Teşkilat

8,1/10  (53 Oy) · 
115 okunma  · 
29 beğeni  · 
2.172 gösterim
Onlar; Oğuz Kağandan bugüne kadar, Türkün devlet-i ebed müddet fikrini devam ettiren gizli teşkilatın liderleriydi... Kimi, Gök-Türk Devletini; kimi, Selçuklu Beyliğini; kimi, Osmanlı İmparatorluğunu; kimi de Türkiye Cumhuriyetini kurmakla görevlendirildi. Nizamülmülkten İmam-ı Gazaliye, Selçuk Beyden Mevlana Celaleddin-i Rûmiye, Osman Beyden Dursun Fakihe, Sultan Abdülhamitten Enver Paşaya ve Mustafa Kemalden Turgut Özala kadar birçok isme; Teşkilatın gizli sancağı emanet edildi. Pakistanda, Afganistanda, Lübnanda, Azerbaycanda, Bosnada; Osmanlı Devletinin bakiyesinde kurulan elliye yakın devletin harcında Onların gizli faaliyetleri vardı.

Ve bugün; Türkle Kürtü, Türkle Farsı savaştırmak isteyen Kaos Düzeninin mimarları, hesap etmedikleri bir gerçekle yüzleşmeye başladı: Teşkilatın askerleri, yeni bir düzen için geri dönüyorlardı...

Çam da bizim, kozalak da bizim!

Teşkilat-ı Mahsusa, Osmanlı Devletinin son istihbarat teşkilatı idi. Kurulduğu günlerde, kabinedeki bakanların birçoğu ve üst düzey komutanların büyük bir kısmı dahi böyle bir örgütün varlığından haberdar olmamıştı. Örgütün, Trablusgarptan Hindistana kadar yüzlerce hücresi ve bu hücrelere kayıtlı binlerce ajanı vardı. Üyeleri arasında Mustafa Kemal, Enver Paşa, Celal Bayar, Eşref Kuşçubaşı, Kazım Karabekir, Fuat Balkan, Süleyman Askeri ve Fevzi Çakmak gibi birçok ünlü sima da bulunuyordu.

Teşkilat-ı Mahsusa, Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında yaptığı gizli çalışmalarla, elliden fazla devletin kurulmasını sağladı. Teşkilatın gizli hücreleri, aradan yüz yıl geçmesine rağmen henüz ortaya çıkarılamadı.

Selman Kayabaşı, bu heyecan verici kitapta Kıbrısta Türk Mukavemet Teşkilatını kuran, Bosna Hersekin bağımsızlığını kazanmasında büyük pay sahibi olan ve son olarak Kerkükte ortaya çıkan Teşkilatın; Musuldan Semerkanda, Lübnandan Pakistana, Romadan Selanike ve Azerbaycandan Kafkasyaya kadar, günümüzdeki faaliyetlerinin izini sürüyor.

Tarih:
"Mustafa Kemal, saltanatı yıkmak ve yerine Cumhuriyet rejimi kurmak istiyor. Şu halde nasıl olur da onu lider tayin ederiz Sultanım?"

İstihbarat
"Kurşunun hesabını üç kişi bilir: Bir kurşunu veren, bir kurşunu ateşleyen, bir de kurşunu yiyen..."

Siyaset
"Şehirde şehir kanunu; itle dalaşacağına, çalıyı dolaşacaksın. Dağda dağ kanunu; itle dalaşacağına, itle dolaşacaksın..."

ve Aşk...
"Galata göz gibi, Süleymaniye gönül gibi bakıyor Baba! Öyle ya, yüreğimde kor bir ateş, kor yüreğimde kör ateş; kör yüreğim kor ateş, kor yüreğim kör ateş..."
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2013
  • Sayfa Sayısı:
    320
  • ISBN:
    9786055535681
  • Yayınevi:
    Yakın Plan Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sadettin TANIK 
18 Nis 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · 5/10 puan

Geçmişten günümüze devlet içindeki devleti anlatan bir kitap. Derin yapılar ve ülke menfaati için oynanan oyunlar, yapılan çalışmalar ve suikastlar. Bir numara olmak için çözülmesi gereken şifreler. Akıcı, merak ve ilgi uyandıran bir kitap.

Vildan eyupoğlu 
04 Kas 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

''ÇAMDA BİZİM KOZALAKTA'' ..Milliyetçi duyguları uyandıran ve ülkemizin bilmediğimiz yapılarının gerçekte çok güçlü olduğunu hissettiren bir kitap.Kurgumu gerçek mi ayırmak gerçekten çok güç..(Çay muhabbetini de sevmedim değil)

Murat Aydemir 
17 Mar 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

............Kurgu değil, gerçeķ denilecek kadar güzel ve soluksuz okunacak bir roman. Kanatimce okunmasi ve okutulmasi gereken aksiyon dolu bir roman. Aksiyon, gizem ve heyecan sevenler için kaçirilmayacak bir kitap....

murat İşparahan 
11 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitap tarihsel olaylarla bağlantılı ve anlatımı sürükleyici, akıcı olmasının sebebi biraz kurguya inanma isteği çünkü okur kendini bu toprakların insanı olarak güçlü hissediyor.

Ufuk Demir 
27 Kas 2014 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Sürükleyici bir kitap. Şahsen, önyargılı yaklaşmış olduğum bu kitabı, başladıktan sonra elimden bırakamamıştım.

İbrahim Perçin 
02 Şub 12:41 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Geçmişe dönüşler, kitabın geçtiği dönemle kurulan ilişki akıcı bir anlatım ile birleşince çok güzel bir eser ortaya çıkmış. Kurgu ve gerçek arasında insanı düşünmeye zorlayan gerçek olmasını sürekli istemenizi sağlayan bir altyapı niteliği de taşımakta. Akıllara kazıyan tabiriyle "Çam da bizim kozalak da".

Umut BIÇAKCI 
03 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Kurgu çok iyi bir solukta okudum. Derin devlet hikayeleri sevenler mutlaka okumalı tabi bunun bir kurgu olduğunun farkında olarak.. Hikaye farklı dallardan başlayarak en son bir noktada kesişiyor. Bu tarz yazıları sevenlerin kaçırmamasını tavsiye ediyorum.

emre duman 
 31 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Her ne kadar kurgu olsa da gerçeklere çok yakın bir kitap. 2 gün gibi kısa bir sürede bitirdim. Konu Devlet-i Ebed Müddet ile alakalı. Düşmanın çok dostun parça parça olduğu dönemlerde okuduklarımız insana ümit veriyor.

Kadir aydemir 
05 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Türkiyenin istihbarat faliyetlerinin işleyişini ve kopuk gibi görünen çalışma faliyetlerini hikayelestirerek anlatmış çok güzel bir kitap politikaya ilgisi olan herkese tavsiye ediyorum

Aysel Kök 
18 Şub 19:58 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam alimi Gazali, veziri Nizâmülmülk, yine aynı dönemde yaşayan Hasan Sabbah, Osmanlı Devletinin kurcusu Osman Bey, Sultan Abdülhamid, Turgut Özal, Barzani, Saddam Hüseyin, Adnan Menderes, Mevlana, Hz. Muhammed, Hz Musa....

Hiç bir kaynakça veya belge sunmadan rahmetlilerin ağzından kurgu yapılması etik değil. Masal yazmanın da bir adabı olur, farklı isimler kullan bari.

Selman bey geçmişten bu güne bütün suikastleri çözmüş, CIA, MİT, El Kaide, PKK gibi örgütlerin faaliyetlerini biliyor, Pentagon ve Beyaz Sarayda da kulağı var. Kurtuluş Savaşını Osmanlı yapmış, Cumhuriyeti de Vahdettin ilan etmiş. Hz. Musa'nın ahit sandığının yerini de sadece o biliyor :))

(sayfa 159'dan alıntı) "Osman Bey, duyduklarını taşıyamayacak kadar güçsüzleşmiş, olduğu yerde donakalmış. Gözleri şeyhin gözlerinde olsa da, zihni dergahtan çok uzaklardaydı." İkililer arasındaki konuşmaları zaten yanındaymış gibi yazıyor, mimiklerine kadar tarif ediyor bu da yetmiyor gibi zihinde okuyabiliyor Selman Bey..

(sayfa 198'den alıntı) "Allah rasulü, liderliğinin işareti olarak taşıdığı bu sancağı, vefatından evvel Hazreti Ebu Bekir'e teslim etmiş;" Hangi kaynağa dayanarak bunu yazabiliyorsun, nasıl bir iftira bu, destur ya hu..

(sayfa 317'den alıntı) "İflahsız Kenan, teşkilata ilk ihanet eden Hasan Sabbah gibi, kalbinden vurularak öldürülmüştür." Hasan Sabbah'ın vurularak öldüğünü belgeleyen tek bir kaynak söyleyiniz. Biz bu yalanı kurgu diyerek sevimli gösterelim.

Halifeliği Mustafa Kemal Atatürk'ün kaldırdığına inanıyorsun da, Kurtuluş Savaşını Mustafa Kemal Atatürk'ün yürüttüğüne neden inanmıyorsun.. Selman Bey tarih baştan yazılmalı diyor. Sende bu hayal gücü, sana inanacak %60 varken kim tutar seni..

(İlk sayfa) Yayın Hakları: "Kaynak gösterilerek kısmen kullanılabilir" Yazar kitabının kurgu olmasını belirtmesine rağmen birde kaynak olarak kullanabilirmişiz. Yazar bir yandan senaryo demiş diğer taraftan gerçeklere göz kırpmış, bir çok okurun kitaptaki bilgileri gerçekmişçesine okuyacaklarını biliyor. Kitabı kimseye tavsiye etmem. Bu kitabı tarih diye okuyanların hepsine de şiddetle şerh düşüyorum.

2 /

Kitaptan 28 Alıntı

Hacer 
13 Oca 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Kusura bakmayınız efendim ! Kulun kulda aradığı, Mevla'nın kulda sakladığıdır. Aradığınızı bulabildiniz mi ?''

Teşkilat, Selman KayabaşıTeşkilat, Selman Kayabaşı

"Dağ kanunudur beyler! Kurşunun hesabını; bir kurşunu veren, bir kurşunu ateşleyen, bir de kurşunu yiyen bilir!"

Teşkilat, Selman KayabaşıTeşkilat, Selman Kayabaşı

Çay dediğimizin usulu üçtür baba.
Üç şeyden yapılır; çay, su, şeker.
Çay üç şeyde yapılır; ateş, semaver, demlik.
Üç şeyde ikram edilir; çay tepsisi, çay tabağı, çay bardağı.
Çayın birçok dilde karşılığı üç harflidir.
Bir de çay üçün olduğu yerde içilir baba!
Bir sen, bir seni yaradan, bir de seni seven...

Teşkilat, Selman KayabaşıTeşkilat, Selman Kayabaşı
Vildan eyupoğlu 
 02 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kulun kulda aradığı , Mevla'nın kulda sakladığıdır.

Teşkilat, Selman Kayabaşı (Sayfa 57)Teşkilat, Selman Kayabaşı (Sayfa 57)
Vildan eyupoğlu 
02 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Edep dediğin , edebi olmalı ki, güzel ola.Bugün hemi kadına , hemi erkeğe ;edebin kendincesi gerek!Şimdi sorarsın , 'Edebin kendincesi nedir , edebisi yok mudur? diye.'
Var tabi ..Olmaz mı? Lakin , günün kadını edebin erkekçesini takınmış; günün erkeği edebin kadıncasını giyinmiş.Kadın da edepli , erkek de edepli olmuş amma edepte edep kalmamış..

Teşkilat, Selman Kayabaşı (Sayfa 77)Teşkilat, Selman Kayabaşı (Sayfa 77)
Hacer 
13 Oca 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Lam, elifle buluştuğunda la olur evlat! 'La ilahe', Allah'tan başka ilah olmadığına iman etmektir. Lam ile elif arasında sema'ya duran mürid, elif veznine bürünür; lam ve elifle cem olur, 'illa' manasına gelir. Sema'nın tesiriyle, dünyadan el çekip Allah'a ulaştığı vakit, illallah (ancak Allah vardır)'a vasıl olur.

Teşkilat, Selman KayabaşıTeşkilat, Selman Kayabaşı

Çay dediğimizin usulü üçtür...
Çay; üç şeyde yapılır; ateş, semaver, demlik.
Üç şeyde ikram edilir; çay tepsisi, çay tabağı, çay bardağı.
Çayın birçok dilde karşılığı üç harftir!
Bir de çay, üç'ün olduğu yerde içilir..!
Bir sen, bir seni yaradan, bir de seni seven...

Teşkilat, Selman KayabaşıTeşkilat, Selman Kayabaşı
3 /