Buyur otur. Evet yalnızım. YAL-NI-ZIM. Şaşırma ben dilsizim DİL-SİZ. Anladın işte sesim zor çıkıyor. Ben de söyleyeceklerimi işte böyle küçük kağıtlara yazıyorum. Onun gibi bir şey. Ben sana göre iyi bir arkadaş sayılmam. Niye öye tuhaf tuhaf bakıyorsun yüzüme? Yoksa o biçim misin? O Bİ-ÇİM? İyi çünkü benim o tarakta bezim yok. Yazık olurdu sana pek de yakışıklı çocuksun.. YA-KI-ŞIK-LI! Tamam. Buraya ilk kez geliyorum da. Sıkılmazsan otur hesap benden merak etme. Çek bakalım. Şerefe! ŞE-RE-FE! Ben pek bir şey yemem ama sen bir şeyler atıştır istersen. GAR-SON! GAR-SON! Bir küçük daha. BİR-KÜ-ÇÜK DA-HA!- Hiç dilsiz görmedim mi? Aldırma. Soğuk sıcak bir şeyler getir işte. Bir de leblebi. LEB-LE-Bİ! Korkma alkolik falan değlim. Aslında alkolik olmak da olmamak da marifet değildir. Doğuştan bir yetenek sorunudur bu. Alkolik olup olmayacağına gen'lerin karar verir. GEN. Duymadın mı hiç? İnsanın küçük modeli. KÜ-ÇÜK İNSAN. Yok tohum değil. O dediğin de değil. Küçük çok daha küçük. Evet kim bilir belki de dediğin gibidir yani alınyazısıdır hepsi de. Takdir-i ilâhiden söz ediyorum.