Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
68
Basım Tarihi:
Mayıs 2020
Yayınevi:
Dorlion Yayınevi
Orijinal Adı:
Розарій
ISBN:
9786052498064
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Zayıf bir ışık var sözlerinde
7/10
·68 syf.·
2023 23. kitabı
Hüzün insanın benliğini sarar, alır götürür.Hüzünlü insan baktığı her şeyi aynı mercekten izler ve öylece bize yansıtır. Anna Ahmetova'nın şiirlerinde insanın yüreğini ısıtan bir şey bulamıyor insan.Belki de Birinci Dünya Savaşı yıllarının getirdiği umutsuzluk ve acıların arasında kalan insanların yaşadığı karamsar duygulardan sıyrılıp güzel ve güneşli günlere inanan mutlu bir yusufçuk havalandıramamıştır yüreğinden. Ama kadının adı olmayan bir çağda Anna Ahmetova'nın kendini bir Şair olarak kabul ettirmesi takdire şayan bir durum olarak kabul edilmelidir.
Şiir
TespihAnna Ahmatova · Dorlion Yayınevi · 202040 okunma
7/10
·68 syf.··
2022 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2022 00:34
Ahmatova’nın şiire başladığı dönem, ilk kitabı Vecher(Akşam) ve bunu izleyen yapıtları aşkla ilgili şiirleri içerir. Duygulu bir içtenlik, biçimlerin açıklığı ve doğallığı Ahmatova’nın kısa, lirik şiirlerinin kendine özgü çizgileridir. Bunun yanı sıra şiirlerinde halk şarkıları ve özellikle Puşkin’in lirik şiirleri gibi klasik Rus şiirinin etkisi görülür. Ahmatova, Birinci Dünya Savaşı yıllarında ve 1917 devrimi sırasında şiirlerinde yurtseverlik temasını da işler. Tespih’te şiirlerinin çoğu tamamen laik bir özellik taşıdığı gibi dindarlık temasına da yer verilmiştir. Aslında, şiirlerinin çoğu sevenler arasındaki ilişkiye adanmıştır. Anna Ahmatova bu kitabı ile bize dış dünyanın durağan ve sonlu doğasını hatırlatır. Tespihte aşık, muzip ve hayalperest kadınların sessizliğin sesi duyulur. Her gerçekçi şair gibi Ahmatova da dış dünyanın sevincini ve bu sevincini bize aktaracağını bilir.
1000Kitap
TespihAnna Ahmatova · Dorlion Yayınevi · 202040 okunma
Hayal kurmak bile boşuna.
7/10
·68 syf.··
2023 87. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2023 00:45
Ne çok acı çektirdin bana. Ne çok hüzün vardı Önüme çıktığın her yolda. Kendimi bile mutlu edemezken Seni de edemezdim, anla. - 𝓐𝓷𝓷𝓪 𝓐𝓱𝓶𝓪𝓽𝓸𝓿𝓪 Anna Ahmatova, çok bilinmeyen fakat bilinmesi gereken önemli şairlerden. Rusya'nın çalkantılı dönemler geçirdiği terör olaylarının baş gösterdiği bir dönemde eşi teröre karıştığı gerekçesiyle kurşuna dizilerek öldürülmüştür. Ardından Stalin yönetimin gölgesinde, yönetimi eleştiren şiirleri nedeniyle Rus devleti tarafından yok sayılmış, mahkûm edilmiş, bir dönem şiirlerinin yayınlanması yasaklanmıştır. Bu kadar zorluğa karşın Anna Ahmatova, yazmaktan vazgeçmemiş bir isim. Kendinden sonra ki birçok kadın şaire öncülük etmiştir. Bu bağlamda; "Ben, bizim kadınlarımıza nasıl konuşulması gerektiğini öğrettim, ama onları sessizleştirmenin nasıl olacağını bilmem." diyerek kadınların toplum içinde ki mevcudiyetlerinin farkındalığıyla, duygularını dışa vurmalarıyla ilgili ses olmuştur. Şiirlerin de romantizm ve lirizm etkisinde yazılmış hayata ve geleceğe karşı karamsar, muğlak bir hava var. Bu kitapta ki şiirleri ortalama üstü diyebileceğim bir kalitede. Genel olarak bir "Yakarış" hâkim. Şiirseverlere tavsiyedir. ❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧ Ah hüzünle dolu şimdi kalbim! Her an ölümü mü beklemekteyim? Ve şimdi dans eden bu kadın, Cehennem ateşinde yanacak, bilirim. ❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧❧ “Anna Ahmatova
Şiir
TespihAnna Ahmatova · Dorlion Yayınevi · 202040 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Anna AhmatovaYazar · 9 kitap
Gerçek ismi Anna Andreevna Gorenko olan yarım yüzyıl boyunca romantik ve duygusal St. Petersburg geleneğinin en önemli temsilcisi Rus şair. Ahmatova'nın çalışma alanı, kısa lirik şiirleri evrenselleştirmekti. 1935-1940 arasında Stalinist terör olarak bilinen dönemde Requem adlı trajik şaheseriyle öne çıktı. Eserlerinde Stalinizm gölgesinde yaşayan yaratıcı kadınların kaderini, zaman ve anı olarak türlü temalarla anlatır.Odessa'da Bolşoy Fontan'da doğdu. Anne ve babası 1905'te ayrıldığı için mutlu bir çocukluk geçirmedi. Kiev, Tsarskoe Selo ve St. Petersburg'da Smolny Enstitüsünde eğitim aldı. 11 yaşında şiir yazmaya başladı ve sevdiği şairler Racine, Puşkin ve Baratinski'den esinlendi. Babası şairliğin isimlerinin saygıdeğerliğine gölge düşüreceğine inandığı için, Ahmatova tatar olan büyük annesinin soyismini kullandı[1]. O zamanki Rus erkek şairlerin çoğu Akhmatova'ya olan aşklarını ilan etmişlerdir,o ise Osip Mandelstam'ın ilgisine karşılık vermiştir.Osip Mandelstam'ın karısı Nadezha Mandelstam daha sonra Hope Against Hope adlı otobiyografisinde Akhmatova'yı affetmiştir. 1910 yılında genç şair Nikolay Gumilov ile evlenmiştir. Kocası Ahmatova'nın şiirlerini ciddiye almadı veAlexander Blok'un kocasının şiirlerini tercih ettiğini öğrendiğinde sarsıldı. Oğulları Lev Gumilyov 1912 yılında dünyaya geldi ve Neo Avrasyacı ünlü bir tarihçi oldu.912'de ilk derlemesi Evening'i yayınladı. 1914'te ikinci derlemesi Rosary yayınlana kadar "Akhmatova'dan sonra" binlerce kadının şiirini oluşturdu. Erken şiirleri genellikle, bir adamı ve bir kadını resmeder. Onların ilişkisinin en acı, muğlak anlarını kapsamaktadır. Böyle parçalar çok örnek alındı, sonra Nabokovve diğerleri tarafından taklit edildi. Akhmatova, şöyle söyler: "Ben, bizim kadınlarımıza nasıl konuşulması gerektiğini öğrettim, ama onları sessizleştirmenin nasıl olacağını bilmem". Kocasıyla birlikte Akmeist şairler isimli bir gruba katılan Ahmatova bu çevrede büyük bir şöhrete kavuştu. Rus şiir tarihinde bilindik; çağın başlıkları olan "Neva'nın Kraliçesi" ve "Gümüş çağın ruhu", O'nunla aristokratik biçim ve sanatsal bir bütünlük kazandı. Çok yıllar sonra yaşamının uzun bir bölümünü kapsayan ve en uzun eseri olan "Kahraman olmadan şiir"i Puşkin'in Eugeni Onegin'inden esinlendiğini belirtecekti.Eşi Nikolay Gumilyov Sovyetler'e karşı anti faliyetlerde bulunduğu gerekçesiyle 1921'de kurşuna dizilerek öldürüldü. Bu evliliğinden 1912 yılında Lev Nikolayeviç Gumilev olmuştur. Önce ünlü bir Asurolojist olan Vladimir Shilejko ve sonra Stalinist Gulag kamplarında ölen sanat bilgini Nikolay Puninile evlendi. Evli edebiyatçı Boris Pasternak'in tekliflerini geri çevirdi. 1922'den sonra, Akhmatova, kapitalist bir öğe olarak mahkûm edildi ve 1925'ten 1940'a kadar şiirlerinin yayınlanması yasaklandı. Dönem dönem Puşkin'den bazı parlak denemelerde dahil olmak üzere, Leopardi denemelerini çevirerek geçimini sağladı. Onun arkadaşlarının hepsi, ya göç etti ya da yok edildi. 1946 yılında Stalin'in ortağı ve kültür bakanı Andrei Zhdanov, Ahmatova'nın Isaiah Berlin'i ziyaret ettiğini öğrendi ve alenen "yarısı fahişe, yarısı rahibe" olarak etiketleyip, şiirlerinin yayımlanmasını yasakladı. Daha sonra açlıktan ölmeye mahkûm etmek ile eşdeğer olan Yazarlar Birliğinden çıkarma girişiminde bulunuldu. Oğlu "Stalinist Gulag"ta gençliğini harcadı ve hatta tahliyesini emniyete almak için Stalin'i öven birkaç şiir yayımladı. İlişkileri hep gergin olarak devam etti. Resmen yokolmasına rağmen; eserleri sözlü olarak ve hatta samizdatla el altından bilinmeye devam etti.