kalın mavi camdan bir duvara çarptım
hay allah / gözleriniz değil miymiş
üç gün üç gece oturdum resmini yaptım
bir de baktım paletimde mavi boya bitmiş
çünkü ne yeşim mavisi ne kum mavisiymiş
gizemli yanı dolu / hayli karışık bir iş
neden sonra lacivert anaforlar saptadım
arada pırıltılar leylak rengi meneviş
böyle göz mü olurmuş galiba karıştırdım
korkulu bir yolculuk bu / bir cehenneme iniş
mavi ala dönüşüyor biraz da mor yakaladım
ince bir yürek telaşı bir göğüs geçiriş
hayranlık korkuyla sanki yer değiştirmiş
bir ıslık duyuyorum jilet gibi bilenmiş
hain fısıltıları birden anlayamadığım
sehpanızın altındayım idamıma hükmedilmiş
Her devletin tarihinde olduğu gibi ,Osmanlı imparatorluğu tarihinde de on binlerce suçlu veya masum insan ,cellat pençesinde can vermiştir; kimi bir entrikanın ,bir iftiranın ,bir kinin kurbanı olmuş,kimi de kurunun yanı sıra yanmıştır;Kimi bir kement veya satırla bir anda yok edilmiş ,kimi işkenceler altında inim inim inletilerek öldürülmüştür. :(
Çarmıhın önünde duran bir cellat, işkence gören adamın vücuduna iki çivi daha çakmakla meşguldü. Çekici indirdiği anda adamın vücudundan fışkıran kan sütunu geniş bir kavis çizerek meydana kaplayan tozların arasına karışıyordu. Fakat kurban kahkahalı atarak öyle bir gülüyordu ki, yanaklarından aşağı yaşlar süzülüyordu. Bunun sebebi çektiği şiddetli acı olabilir miydi?