fazla detaya girmeyeceğim. Günümüz Türkçesine dönüştürülen bu eser herkesin okuyabileceği, rahatlıkla anlayabileceği bir
Kadın
SefaletEmine Semiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022617 okunma
8/10
·240 syf.··
2024 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2024 09:19
Varlıklı bir ailenin kızı olan Sabite, akrabalarının çevirdiği miras entrikalarıyla sefaletin pençesine düşer. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen ilkelerinden ödün vermeyen genç kadın, dostlarıyla beraber uzun ve zorlu bir hak arama mücadelesi başlatır.
1000Kitap
SefaletEmine Semiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022617 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
Kitapta ki bir alıntıyı paylaşmak istiyorum sizinle... ............. Sabite: _Zaten insan ömrü dediğimiz birer ibretlik hikaye değil midir? Eğer başımdan geçenleri yazacak olsam uzun bir roman olur. Nasıha şakalaşma amacıyla: _Ben romanların aleyhindeyim. Sabite: _Bunu reddederim;hem cinsimize kötü huylarını bıraktıracak olaylar,iyilere iyilikleri yüzünden ruhani zevki tattıracak hikayeler hep onda mevcuttur.Romanların aleyhinde olanlara şaşarım, zira insana ister gönül rahatlığıyla ister acı çekerek olsun ,ömrünün geçiciliğini unutturmak,bazen geçmişin hatırlanmasıyla kederlenmek bazen de müteşekkir olmak gibi runani meseleleri yasaklamak ve yok etmek mümkünse,romanlar da faydasızdır. Nasıha: -Lakin şu bizim kızlara romanı okutun da ondan fayda bekleyin. Sabite: _Ahlaki romanları seçip okutun.Dünyayı bilmeyenlerle bilenlerin farkı çoktur.Anadan doğma bir körün birdenbire gözleri açılıp güneşi görürse tekrar kör olacağı şüphesizdir.Ama güneşin ne olduğunu bilen ona büyüteçle bakılamayacağını akıl eder. ........... Osmanlı zamanında eğitime ,disipline ,okumaya ne kadar önem verildiğini anlatan satırlar... Kitabımızda kadınların zor şartlar altında bike ne kadar güçlü olduklarını anlatıyor... Sayfa 191
Edebiyat
SefaletEmine Semiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022617 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2023 89. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2023 14:28
Selamlar ; yine bir Türk klasiği kitabını yorumu ile geldim; kitabın arka kapağında ki tanıtım yazısı çok güzeldi bu sebeple kitap hakkında ki kısmı tanıtım yazısı olsun istedim Varlıklı bir ailenin kızı olan Sabite, akrabalarının çevirdiği miras entrikalarıyla sefaletin pençesine düşer. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen ilkelerinden ödün vermeyen genç kadın, dostlarıyla beraber uzun ve zorlu bir hak arama mücadelesi başlatır. Yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandıran Sefalet, çaresizliğin olduğu kadar sağlam bir kadın dayanışmasının da romanıdır. Sırpçaya da çevrilen roman Saint Sava ödülüne layık görülmüştür. #arkakapak Yazar hakkın da minik bir şey paylaşmak istiyorum Emine Semiye yine Türk klasikleri serisinden de kitaplarını okuduğumuz Fatma Aliye'nin kız kardeşiymiş.. Emine Semiye yurtdışında eğitim gören ilk Osmanlı kadınlarından biri imiş bunu da yine bu platformda bir arkadaşın yorumundan görüp sizlerle paylaşmak istedim Herkese keyifli okumalar diliyorum
SefaletEmine Semiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022617 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2017 245. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2017 09:26
Tarihçi ve devlet adamı Ahmet Cevdet Paşa'nın kızı, Mantıkçı Ali Sedad Bey ve ilk Türk kadın romancısı kabul edilen Fatma Aliye Hanım'ın kız kardeşi olan Emine Semiye Hanım Osmanlıda kadın hareketinin önde gelen isimlerinden biridir. Divan edebiyatında özellikle şiir alanında eser veren, Zeynep Hatun, Mihri Hatun, Anî Hatun Nigâr Hanım, Yaşar Nezihe Hanım gibi kadınlar bulunsa da bir kadın romancının ortaya çıkışı 1890'ı bulmuştur.1877 yılında ilk Zafer Hanım'ın Aşk-ı Vatan romanı neşredilmiş.Ancak Zafer Hanım tek eserle kaldığı için Fatma Aliye (Beş roman, birçok makale ve çevirisi bulunmaktadır.)ilk Türk kadın romancısı olarak kabul edilmiş. Emine Semiye ablası gibi yazmaya gönül vermiş olsa da geri planda kalmış.İki kardeşi birbirinden ayıran en önemli özellik politik görüşleriymiş. Emine Semiye, toplumun ıslahı, kadın ve çocuk terbiyesi üzerine görüşlerini romanları aracılığıyla ortaya koymuş.Çoğu eseri gazete tefrikalarında kalan Emine Semiye'nin ilk basılmış eseri Maarif Nezareti tarafından yazması için ısmarlanan ders kitabı niteliğindeki Hülâsa-i İlm-i Hisab adlı temel matematik kitabıdır.Böyle bir kitabın yazılması görevinin bir kadına verilmesi ilginç o dönem için.( 1887) II. Meşrutiyet'e kadarki süreçte etkin olan pek çok kadın yazar gibi Emine Semiye de sonrasında sessizliği seçer. Sefalet'de de görüldüğü üzere romanlarında yazar metne müdahaleden kaçınmaz.Okuyucuya varlığını sürekli olarak hatırlatır.Emine Semiye'nin karakterlerini romanın teması doğrultusunda şekillendirmesi, isim sembolizasyonuna başvurması ( Ahmed Midhat Efendi romanlarında sıkça rastlanırmış!), mektup formunu kullanması, tesadüflere fazlaca yer vermesi, zamanda atlayışlar, geri dönüşler kullanarak zamanı parçalaması sık sık kullandığı roman teknikleriymiş. İlk olarak Selanik'teki
Edebiyat
SefaletEmine Semiye · Antik Kitap · 2010617 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2024 54. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2024 15:54
Çok ayrıntılı, çok dolambaçlı, zamanın doğrusal ilerlemediği bir kitaptı. Ama acayip bir şekilde hoşuma gitti. Asla sıkıcı değildi. Konuyla ilgili ayrıntı vermek istemiyorum ama iyiler her zaman kazanır mantığıyla yazılmış. Hatta baş karakter o kadar iyi ki mümkün değil böyle bir iyilik. Kitabı okurken dikkat ettiğim bir başka konuysa yazıldığı dönemdeki hayat şartları. O zamanlarda da zenginler ve zengine yakınlar işlerini yoluna koyuyormuş. Fakir her dönemde kimsesiz. Kavimcilik diyorum ben; benim dostumu oraya yerlestireyim, benim akrabam buraya atansın, benim ahbabımın işi görülsün durumlarına. Hep kavimcilik varmış, hem de çok Müslüman olduğumuzu iddia ettiğimiz memlekette. Bu aralar siyaset o kadar hayatımıza sirayet etti ki, yorumlarım da siyasete, yönetimsel eleştiriye kayıyor, bu da benim kusurum. Merak edenlere tavsiye ederim... Kitapla ve sevgiyle...
SefaletEmine Semiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022617 okunma
5/10
·240 syf.··
2025 215. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2025 20:20
Net olarak söyleyeyim sevmedim. Yani kadınları aşağıladığını düşünüyorum. Dönem romanı olarakta abartıldığı kanısındayım. Yani ilkleri gerçekleştirmek zordur tabi. Lakin güzel ve hakiki oldukları anlamına gelmiyor. Yani tasvirler bayağı. Bir de üzerine çalışılmış tefrikalardan bir araya getirilerek günümüz türkçesine kazandırılmış. Emeğe değmeyen ataerkil bir tavırla yazılmış sıradan bir roman.
1000Kitap
SefaletEmine Semiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022617 okunma

Yazar Hakkında

Emine SemiyeYazar · 9 kitap
Emine Semiye Hanım (d. İstanbul, 1864, ö. 1944), Türk edebiyatçı, öğretmen, kadın hareketi öncüsü. Meşrutiyet dönemi kadın yazar ve romancılarındandır. Osmanlı İmparatorluğu'nun değişik bölgelerinde eğitimcilik yapmış;yaşamı boyunca çeşitli siyasal ve sosyal faaliyetler içinde yer almıştır. Kadın hareketinin öncü isimlerindendir. Tarihçi Ahmet Cevdet Paşa'nın kızı, ilk Türk romancı Fatma Aliye Hanım ile mantıkçı Ali Sedat Bey’in kardeşidir. Yaşamı 1864 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası hukukçu ve devlet adamı Ahmet Cevdet Paşa, annesi Adviye Hanım’dır. Emine Semiye, üç çocuklu ailenin en küçüğü idi. Ablası Fatma Aliye “ilk Türk kadın romancı” kabul edilen bir yazardır; Ali Sedad (1859-1900) adında bir de ağabeyi vardır. Emine Semiyye, abla ve ağabeyi gibi evde öğrenim görerek yetişti. Paris ve İsviçre'de psikoloji ve sosyoloji okudu. İlk evliliğini Kazaskerlerden Mustafa Paşa ile yaptı. Bu evlilikten Hasan Rıza (d. 1885) adlı bir oğlu ve Fatma Zahire adlı bir kızı oldu. İkinci evliliğini Reşit Bey (sonradan Paşa) yaptı. 1892’de öğretmenliğe başladı ve 1895’ten itibaren eşinin Selanik’te görev yaptığı dönemde “İnas Mektepleri” (Kız okulları) müfettişliği yaptı. Aynı dönemde Selanik’te Mütalaa Gazetesi’nde başyazarlık yaptı. 1897’de Cevdet, üç sene sonra Hasan İzzet adlı iki erkek çocuğu dünyaya geldi. Hasan İzzet, sekiz aylık bir bebekken Selanik’te hayatını kaybetti. Reşit Paşa’nın Serez’de görev yaptığı dört sene Serez’de yaşadı. Eğitimciliğe memur kızlarının evinde ders vererek devam etti. Bu dönemde İttihat ve Terakki Cemiyeti adlı gizli örgüte katıldı. Reşit Paşa ile evliliği bir süre sonra boşanma ile sonuçlandı. 1912 Balkan Harbi sırasında Şişli Etfal Hastanesi’nde gönüllü hemşirelik yaptı. Bir süre sonra hastanedeki görevinden ayrılarak Paris’e gitti. 1922 yılında yeniden öğretmenliğe başladı. Hayatının sonuna kadar İstanbul, Edirne ve muhtelif Anadolu şehirlerinde Türkçe öğretmenliği yaptı.. 1944 yılında İstanbul’da hayatı kaybetti. Edebi yaşamı ve gazeteciliği Yazarlığa Hanımlara Mahsus Gazete'de başladı. Gazetenin daimi yazar kadrosunda yer aldı. Bir yandan da Selanik’teki Mütalaa Gazetesi’nin kadınlara mahsus sayfalarının başyazarlığını sürdürdü. Bahçe, Asır, Yeni Asır, Yeni Edirne, Şûrâ-yı Ümmet, Resimli Kitap, Yeni Gazete, Saâdet, Yeni Gazete gibi gazete ve dergilerde hikâyeler, tefrika romanlar ve pedagoji konusundaki yazılar yayımladı[3]. Eserlerinin çoğu tefrika edilmiş olarak gazete sayfalarında kaldı. Basılmış iki eseri vardır. Bunlardan birincisi, “Hülsa-i Hilm-i Hisab” adlı kitaptır. Eserde, temel matematikten bahsedilir. Maarif Nezareti tarafından kendisine ısmanlarmıştır. Kitap olarak yayımlanan ikinci eseri Sefalet' adlı romanıdır. İlk önce Selanik’te Mütala Gazetesi’nde tefrika edilmiş olan bu roman, Sırpça’ya çevrilerek Sırpça yayınlandı ve1899’da Sırp hükümeti tarafından “Saint Sava” nişanı ile ödüllendirildi. Bu ödülden önce de saray tarafından kalem gayretine ve hizmetlerine karşılık “^şefkat nişanı” ile ödüllendirildi. Yazar, romanını yakın dostu Nigâr Hanım’a ithaf etmiştir ve önsözünde Nigr Hanıma gönderilmiş bir mektubun suretine yer vermiştir. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra yazı faaliyetleri azaldı, Cumhuriyetin ilanından sonra tamamen yazın dünyasından uzaklaştı. Sosyal ve Siyasal Faaliyetleri Çocuklarını şehit vermiş ve maddi sıkıntı içinde bulunan kadınlar için Selanik’te “Şefkat-i Nisvan” adıyla bir dernek kuran Emine Semiyye, İstanbul’da ise Selma Hanım ile birlikte “İnasa mahsus sultaniye” kurulması için hazırlıklar yapmış; ancak 31 Mart İsyanı üzerine bu çalışmaları yarım kalmıştır. Meşrutiyet’in ilanından önce Edirne'de bulunduğu sırada “Hizmet-i Nisvan” adlı bir dernek kurdu. Derneğin üyeleri arasında Sultan Murad’ın kızı Fehime Sultan da yer alıyordu. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nde ve Osmanlı Demokrat Fırkası'nda faal bir üye olarak dikkat çekti.