Merhaba
Bugün sizlere kalemiyle Bir Cuma Günü kitabı ile tanıştığım Oğuzhan Karagül 'ün Sıla kitabı ile geldim.
Sıla kitabı Bir Cuma Günü kitabının devam kitabı aslında ama bana göre ayrı ayrı da okunabilir
Yazarın kalemini çok sevmiştim,Sıla içinde aynı şeyleri söyleyebilirim,kitabın kapak tasarımına,kalitesine, içeriğine yine bayıldım.
Ahi,cezaevine girer,çünkü arkadaşı Tolga'nın bir gün eşine bağırma seslerini duyunca,engel olmak için gider,elindeki bıçağı zorda olsa almıştı ama bağırmaya devam eden Tolga'yı biraz sakinleşir diye eşinden uzaklaştırmak için balkona çıkarır,Tolga sarhoştu elinden düşürdüğü kibriti almaya çalışırken 3.kattan aşağı düşerek ölür,Âhi'nin hiç bir suçu yokken tek amacı sakinleştirip eşine zarar vermesini engellemekti,sadece balkonda yanında olduğu için tutuklanmıştı.
Bir gün cezaevine bir ziyaretçisi olduğu söylendi,kimseyi beklemiyordu Âhi, gelen aklının ucuna dahi gelmeyen Tolga'nın eşi Sıla idi,Ahi Sıla'yı görür görmez yüreğine söz geçiremedi çok etkilenmişti yoksa rüyalarında gördüğü bembeyaz giyinmiş olan kadın Sılamıydı.
Sıla Âhi'ye bir mektup yazar üzüntülerini dile getirir çünkü suçsuz yere cezaevinde sırf onları korumak isterken kendi hayatını mahveden bir adamdı Ahi, bu yüzden Sıla kendini suçlu hissediyordu Polisler Âhi'yi götürürken, pencereden gördüğünü Âhi'nin suçsuz olduğunu söyleyemamisti o an belki bencillikti ama kendisine bişey yapmalarından korkmuştu,daha sonra tüm gerçekleri mahkemede çıkıp anlatmaya karar verdi
Sıla ve Âhi'nin birbirine yazdıkları her bir satırı,her bir sayfasını etkilenerek okudum.
Bebek Zahid'i, Çocuk Zahid'i,Okullu Zahid'i,İşçi Zahid'i,Asker Zahid'i, Öksüz Zahid'i,Tüccar Zahid'i, Müflis Zahid'i, Yalnız Zahid'i, Ayyaş Zahid'i,Katil Zahid'i, Ben Âhi diye anlattığı o sayfaları okurken elinizden