Puan

8.410 üzerinden
10 kişi
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2023 83. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2023 18:36
“Annelerin yanında uyumak bütün çocukların hakkıydı” Kaybettim fakat biliyorum , ben sakladım onu en çok da yüreğime. Ulaşamadım , engellerim vardı fırsatını buldum ve anlamımı yeniden kazandım. Öyle yükseliyordu ki anlatı bazı bölümlerde, gerçek ile hayal karışıyor Türker Ayyıldız ne yaptın diye kendi kendime söyleniyordum. Kesinlikle iyi bir metin, daha önce iki kitabını okumuş ve çok sevmiştim bu kitabı ile de şaşırtmadı…
SinTürker Ayyıldız · Sel Yayıncılık · 202332 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2023 43. kitabı
Vapurlara Küsmek ve Şikeste çok sevdiğim öykü kitapları. Türker Ayyıldız, Vapurlara Küsmek ile 2011 yılında Orhan Kemal Öykü yarışmasında birincilik ödülünü kazanmıştı. Bu  kez bir romana imza atmış, Ayyıldız. 1995 yılında, yaşlı bir kadının,  yardım çığlıkları ile başlıyor kitap.Hasta çocuğu, doktora yetiştirmek için çalmadığı kapı kalmaz kadının.Bir de sarhoş kardeşi vardır.Turgut,  çocuğun babası, karısının ölümüne bile gelememiş zamanında.Kadın yardım bulamaz, eve döndüğünde bulduğu kardeşinin cesedi olur. Başka bir zamanda, Bahtiyar ve Celal, Tufan'ın cenazesini vasiyeti üzerine gömülmek üzere memleketine götürme telaşında. Bu iki hikâye bir şekilde kesişiyor.Parçalar birleşiyor. Bir de Eflatun var, doğduğu topraklara uzun yıllar sonra  geri dönen, baba evini tamir edip, topraklarını geri alan,  en önemlisi de  büyük bir görevi yerine getirmeyi amaçlayan. Erkan kim, Eflatun kim, Efkan kim, anlamak için biraz sabırlı olmak gerekiyor.Açıkçası ben çok zorlandım, anlamakta.Çok karmaşık geldi. Kesinlikle incelikle işlenmiş, çokça emek harcanmış bir metin Sin ama ben Türker Ayyıldız'ın öykü kitaplarını daha çok sevdim.
SinTürker Ayyıldız · Sel Yayıncılık · 202332 okunma
Reklam
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2023 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2023 09:48
Sin, eski dilde mezar, gömüt anlamında. Belki de romana adını veren kelime, kaybolmuş hayatların karşılığı ya da kaybettirilmiş. İç içe geçen hikayeler, benliğini yitirmiş karakterle örülü. Ne kadar farklı hayat hikayeleri olarak gözükse de ortak noktaları görülmeyen, dağılmış insanların hikayelerinin bir mekânda kesişen hayatları. Öykü kitaplarıyla tanıdığımız @turker.ayyildiz ın ilk romanı. @selyayincilik tan yeni çıktı. Aslında bireysel olarak verdiğimiz savaşın toplumda görülmeyen kısmını anlatıyor. Öykülerindeki tadı ve üslubu bu kitabında da hissettiren, akıcı ve severek okuduğum bir kitap oldu.
Edebiyat & Roman
SinTürker Ayyıldız · Sel Yayıncılık · 202332 okunma
Puan vermedi
Ne demek #sin ? Gömüt, mezar anlamında… Yani derin manalı. . Kalemiyle tanıştığım @türkerayyıldız süreklenip yok olan hayatları, kendileriyle hesaplaşanları, kalpte çizikler bırakan sarıl(a)mayan yaraları “Sin”e koyarak kilitlemiş… Turgutlar, Bahtiyarlar, Celaller memleketimin insanları… Onlar her yerde, onlar mahallemizde, yanı başımızda… Hayatın akışı çocuğunu bile ertelemesine sebep olanların, kendi ölümünü ertelemeyi becerememiş tanıdık insanların oluşturduğu topluluk arasında gezinip durdum bu metinle… Nefes al(a)madım. İnsan, nefes aldığına dahi utanırmış bazen ya… utandım… Aksilik bu ya… yolda bozulan nakil arabasına yetişmek için paraladım kendimi, elimden bir şey gelmedi. Oturdum kenarda ve Bahtiyar’ın çözüm için mücadelesini izledim, çünkü biliyordum ki memleketimin güzel insanları söz konusu yardım olduğunda ne çözümler üretirdi o an… biliyordum… Açılan tabutla çevredekilerle birlikte şok yaşamış olmam normaldi. Bir de baktım ki akıp gitmiş SİN… Memleketime panoramik bir manzara sunmuş SİN… Acısıyla, tatlısıyla yaşama dokunmuş SİN… Ne de güzelSİN… @selyayıncılık
SinTürker Ayyıldız · Sel Yayıncılık · 202332 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2023 178. kitabı
Sene doksan beş yılı başları. Turgut, çocuğunu kardeşine bırakmış ve içmekten evin yolunu bulabilirse evine gelirmiş. Karısının ölüsüne bile yetişememiş. Çocuğu ateşlenince kardeşi konu komşuya yardım dilenir. Kara kıştan kimseye ulaşamayınca eve döner ve çocuğu ararken de müştemilatta, Turgut’un tavandan sarkan cesedini bulur. Diğer yandan Bahtiyar, Celal Tufan’ın İstanbul’dan aldıkları cesedini memlekette gömülmek istemesinden dolayı, cenaze nakil aracına koyup, konvoy olarak memlekete doğru yola çıkar. Yolda soğutucusu bozulan cenaze nakil aracının memuru yardım istese de kimseye ulaşamaz. Bahtiyar cenazeyi kendi arabasına alıp yola devam etmek ister. Memlekete bedava gitmek isteyen, akraba bile olmayan yolcuların yardımı ile tabutu Bahtiyar’ın arabaya alırlar. Yolculardan biri ‘cenaze çocuk mu? Çok hafif.” diye sormasıyla tabutu açarlar ki; içi boştur. Roman bundan sonrasında, bu iki kişinin hikayesini, öncesinden alıp birleştirerek devam ediyor. Akıcı ve sürükleyici bir konuya sahip romanda, yazarın da su gibi akan bir anlatım tarzı olduğunu görüyoruz. Ödüllü yazarın, bundan önce “Vapurlara Küsmek” kitabını okumuş ve yazarın üslubuna alışmış, ayrıca da çok sevmiştim. O kitabındaki gibi “Sin”de de, yöre halkının konuşmalarının şiveli ifadesi ve içten anlatımıyla bir çırpıda bitiveren bir kitap ortaya koymuş. Kitaptaki olaylar, mekan ve karakterler bir bütün. Hayatın içinden ama görmediğimiz insanlara, yaşamlara dair, pek çok şey anlatıyor. Kitabı bitirip kapatınca bir boşluğa düşüyorsunuz. Sıcak ve samimi anlatımıyla, seveceğinizi düşündüğüm bir eser. Mutlaka okumalısınız. #Sin ^ ^ #alıntı Duvardaki fotoğrafları tek tek topladı. Her birini incitmekten korkar gibi itinayla aldı. ^ ^ @selyayincilik @turker.ayyildiz #vapurlaraküsmek #bloghemsire #bookstagram
SinTürker Ayyıldız · Sel Yayıncılık · 202332 okunma