mahmut yiğiter, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okuyor

Uy havar!
Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim – leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişem ben seni…

Hasretinden Prangalar Eskittim, Ahmed Arif (Sayfa 70 - Metis yayınları)Hasretinden Prangalar Eskittim, Ahmed Arif (Sayfa 70 - Metis yayınları)

Anketçilere,gereksiz ileti girenlere söylemek istediğim şey:
Cellat uyandı yatağında bir gece "Tanrım" dedi "Bu ne zor bilmece : Öldürdükçe çoğalıyor adamlar,ben tükenmekteyim öldürdükçe..."

Ataol Behramoğlu

Ahmed Arif
UY HAVAR!
Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim - leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişem ben seni...

Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
He canım...
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat Suyu kan akar
Ve ben şairim.

Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi.
Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim,
Ne kınsız bir rüzgar
Mısra dökeyim.
Oy sevmişem ben seni...

Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamanı
Yarının çocukları, gülleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan - ter içinde asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni...

Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
25 May 12:24 · Kitabı okudu · 9/10 puan

At Meydanına birikmiş olan sipahiler her grubu gördükçe biraz daha ürküyorlardı. Nereden çıkmışlardı böyle? Kimin emriyle bağıra çağıra sahile iniyorlardı? Hiçbir şeyden haberleri yoktu. Bu sefer haber sızmamıştı saraydan. Recep Paşa cellât satırına kelle verdi vereli pek haber çıkmıyordu zaten. Besbelli, Valide Sultan da sinmişti. Padişah ise her geçen gün biraz daha toparlanıyor, dizginleri bir daha bırakmamak üzere avuçluyordu.

IV. Murad, Yavuz BahadıroğluIV. Murad, Yavuz Bahadıroğlu
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
25 May 12:10 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"... Şah-ı Cihan son emrini vermiş: 'Şu hainin tiz başını kesin!' Sizin de bildiğiniz gibi etrafta cellât yokmuş. Birkaç zülüflü perde arkasından fırlayıp kement atmışlar. Recep zorbası debelene debelene can vermiş. Darısı diğer zorbaların başına! Peçevi'den dinlediğim bunlar. Anlatışı çok daha güzeldi de aklımda kalanlar bunlar. Ha, bir de cesedi hasıra sarıp bâb-ı hümayun önünde bekleşen zorbaların önüne atmışlar: 'Alın Paşanızı, kendinize ağa yapın' demişler."

IV. Murad, Yavuz BahadıroğluIV. Murad, Yavuz Bahadıroğlu
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
25 May 11:52 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Gel Adli Usta, gel beri hey Adli Ustam. Yıllardır bize kan kusturanların başı kan kustu bugün, başımıza ekşiyenlerin başı koptu bugün. Koptu dedikse söz gelişi dedik, kopmadı da boynuna ilmik geçti. Neden dersen, kurban olduğum Sultanım cellât diye ünledikte hazırda cellât mellât yoğimiş, birkaç zülüflü, kement ataraktan canını cehenneme yollamışlar. Hah, azıcık gülüşünü seveyim, nicedir hasret ettiğim gülüşünü seveyim Adli Ustam, şöyle köşene gel. Kahve koşturayım, en okkalısından kahve, üstelik de veresiye defterine işlemek yok bugün, bayram bre, bugün bayram, için."

IV. Murad, Yavuz BahadıroğluIV. Murad, Yavuz Bahadıroğlu
SiYahAşKıNa.., bir alıntı ekledi.
24 May 01:22 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Oysa her âşık önce kendine sonra yanındakine cellat.."

Yol, Birhan Keskin (Sayfa 49 - Metis)Yol, Birhan Keskin (Sayfa 49 - Metis)
HeRZe, bir alıntı ekledi.
24 May 00:44 · 8/10 puan

Öyle ya, ha dibinde ölmek gümüş şamdanların
Ha bir cellat elinde, gözleriniz kapalı...

Sonrası Kalır 1, Edip Cansever (Sayfa 178)Sonrası Kalır 1, Edip Cansever (Sayfa 178)
Murat Ç, bir alıntı ekledi.
23 May 16:46 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Kurban da, cellat da çok iyi biliyorlardı ki, çarklar bir kere dönmeye başlayınca, bu cehennem makinesi, cezalandıran eli haklı çıkarmakla kalmaz, düşmanları ve bütün başkaldıranları yok etmek için, onun her çareye başvurmasına izin ve imkân verirdi."

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 92 - Ötüken, Aytmatov Klasikleri, 29.Basım)Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 92 - Ötüken, Aytmatov Klasikleri, 29.Basım)
Kübra A., bir alıntı ekledi.
23 May 14:09 · Beğendi

Hobileri; evlenmek, doğurmak ve öldürmek.
Anasını, on iki çocuğunu, üvey çocuklarının çoğunu, iki âşığını ve dört kocasını arsenikle zehirleyen İngiliz Mary Ann Cotton, 24 mart 1873’te asıldı. Cellat ipin uzunluğunu ayarlayamadığından ölümü biraz uzun sürdü.

Karanlığa Yolculuk, Sevil Atasoy (Sayfa 56 - Doğan Kitap (E-kitap))Karanlığa Yolculuk, Sevil Atasoy (Sayfa 56 - Doğan Kitap (E-kitap))