Şia (Bütün Eserleri 7)

·
Okunma
·
Beğeni
·
145
Gösterim
Adı:
Şia
Alt başlık:
Bütün Eserleri 7
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055482251
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınları
Dünyanın bugünkü tezadını halletmede bizim yanlışımız, mülhit mücahitleri mümin oturanlar ile kıyaslamamız ve meseleyi çözmekten âciz kalmamızdı. Bu ölçme mantık olarak yanlıştır. Mülhit mücahitler mümin mücahitler ile kıyaslanmalı. O zaman bir mücahit mülhit de zaten itiraf edecektir ki halkın kurtuluşu yolunda canı infak ve kendini îsâr etmek için Allah'a iman, daha uygun bir dünya görüşü ve daha mantıklı bir altyapıdır. Çünkü dünyayı duygu, şuur, hesap ve mantık sahibi olarak ve kendini bu varlıkta kaybolmayan zevalsiz bir eylem olarak gören bir mümin, Allah'tan ve meâddan aldığı güçle kendi sorumluluğu yolunda ve halkın hayatı için ölümü öyle doğal ve kolay anlar ki onu seçerken bir kahramanlık duygusuna bile kapılmaz ve ölümle karşılaşmayı kahramanlığa ihtiyaç duyulacak bir şeyden daha değersiz görür."Biliyorum ki bilinçli ve sorumlu müminler arasındaki bir şehit, tıpkı namaz kılar gibi can verir!"
(Tanıtım Bülteninden)
260 syf.
·4 günde·Beğendi
Şia

Sizi Rahatsız Etmeye Geldim!

Peygamber yeni vefat etmiş ve hala cenazesi defnedilmemişti.Bu esnada müslümanlar Halife kim olacak tartışmalarına başlamış ve Halife’yi tayin etme için bir araya gelmişlerdir.(Sakife olayı)
Fakat bu olayda Ali yoktur.Oysa Resul hayattayken kendisinden sonra Halife’nin kim olacağını söylemişti onlara.(Bu hadise, "Gadir-i hum Vakıası" olarak bilinir.)bkz.

Resul kendisinden sonra Ali’ye uymaları gerektiğini bildirmişti.Ama uymadılar ve Ebubekir’i Halife olarak seçtiler.Bu olayların olduğu esnada Ali ve ailesi Peygamberin defin işiyle meşguldü.
Tam bu esna da Ebu Süfyan Ali’nin yanına gelerek hilafet senin hakkındır, “istersen her yere adam diker senin hakkını alman için senin için savaşırım.” diyordu.Ama Ali ona uymadı.Çünkü Ali, Ebu süfyanın kendi çıkarı için bunları söylediğini biliyordu.Ebu Süfyan Mekke’nin ileri gelenlerinden biriydi.Ve yönetimde söz sahibi değildi.Amacı Ali’yi galeyana getirip, Halife olmasını sağlayarak oluşacak yeni yönetimde söz sahibi olmaktı.Ali ve samimi taraftarları suskun kaldı.Ailesiyle beraber 6 ay kadar bir süre Ebubekir’e biat etmediler.Ebu Süfyan ise söylemlerine devam ederek sözde Ali’nin hakkını savunduğunu söyleyerek kendi varlık mücadelesini veriyordu.Ebu Süfyan, arap kavmiyetciliği zihniyetine sahip ve güç peşinde olan biriydi.
İşte burda “Şia”nın temelleri atıldı.Ali ve dostları Ali Şia’sı Ebu Süfyan ve tarafları ise Safevi Şia’sı.
Ali Şia’sının düsturu, Peygamberin öğretileri, hak, adalet, özgürlüktü.Amaç İslamın saf-duru bir şekilde yaşanmasıydı.Kur’an ve Resul’ün öğretilerinin hayata geçirilmesiydi.
Ali çocukluk döneminden peygamberin vefatına kadar bir an olsun onu yalnız bırakmamış ve öğretmen-öğrenci ilişki gibi Resul’den öğrenim görmüştür.
Peygamberin dediği şu sözü hatırlatmakta fayda var:
“Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır.”

Günümüzde “Şia” Ebu Süfyan gibi birinin temellerini attığı “Safevi Şiası”nın empoze ettiği öğreti olarak anlaşılmaktadır.Oysa “Ali Şiası” hep gölgede kaldı.
Ali ve dostları nice zorluğa göğüs gerdi.Ali ve öz evlatları katledildi.Kerbela’da kana susamış caniler Hüseyin’i şehit etti.
Yazar kitaplarında sıkça Safevi Şiasını eleştirir ve yerden yere vurur.Yaşanan mezhep kavgalarını Şii-Sünni kavgası olarak değil, Safevi Şiası ve Emevi Sunniliği kavgası olarak tanımlar.Kendisinin Ali Şiası olduğunu söylemekten çekinmez.Zira Ali, hayatı ve duruşu ile hak yolda olanlara meşale olmuştur.
Ali Şiası, günümüze kadar, katliam, zorluk, işkence, ölüm ve hertürlü fenalığa maruz kalmıştır.
Gerçek olan Ali Şiasıdır.
Bunları yazmamdaki gayem, Ali Şiası ve Safevi Şiası arasındaki farkı hatırlatmaktır.

Bu bilgilendirmeden sonra kitaba geçebiliriz.

Kitap üç bölüm ve eklerden oluşuyor.Şia hakkında ön yargısı olanlara tavsiyem okumadan, tarıhı vakalara vakıf olmadan, keskin yorumlarda bulunmamaları. Bir şeyi kabul yada reddin, inkar yada kabulün tarihsel okumalar, tarafsız vicdan ve musahabe yapıldıktan sonra yapılması insanı bir perspektif olması gerekir.Zira Şia’yı anlayabilmek için İslam tarihini çok iyi analiz etmek ve tarafsız yaklaşmak gerekir.
Kitapta iyilik ve kötülük kavramları (Emr-i bil-maruf nehy-i ani'l-münker) üzerimde uzunca durmuş, Kerbela olayı, imamet, gaybet gibi konulara etraflıca değinilmiştir.Şia hakkında malumat sahibi olmak isteyenlerin faydalanacağı güzel bir eser...

Bir alıntı:
“...bu ümmette her insan mükellefiyet yaşına gelince sorumlu olur; sadece kendi kurtuluşunun sorumlusu DEĞİL, ümmetinin kurtuluşunun, ne diyorum, İNSANLIĞIN kurtuluşunun sorumlusu!”
260 syf.
·Puan vermedi
Yine yazarın okuduğum ilk kitabı idi ama aradığımı bulamadım anladığım kadarı ile yazar Şii zaten ve peygamberlere çok rahat dil uzatabilmiş kitapta sıkıntılı yer çok okurken dikkat edilmeli.
Dini vaazların çoğunda “git, oku, anla, ol” dan ziyade “yapma, gitme, okuma, olma, anlama ...” dediklerini görmedin mi?
Ali Şeriati
Sayfa 70 - Fecr
Peki ya müslümanlar?
Hala ilk insanın sıkıntılarıyla boğuşmaktadır:
Su, ekmek, özgürlük, okuryazarlık!
...bu ümmette her insan mükellefiyet yaşına gelince sorumlu olur; sadece kendi kurtuluşunun sorumlusu DEĞİL, ümmetinin kurtuluşunun, ne diyorum, İNSANLIĞIN kurtuluşunun sorumlusu!
Ali Şeriati
Sayfa 53 - Fecr
...en asil şiar, “emri bi’l maruf ve nehyi ani’l münker/“
İyiliği emretme ve kötülükten sakındırma şiarıdır...
Ali Şeriati
Sayfa 63 - Fecr

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şia
Alt başlık:
Bütün Eserleri 7
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055482251
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınları
Dünyanın bugünkü tezadını halletmede bizim yanlışımız, mülhit mücahitleri mümin oturanlar ile kıyaslamamız ve meseleyi çözmekten âciz kalmamızdı. Bu ölçme mantık olarak yanlıştır. Mülhit mücahitler mümin mücahitler ile kıyaslanmalı. O zaman bir mücahit mülhit de zaten itiraf edecektir ki halkın kurtuluşu yolunda canı infak ve kendini îsâr etmek için Allah'a iman, daha uygun bir dünya görüşü ve daha mantıklı bir altyapıdır. Çünkü dünyayı duygu, şuur, hesap ve mantık sahibi olarak ve kendini bu varlıkta kaybolmayan zevalsiz bir eylem olarak gören bir mümin, Allah'tan ve meâddan aldığı güçle kendi sorumluluğu yolunda ve halkın hayatı için ölümü öyle doğal ve kolay anlar ki onu seçerken bir kahramanlık duygusuna bile kapılmaz ve ölümle karşılaşmayı kahramanlığa ihtiyaç duyulacak bir şeyden daha değersiz görür."Biliyorum ki bilinçli ve sorumlu müminler arasındaki bir şehit, tıpkı namaz kılar gibi can verir!"
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 15 okur

  • Mesut
  • Hasari ekinci
  • Murat İslam
  • Esengül Pektaş
  • Sümeyye
  • Cezmi şeker
  • ayet ayet
  • yağmur
  • Bünyamin
  • erhan aydın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (3)
9
%0
8
%0
7
%33.3 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%16.7 (1)