Bu günlerde azerbaycanlı yazar Varis Yolçuyevi keşf etdik. Yazarın romanlarını okeudukdan sonra edebiyyat dünyasında yeni bir «aşk sözcüzü» ile karşı-karşıya olduğumuzu fark etdik».
«Voir Magazine» (Türkiye)
Son MektupVaris · IQ Kültür Sanat Yayıncılık · 2014385 okunma
Bazı kitaplar bir aşk hikâyesi anlatmaz sadece; beklemeyi, vazgeçememeyi ve yıllar geçse bile insanın içinde taşımaya devam ettiği duyguları da anlatır. Son Mektup benim için tam olarak böyle bir kitaptı.
Varis Yolcuyev, ilk aşkın insan hayatında bıraktığı izleri oldukça duygusal bir dille ele alıyor. Kitap boyunca sevginin zamanla yok olup gitmediğini, bazen insanın içinde sessizce yaşamaya devam ettiğini görüyoruz. Özellikle karakterlerin yaşadığı özlem ve iç çatışmalar hikâyenin en güçlü taraflarından biri.
Yer yer uzun tasvirler ve yoğun duygu aktarımı okuma temposunu yavaşlatsa da, anlatılmak istenen duygunun okura geçtiğini düşünüyorum. Kitap, aşkın sadece kavuşmakla değil; sabretmekle, hatırlamakla ve bazen de geçmişle yaşamayı öğrenmekle ilgili olduğunu hissettiriyor.
Eğer duygusal yönü güçlü, aşk ve özlem temalarını merkeze alan romanları seviyorsanız Son Mektup'a bir şans verebilirsiniz.
Kitaba hevesle başladım. Başlarda ilgi çekiciydi. Bölümler içinde 'flashback'ler yapılması konsantrasyonumu bozdu biraz. Lirik bir tema var. Konular dağınık ve betimlemeleri çok iyi bulmadım. Belki en başından kendim adapte olamadım. Yazar 2010'lu yılları zaman olarak kurgulamış. Verilmek istenen alt mesajlar tam da 2010 lu yılların dini, siyasi ve sosyal demeçlerine uygun. Geçmiş ile şuan kıyaslanarak bir şeyler kanıtlanmak isteniyormuş gibi. Güncel Türkiye yapısına övgüler yine karakterler ağzından veriliyor. Ana karakter ile bağdaştıramadığım 'muhafakar' bir tutumu var. Zorlama olmuş biraz. Yazarın üslup ve hikayeyi yönetme biçimi Elif Şafak'a çok benziyor. Zaten kitap içinde Elif Şafak'tan da alıntılar mevcut. Ortada bir konu var. Konuyu sevdim. İşleniş biçimini sevmedim.
Son MektupVaris · IQ Kültür Sanat Yayıncılık · 2014385 okunma
İlk aşkın büyüsünden kurtulamayan Naile'nin hazin hikâyesini konu alıyor, Son Mektup.
Kitapta yapılan yazım yanlışları çoğu zaman dikkatimi dağıtmış olsa da alıntı yapılacak birçok sözün olması güzeldi.
Bu kitabı aldığım zaman tamamen aşk hikâyesi okuyacağımı zannediyordum fakat kitabı okumaya başladıktan sonra aşk hikâyesinden ziyade Son Mektup'un bir dramı konu aldığını fark ettim.
Kitabın sonundan anlaşılacağı üzere devamının olması muhtemel. Beklentilerinizi yüksek tutmayıp okursanız keyif alabilirsiniz.
Son MektupVaris · IQ Kültür Sanat Yayıncılık · 2014385 okunma
Ben çok zorlanarak bitirdim bu kitabı. Kurgu fazla çekici gelmedi, yarım bırakmamak için zor dayandım. Gereksiz çok fazla detaylı duygu aktarımı, duygu betimlemeleri mevcut. Yayınevinden kaynaklı bolca yazım yanlışı bulunduruyor. Beni bu kitaba bağlayıp, beni ağlatmayı başaran tek şey 'Yunus Hoca'. Kitabın ana karakterlerini ana olaylarını pek beğenmedim. Ama Yunus Hoca'nın hayatı içime işledi.
Peki Yunus Hoca için okumaya değer mi diye sorarsanız, pek değmez. Çünkü %10 luk bir kısım denilebilir. Yunus Hocayı da beğenmeyenler de olacaktır tabii. Ben okumanızı tavsiye etmiyorum...
Son MektupVaris · IQ Kültür Sanat Yayıncılık · 2014385 okunma
Bir başladım koparmadım.Bir hayat hikayesi.Zaten İstanbul'a aşığım.Bu ğüzelim İstanbul'u o kadar güzel anlatıyor ki.Özledim....Çok özledim seni İstanbul!
Son MektupVaris · IQ Kültür Sanat Yayıncılık · 2014385 okunma
Mənim şəxsi fikrimcə ömrün 30%-inin sevinc, 70%-inin isə kədərlə keçdiyi bu dünyada başqalarının dərdlərini bilmək, öz dərdlərinlə müqayisə etmək belə az da olsa insanı rahatladır. Ən azından yaşadığını hiss edirsən; kədər içində olsa belə. Bu kitab da başqalarının dərdlərini anlamağa çalışmaq, özününkülərlə qarşılaşdırmaq üçün yaxşı seçimdir deyərdim. Xoş mütaliələr.
Son MəktubVaris
Bəlkə də mən , sadəcə , oxucuyam deyə onu başa düşə bilmədim.......
.
İlk kitabda -Sonuncu ölən ümidlərdir "kitabında haqq verdiyim Nailənin "Son məktub "kitabında oxuduqlarıma əsasən tərəfində dura bilmədim.
.
Son məktub....... Bu əslində son məktub deyildi... Bu məktub keçmişə qayıdış, güzgü, bağlı qapıların isə açarı idi.....
.
İlk kitabda Nailənin həyatını yazıçının "dilindən" oxuyuruq. İkinci kitabda isə sonrakı həyatı barədə Nailənin düşüncələrini, hisslərini, peşmanlıqlarını oxuyuruq. Yeni tanış olduğu insanları və onların həyatını, Nailənin həyatındakı yerini......
.
Hər halda səhv hər yaş dövrünün zəhərli tikanıdır. Keçmişdə edilən səhvlər bugün səhv etməməyi öyrətsə də , insan yenə də bumeranq kimi yenə keçmişə getmədən dayana bilmir........ Ya səhv etmək üçün , ya da yarım qalanı tamamlamaq üçün.....
.
Xoş mütaliələr.
Varis YOLÇİYEV 7 Haziran 1966 yılında Sumgayıt şehrinde doğdu. 1990 yılında Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesini bitirdi. 1991 yılında "168 saat" gazetesine baş editörlük, 1993 yılında "7 gün" gazetesine editörlük yaptı. 1995 - yılında Azerbaycan Devlet Televizyonu'nun "Gece kanalı" programının kurucularından olup. 2004 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanının İşler Kurulu'nun "Azerbaycan" yayınevinin baş editör atandı. 2007 yılında "Azerbaycan Televizyon ve Radyo Programları" QSC-de (Hyper) Periyodik Yayınlar ve Sosyolojik Araştırmalar Bölümünün Müdürü atandı. Ayrıca Azerbaycan'da ilk "TV plyus" milli yayıncı dergisinin baş editörüdür. Azerbaycan'da ve yabancı ülke mətbuatlarında yüzlerce makalesi çıkıp, 2001 - 2005 yıllarında peşpeşe 5 kez çeşitli uluslararası kuruluşlar tarafından ("European Market Research Center", "Editorial Ofice" vb.) medya ödüllerine layık görüldü. Çeşitli yıllarda "Dan yıldızı" yüksek gazetecilik ödülüne, "Yılın en iyi editörü" ödülünü almıştır. On sekiz kitabın ("Asıl insan hakkında", "Azerbaycan Cumhurbaşkanı", "Azerbaycan gençliği - Azerbaycan'ın geleceği" vb.) Editörü oldu. Halk yazarı İsmail Şıxlın ın tanıtımı ile ilk hikayeleri "Yıldız" dergisinde yayınlanmıştır.90'lı yıllardan başlayarak ise onun edebi basında diğer hikayeleri ("Bir avuç toprak", "Tenha yalquzağın masalı", "Ebedi aşk destanı", "Sabah asla açılmayacak", "Sana inanıyorum", "Yol ayrımında kayar kalanlar") ışık yüzü gördü. İlk sanatsal kitabı ("Sonuncu ölen ümidlərdir") 2008 yılı Kasım ayında yayınlanmıştır. 2009 yılında yazarın "Bir avuç toprak", 2010 yılında "Sana inanıyorum", 2011 yılında "Yetmiş yedinci gün" adlı sonraki kitapları ışık yüzü gördü.