Güzel sade bir kitaptı bence .. Bu kitapta 20 yaşında olan bir kızın Cylia nın o gün öz babasının farklı bir kişi hatta ünlü bir ressam olduğunu öğrenmesiyle konu başlar ve kız öz babasını tanımak onu görmek ister bu yüzden de başlardaki yaşadığı hayatla sonra ki hayatı arasında değişiklik olur çok hayalperest ve çok içine atan bir kız bu yüzden de en son babası ile de tanışır onun da evlenip hayat kurduğunu öğrenir ve kendisi de çocukluk arkadaşı avukatla evlenmeye karar verir ..
Yazardan daha önce okuma yapmamış, bu kitabını da tesadüfen görüp arka kapağını okuyup almıştım. Yazarın anlatımını çok beğenmekle birlikte duyguları okuyucuya geçirebiliyor oluşuna da hayran kaldım. İyi ki denk gelmişim de almışım dediğim bir kitap oldu.
Kitapta güzel bir hayat yaşayan, olduğu kişiden, hayatından ve ailesinden oldukça memnun olan Cylia'nın, kendisi hakkında gizlenen bir sırrı öğrenmesiyle değişen hayatını okuyoruz. Yazar Cylia'nın hem umudunu hem de hayal kırıklıklarını çok güzel yansıtmış. Bu durumda ben olsaydım ben de aynı tepkileri verir ben de böyle düşünür, ben de bunun hayalini kurardım diye düşünürken buluyorsunuz kendinizi. Sık sık empati yaptığım bir karakter oldu bu bakımdan. Okuyanların da “ben olsam ne yapardım” diye kitap boyunca düşüneceklerine eminim. Cylia öğrendiği bu sırla birlikte ne yapacağını, bundan sonra ne yapmasını gerektiğini bilemiyor, bu bilinmezlik de onun günden güne daha da çökmesine, hayattan kopmasına sebep oluyor. Bu sırrı bilmeden önceki hâliyle öğrendikten sonraki hâlinin arasında bir uçurum oluşuyor. Herkesin bu değişimi fark etmesi de durumun Cylia için ne kadar kötü olduğunu ortaya seriyor. Peki bu sır ne? Bu sırrın öğrenilmesi nasıl bir sonuç doğurmuş? Hepsinin cevabı kitapta. Kesinlikle tavsiye ederim.
Ana karakter aşırı aptal olduğu için beni sinir etti ve okuyamadım. O kadar saçma şeylere üzülüp duruyor ki. Aptal insanlara karşı tahammülünüz yoksa önermem.
SerapMax du Veuzit · İthaki Yayınları · 202554 okunma
İki saatte hiç ara vermeden okudum, bitti. Tek seferde okuduğum ilk kitap. Çevirisi çok başarılı, sadece ara ara bazı kelimelerin anlamına bakmak için duraksadım. Yirmilerinde genç bir kızın öğrendiği bazı gerçekler karşısında değişen hayatını ve ruh halini okuyoruz. Düşüncenin sadece yaşamımızı değil sağlığımızı da bizzat etkilediğini görebiliyoruz. Hikaye karakterin ortaya çıkan gerçeği kabullendiği noktada yön değiştirip sonlanıyor. Sancılı bir sürece yakından tanıklık edip mutlu bir sonla bitiriyoruz. Beklentilere girmenin, hayallere kapılman ve insanlarla ilgili kafamızda kurduğumuz potansiyellere inanmanın sadece bizi üzdüğünü yeniden hatırlattı bana.Tek çırpıda okunabilecek yormayan bir eserdi benim için.
SerapMax du Veuzit · İthaki Yayınları · 202554 okunma
Roman adeta öncesi ve sonrası diye tabir edilecek cinsten bir roman.
Gayet keyfi yerinde, gününü gün eden tasasız kedersiz kendi halinde ailesi ile yaşayıp giden Cylia,
Bir gün Annesinden ailesi ile ilgili daha önce duymadığı bir sır, kendinden saklanan bir durumu öğrenir.
Cylia'nın içini kemirmeye başlayan bu durum artık eski Cylia'nın yerinde yeller estirmeye başlar.
Aklından bir türlü atamadığı, düşüncelerinden bir türlü sıyrılıp gitmeyen bu durum adeta Cylia'yı tek pencereli çıkışı çok zor olan bir odaya hapsetmeye başlar.
Derler ya Düşünceli bir beyin insanı bir mikroptan daha hızlı öldürür diye Cylia'da tam bu sözün gerçekleşmesinin tam karşılığı olmaya doğru gitmektedir.
Hayatın denge taşlarının yer değiştirmesi Cylia için tam bir yıkıma doğru adım adım götürmektedir.
Sait Faik Abasıyanık'ın eşsiz çevirisiyle dilimize kazandırılan bu enfes eser bizleri içinde bulunduğumuz durumları sorgulamaya sevk etmektedir.
Güzel bir kitap. İlk başlarda kızın fazla dramatik olduğunu düşündüm ama okudukca o kızın yaşadığı ikilemi,
devrin düşünce yapısı, o günlerde daha yeni yeni kabul görmüş olan boşanmaya bazı insanların bakış açısı, ailesinin kararlarının kızın geleceğini etkileyeceğine karşı olan korkusunu okuyoruz
SerapMax du Veuzit · İthaki Yayınları · 202554 okunma
Max du Veuzit’in Serap adlı romanı, aşkın kırılganlığını, hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı duygusal bir dünyada anlatır. Yazar, romantizmin klasik kalıplarını kullanırken, karakterlerinin iç dünyasında modern bir çatışma yaratır: sevmek mi, inanmak mı, yoksa hayal kurmak mı daha tehlikelidir?
Romanın merkezinde yer alan kadın karakter, yalnızca bir âşık değil, aynı zamanda bir düş kurucudur. Kalbiyle aklı, gerçeklerle arzular arasında sıkışmış bir ruh olarak, okura insanın kendi duygularına yenilmesinin inceliğini gösterir. “Serap” sözcüğü, hem ulaşılamaz bir aşkı hem de insanın kendi kalbindeki yansımaları temsil eder.
Veuzit’in dili, duygusal ama ölçülüdür; yoğun duygularla örülü satırların ardında, hüzünlü bir bilgelik vardır. Serap, aşkın yalnızca bir tutku değil, aynı zamanda bir yanılsama olduğunu hatırlatan bir roman. Çünkü bazen sevdiklerimiz değil, onlara dair kurduğumuz hayallerdir bizi yaşatan ve yıkan.
I ended up reading this book all night and going to the bed at three in the morning. Was it worth it? 100 % yes!! The little kiddo was confufu but overall there were interesting underlying arguments in it. So you should definitely read this and discuss it with your partner haha. Just so you know it is about the nature of parenthood specifically being a mom vs being a dad. Alsooo it reminded me of that classic yesilcam movie haha. “What was love? Love was endeavor!”
SerapMax du Veuzit · İthaki Yayınları · 202554 okunma