Çok güzeldi, inanın o kadar güzeldi ki bitmesin istedim. Hani okumaya kıyamadım kitabı. Seri, yazarın anlatımı, kurgudaki o dark havası... Her kitapta daha da gelişiyor sanki. Bir kere başladığımda bir daha bırakmak istemiyorum.
Üçüncü kitapya kurguya dahil olan Alpha'nın hikayesi The Finisher. Morana ve Amara'dan çok farklı, daha renkli bir kadın karakterin olduğu bu kitapta, Alpha'nın gri hayatına gök kuşağı gibi doğuyor bu kadın karakterimiz. Aşk, tutku ve daha derine girilen bir Dark Verse evreni olan The Finisher aynı zaman da okurken net ters köşe yaşatıyor.
Şimdiye kadar bu türde okuduğum en sağlan kurgulara sahip Dark Verse. Bir kere her kitapta asla tahmin etmediğim bir şeyle karşılaşabiliyorum. Kitabın başında çok emin olduğum bir şey sonunda aslında bambaşka çıktığı gibi bir de daha derine ilerliyor. Kafamda soru işaretleri daha da artıyor ayrıca. İnanın kitabın başından beri kafamdaki kişi bambaşka birisi çıkınca olduğum ters köşeye benzer bir durumu ancak yine bir RuNyx kitabında yaşamışımdır. Bu kadının kalemini, kurgularını bu yüzden seviyorum işte.
Kitabı tek nefeste yaladım, yuttum aslında. Gözlerim ağrıyana, uykusuzluktan bulanık görmeye başlayan kadar okudum ve inanın o kadar akıcıydı ki tek bir cümlede bile sıkılmadım. Alpha'nın hayatı kalbimi kırdı, kurguda sonlara doğru olan bir olay gözlerimi doldurdu, o karanlık ve şimdi ne olacak hissi bir dakika yalnız bırakmadı beni. Ayrıca Dante&Amara ve Tristan&Morana çiftlerini de bu kurguda okumayı çok sevdim. Kitabın renkli kadın karakteri ise okuduğum en cıvıl cıvıl RuNyx karakteriydi. Son dakikaya kadar ne olacak heyecanını kaybetmedim ancak Shadow Man ve The Syndicate merakım tavan yaptı.
Bana göre her şeyiyle kusursuz bir kurgu The Finisher. Her detayını çok sevdim. Karakterler birbirlerine
The FinisherRuNyx · Independently published · 2022467 okunma
Serinin dördüncü kitabı benim için acayip bir hayal kırıklığı idi. Sır kapıları aralanacak derken daha çok kapandı. Zee ve Alfa nın saçma bir sebeple evlenmesi ile başlıyor kitap. Ve süregelen ya da gelmeyen iç seslere geri döndük. Tristan dan daha az konuşan bir Alfa var elimizde. Zee ilk başlarda ateş gibi karakterken ateşi söndü tamamen ve hayatının travmasını yaşadı sonundada. Kitapta aşırı kurgu hataları vardı. Oturmayan saçma şeyler çok fazlaydı. Çok üstünkörü yazılmıştı malesef. Kaybolan çocuklara şimdi de hayatkadınları katıldı. Yazar öyle bir yazmış ki ne kadar kötü yazsa da sabırla seriyi tamamlayacağız, el mahkum
İlk iki kitaptan sonra Amara ve Dante’nin hikayesini çok da merak etmediğim için direkt serinin beşinci kitabına yani The Finisher’a geçtim. Bu kitapta Dante’nin üvey kardeşi Alpha’nın hikayesi anlatılıyor.
Açıkçası serinin ikinci kitabını okuduktan sonra diğer kitaplara olan beklentim bayaa yükselmişti. Heralde yazar gittikçe kendini geliştirmiştir diye düşündüm ancak biraz yanılmışım. Bunun bir kaç sebebi var ama öncelikle kısaca konudan bahsedeyim.
Hikayenin esas kızı Zephyr geçmişte Alpha’nın hayatında dahil olmuş ve bir geçmişleri var ancak hikayenin geçtiği zaman diliminden 10 yıl önce bir akşam Zephyr ve Alpha son kez görüşüyorlar ve Alpha tamamen Zephyr’in hayatından çıkıyor. Daha sonrasında iletişimleri tamamen kesiliyor. Bu nedeniyle birlikte anlatılıyor kurguda. Yıllar sonra karşılaşmları ise Zephyr’in erkek arkadaşıyla gittiği bir kafes dövüşünde oluyor. Zephyr Alpha’yı tanıyor ama karşılığını alamıyor çünkü Alpha’nın geçmişle ilgili hafızasının büyük bir kısmı silinmiş geçirdiği kazadan dolayı. Sevdiği adamı yıllar sonra karşısında bulan Zephyr’in aklına şöyle bir fikir geliyor; Büyükannesinden kalan güven fonundaki parayı alabilmek için Alpha’ya evlenme teklifi etmek. Tabiki olayın parayla hiçbir ilgisi yok çünkü bu evlilikten tek umudu Alpha’nın kendisini hatırlamasını ve sevmesini sağlamak.
Şimdi biraz sevmediğim yerlerden bahsedeyim. Zephyr’in Alpha gibi içine kapanık ve soğuk bir adamı bir iki şebeklikle evlenmeye ikna etmesi bana baya absürt geldi. Çıplak elle adam öldüren kişi kalkıp böyle numaralara mı düşer ? İkincisi bazı olaylar çok hızlı hızlı geçilirken bazıları da aşırı fazla uzatılmıştı. Özellikle Alpha’nın işiyle alakalı yerleri okurken esnedim ara ara. Yazarın kitabi diğerlerine kıyasla daha kısa tutmasının nedeni ise heralde “off hadi
The FinisherRuNyx · Independently published · 2022467 okunma
tristan'ı okumadıktan sonra neyleyim runyx kitaplarını...
dante'nin kardeşi alpha, fiziksel ve ruhsal olarak yaralarıyla boğuşan iri (evet, yazar özellikle bunu belirtmiş sık sık shsjshsh) erkek karakterimiz. yaşadığı bir olay sonucu hayatının çok da iyi bir anında hafızasını kaybetmiş. annesinin durumundan dolayı kadınlara, özellikle de seks işçilerine yardım eden büyük bir şirketi var ve bu şirketi fonladığı en büyük geliri gizli yeraltı kafes dövüşleri.
zephyr ise büyükannesinden kalan mirası alabilmek için evlenmek zorunda fakat sevgilisinin onu aldattığını görüyor ve tamamen tesadüf eseri alpha'yı kafes dövüşü yaparken görüyor ve ringe atlayıp onu öpüyor. ikilinin dahil olduğu bir sırdan dolayı kız alpha'ya benimle evlenirsen sana bu sırrı söylerim diyor ve anlaşmalı bir evlilik yapıyorlar.
6 ay süreyle başlayan evlilik bir anda geçmişteki sırlar, ikilinin birbirine çekimi ve kayıplarla da birleşince çiftimizin anlaşmalı evliliği gerçeğe dönüşüyor.
bu kitabı maalesef ilk 3 kitap kadar bile sevemedim. kötü değil fakat okurken bana hissettirdikleri ilk üç kitap kadar kuvvetli değildi. 4. kitap bitmesine rağmen sendika meselesi bir tık çok uzadı gibi zira 2 kitap daha var. gölge adamın kim olduğu belli olsaydı bari... önceki çiftlerin olduğu sahnelerle kitap daha bir akıcı oldu kesinlikle.
keyifli okumalar
Spoiler içerir !
Biliyorsunuz ki ben Dante ve Amara'nın kitabını ( The Emperor, üçüncü kitap ) gerçekten seviyorum. Bu kitabının ana karakteri olan Alpha'yı da o kitapta tanımıştık zaten. Dante'nin bir nevi abisi diyebiliriz.
Dante'nin düğününe eşiyle katılmıştı bende ilişkilerini merak ediyordum açıkçası. Haliyle aylar sonra 4.kitabı okumaya karar verdim ve sevdim de. Dante'nin abisi olduğu ne kadar belli , karakterini sevdim kendisinin.
Ama hikaye gelişimi bence Dante'nin kitabı kadar güzel değildi. Zephyr'e gelecek olursak enerjik ve çok hazır cevap, tatlı bir karakteri var. Kararlarının arkasında durma şekli ve etrafına neşe saçması beni mutlu etti açıkçası kendisini baya sevdim.
Ayrıca kitapları karışık karışık okuduğum için serinin konusu kopuk kaldı bende :) 1,3 ve 4.kitapları okudum büyük ihtimalle 5'i de Shadow man dedikleri adam için okuyacağım , meraklandırdı. Her yerde bitip Dante ve Alpha'ya yardım etmesi biraz şüphelendiriyor.
Her neyse çok konuştum. Ama Alpha ve Zephyr'in lise aşkı dönemlerini okuyamadığım için üzgünüm. O hallerini Alpha her şeyi unutmadan önceki halini okumak çok isterdim. Ufak kesitlerden tatlı duruyordu.
The FinisherRuNyx · Independently published · 2022467 okunma
"Remember when I told you my heart was a dead scar tissue?"
"Hmm."
"I feel it pumping again with you. My lifeblood. My little rainbow."
And he was hers.
…
Zephyr ve Alpha’yı sevdim. Ama serinin ilk üç kitabını sevdiğim kadar sevemedim bu kitabı. Seri gittikçe dark bir hal alırken bu kitaptan beklentim daha yüksekti. O beklentimi tam olarak karşılayamadı. Ama Zephyr’in inatçılığı, hırsı ve sevgisine olan güveni hoşuma gitti. Alpha’nın da o kadar şey yaşanmasına rağmen korumacı karakterine bayıldım. Kitap daha çok ikisinin ilişkisine odaklıydı. O yüzden biraz durağandı. Ama son bölümlerde diğer çiftlerin dahil olması, gelişen olaylar ve ortaya çıkan gerçekler beni şoke etti ve o durağanlığı kapattı. Devamı bir an önce gelmeli.
The FinisherRuNyx · Independently published · 2022467 okunma
Dante ve Tristan’dan sonra devam etmeseniz de olur diyebileceğim bir kitap. Üzgünüm ama bizimle değilsin Alpha Ki ben Tristan’ı bile çok beğenemedim Dante ile Amara benim favorim oldu hep.
Herkese Merhaba,
Dark verse serisinin 4. Kitabıda bittirdik. Resmen aşırı boş bir kitaptı. İlk 3 kitap ile bu kitabı aynı yazar yazmış olamaz. Şok etti beni gerçekten. Asla beğenmedim.
Kitaba konusunuda cok beğenememiştim zaten de yine bir şeyler olur dedim. Assalak bir kız ile kas yığınında başka bir şey olmayan bir adamın hikayesini okuyoruz. 350 sayfanın 300 resmen boş yazılmış, kağıt israfıydı resmen. Kız karakter bir gün nişanlısı bir clupte basar başkası ile , gittiği yerde yasak dövüşlerin yapıldı yer, orda bir anda bizim adamı görür ve bir aydınlama yaşar. Hayatı boyunca aşık olduğu adamı görür ve hayatını ona adamaya karar verir. O kadar saçma ki yazarken bile ben ne okudum böyle dıyorum. Kız şimdi hayatı boyunca bir anda ortadan kaybolan büyük aşkını arasa tamam diyeceğim, öyle bir şeyde yok, asla yok kendi hayatına bakmış kız bir anda görünce adamı elde etmeye karar verdi... okudupum en salak karakterlerden biri olabilir. İşte adama evlenme teklıfı etti bir anda filan... adama gelirsekte zaten bir cacık olacağını düşünmemiştim olmadıda zaten, dikkatimi çeken bir karakter olmadı. Oda meğerse hafıza kaybetmiş hatırlamıyor kızı işte ama daha 1 gün gördüğü kızla evlenmeye karar veriyor, araştırma filan yok , dikkati çekti diye... işte kız tekrardan kendine aşık etmeye çalışır, gurursuz hareketler filan işte böyle bomboş 300 sayfa okudu. Smut sahneleri aşırı kötü yazılmıştı, hiç beğenmedim.
Son 50 sayfa beni şok etmedi desem yalan olur. Ondan 5 puan verdim yoksa 4 puan verecektim. Gelecek kitapta şerefsiz gölge adamın kitabı.... onada baya saydırcam gibi geliyor cıksın bakalım nasıl...
Herkese selam. Kitabı okumaya başladığımda bir kal geldi bana yalan yok. Nerede Tristan'ım, nerede Dante'm, ben doğru seride miyim dedim. Doğru serideymişim dsjdjj, benim bu okuduğum kitapları unutma hızımla THY bile yarışamaz. Bu kitap Dante'nin üvey erkek kardeşi Alpha'nın kitabıymış. Okudukça hatırladım, taşları yerine oturttum. Bu arada serideki favori kitabım ve karakterim değil ama sorularıma sorular eklediği için ben bu seriyi net bitireceğim kafaya koydum. Ben hâlâ Tristan'cıyım bu arada, ilkler unutulmuyor şekerim. Yazarımızın belli bir trope'u var o da "yaralı erkekler"...en sevdiğiimmm. Üzerine başka tropelar da koyuyor ama ana temamız bu. O yüzden de benden hep geçer not alacak. Benim de bi bu var napayım djdjdj. Bu arada kitapta en sevdiğim bölümlerden biri eski karakterlerimizin bir araya gelerek Birlik ve Gölge Adam'ın peşine düşmeleri idi. Çok özlemişim onları. :( Haydi kitabın konusuna geçelim; Alpha Villanova...hem fiziken hem de ruhen çok yaralı bir adam...daha doğrusu dev adam. Yazar özellikle bunun üstüne basmış, bir ara anladık tamam büyük diyorsun dedim fjfjd. Neyse sinirim bozuldu. Alpha kendine şöyle ulvi bir görev edinmiş, (annesinin geçmiş yaşantısından dolayı), şehirdeki kadınları, çocukları ve daha az şanslı olan özellikle bu hayattan vazgeçemeyen seks işçilerini korumak. Bunun için bir şirketi bile var. Şirketinin ise mali desteğinin büyük bir kısmını yüksek meblağlı kafes dövüşlerinden, dövüşerek elde ediyor. Biraz da kızımızı tanıyalım; ismi Zephyr. (evet yazar çok aramış bu ismi sordum.) Zep, orta halli bir aileden geliyor. Alpha'nın işlettiği yardım kuruluşlarından birinde gönüllü kuaför olarak çalışıyor. Bir gün iki senedir birlikte ve pek de istemese de büyükannesinin mirası sebebiyle evlenmek zorunda olduğu Alec'i dövüş kulübünün
Alpha ve Zee benim serideki ikinci favori çiftim oldular kesinlikle. Girişimden de anlaşıldığı üzere kitaba ben bayıldım..özellikle ikilinin tanışması beni benden aldı Zee senin yüreğin ne kadar güzel ya..bunun yanında istediğini bilip onun arkasından koşması on numara beş yıldızdı benim açımdan. Seri artık sona doğru geldiğinden düğümler teker teker çözülmeye başladı ama en büyük sorun Tristianın kardeşine ne oldu ve Gölge Adamda kim yahu soruları yine cevapsız kaldı maalesef Bunun yanı sıra olay örgüsünde ki ufak tefek gerçeklikten uzak basit çözümler vardı yine ama ben karekterlere çok bağlanıp sevdiğim için uzun aradan sonra şahane keyifli bir okuma oldu benim açımdan..yeni kitabı sabırsızlıkla bekliyorum ve türü sevenlere kesinlikle tavsiyedir diyorum
2015 yılında geçirdiği bir depresyon sonrası yazarlığa başladı. Halen tam zamanlı olarak yazarlık yapıyor. Kimliğini gizli tutan yazar hakkında fazla bilgi yoktur. RuNyx müstear ismini kullanan yazar, bu kelimeyi uydurduğunu ancak kendisi için bir anlam da ifade ettiğini söylüyor. Romanları karanlık çağlar, gotik ögeler barındırıyor.