A Novel

The Hole

Hye-young Pyun
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
208
Basım Tarihi:
Ağustos 2017
İlk Yayın Tarihi:
Mart 2016
Yayınevi:
Arcade
Orijinal Adı:
Orijinal Dil:
Korece
Orijinal Ülke:
Güney Kore
ISBN:
9781628727807
Dil:
İngilizce
Format:
Ciltli
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ufak Bir Gerilim Eşliğinde Empati Şöleni
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 21:50
Bir gün dinleyebileceğim İngilizce bir kitap ararken karşıma çıktı "The Hole" ya da Türkçe çevirisiyle "Çukur". Denk gelişlerin en güzellerinden. İngilizce çevirisi oldukça akıcı ve anlaşılırdı. Kore edebiyatıyla tanışmama vesile olan kitap hakkında bir şeyler yazıvereyim müsaadenizle. Geçirdiği trafik kazası sonrası karısını kaybeden ve kendi de yatağa mahkum bir hâlde kayinvalidesiyle yaşamaya başlayan Oghi'nin kısa ama monologlar ve geriye dönüşlerle bezenmiş oldukça etkileyici bir anlatısı. Oghi, kızının kaybının ve yalnızlığının yasını tutan kayınvalidesinin merhametine muhtaç bir şekilde, sadece göz kırparak iletişim kurabilmektedir. İkisi dışında fizyoterapist, hasta bakıcı ve Oghi'yi ziyarete gelen bir kaç arkadaşı vardır. Ki onlar da daha sonra sahneden çekilir ve empati kurmaktan helak olunan satırlar başlar. Yatağa mahkum olduğu süre boyunca karısıyla olan anılarını hatırlar ve bu anılar Oghi ile karısının ilişkileri hakkında okuyucuya ipuçları verir. Bu geriye dönüşler su gibi akar roman boyunca, bir anda geçmişe bir kapı aralanır ve Oghi'nin hayatına tanık oluruz. Bu kısacık metinde her an diken üstünde olmak, bir yandan acıyıp bir yandan rahatsız olmak ve her bir karakterle empati kurarak hangisinin yerinde olmanın daha kötü olduğunu düşünmek yazarın başarısıdır kuşkusuz. Ve tabii romana adını veren çukur... Yazarın güzel bir metafor ve gerilim ögesi olarak kullandığı çukurlar, bir zamanlar kızının takıntılı bir şekilde bitkilerle uğraştığı bahçesinde anne tarafından canhıraş bir şekilde kazılır ve perde kapanmadan önceki rolünü beklemeye başlar.
The HoleHye-young Pyun · Arcade · 2017139 okunma
10/10
·168 syf.··
2024 9. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2024 01:19
Selamlar yeni kitap yorumuyla geldim.#çukur beni bu ay motive eden ve okuyamama durumundan çıkartan kitap oldu.Acayip güzel bir kitaptı.Baştan sona kadar her bir sayfayı merak ederek okudum.Başlarda sakin ilerlese de kitabın ortalarına geldiğimde olaylar değişti ve kitap hızlandı. Ogi adında ki profösör eşiyle birlikte bir tatil yolculuğuna çıkar bu yolculuk sırasında kaza geçirir.Eşi bu kaza da ölür ogi ise sakat kalır.Ogi'nin tek yakını ise eşinin kaynanasıdır ve ona bakacak tek kişi de odur.Hastanedeyken herşey normaldir ogi fizik tedavi vs görür.Sonra kaynanasıyla birlikte eski yaşadığı evde tedavisine devam eder,kaynanası ona bakar ayrıca hasta bakıcı da tutarlar.Olayların tam bu nokta da seyri değişir aslında.Kaynanasının tavırları giderek tuhaflaşır.Ogi'de bu sıra da karısıyla olan anılarını tekrar yaşar.Evet bence kitabın en iyi kısmı da son sayfalara giderken verdiği o histi.Ama bütünüyle de çok iyi bir kitaptı diyebilirim. Kitap yaşam,ölüm,yalnızlık,aidiyet,yer bulma,aşk,sevgi,toplumsal statü ve psikolojik unsurlar gibi bir çok şeyi içeriğinde bulunduruyor.Kitapta iç sesler,monologlar ve geçmiş gelecek yer alıyor. Bir hastanın gözünden hayata bakmak,onun gibi düşünmek,olan biteni anlamak ve yaşama tutunmak romanın konusunu oluşturuyor.Keyifle okuduğum ve favorilerime aldığım bir kitap oldu diyebilirim.Kesinlikle okumalısınız.Tavsiye ederdim.
Edebiyat & Roman
ÇukurHye-young Pyun · Doğan Kitap · 2021139 okunma
Çaresizseniz, çare sizsiniz!
Puan vermedi·168 syf.··
2025 37. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 11:18
İçimizdeki her büyük boşluğu sadece ve sadece kendimiz doldurabiliriz. Mezarımız da sahip olduğumuz bu büyük boşluklardan bir tanesidir. Bu boşluğu sadece ve sadece biz doldurabiliriz. Hye-young Pyun Çukur Çaresizseniz, çare sizsiniz!
Edebiyat
ÇukurHye-young Pyun · Doğan Kitap · 2021139 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2021 76. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2021 11:54
Size harika bir kitaptan bahsetmeye geldim.Kore edebiyatı ile bu kadar geç tanıştığım için gerçekten çok üzgünüm. Geçirdiği bir kaza sonucu yatağa mahkum kalan ünlü bir profesör olan Ogi,hiç hareket edemez,konuşamaz,kısacası yaşamsal faaliyetlerinin hiç birini gerçekleştiremez.Bir yandan kendi durumuyla baş ederken, diğer yandan hayat arkadaşı,biricik karısının da yasını tutar.Hayatta tek bir yakını kalmıştır artık; kayınvalidesi.Kayınvalidesine çok yük olmamak adına kendisi için bir bakıcı tutar fakat bununla birlikte hayatında tuhaf şeyler de olmaya başlar. Bakıcısı eve gelmez olur,kayınvalidesinin ise tek derdi bahçede kazdığı çukurdur. Bu kitap hakkında diyeceğim şu ki,bu yazar insan psikolojisinden çok iyi anlıyor arkadaşlar.Öyle güzel duygu aktarımı yapmış ki,insan “Ogi’nin yerinde ben olsaydım ne yapardım” diye sürekli kendini sorgularken buluyor.Okuduğum en değişik ve trajik kitaplar arasında yerini aldı.Okuyun,Okutturun.
Edebiyat
ÇukurHye-young Pyun · Doğan Kitap · 2021139 okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 42. kitabı
Karısını geçirdiği trafik kazası sonrası kaybeden üniversite profesörü Ogi bu olaydan sonra bedeni kıpırdamayan, yatağa bağımlı hale gelen ve sonrasında beslenmesini sıvı olarak alan bir duruma düşer. Malum hastalığın hepimizin başına gelebileceği gibi kitap bize aslında hasta olan kişilerin duygu durumuna ne kadar da duyarsız olduğumuzun mesajını veriyor. Çünkü yatağa bağımlı olan Ogi kaynanası ile yaşamaya başlıyor. Kaynanasının tek derdi evin düzenini değiştirmektir. Keza bahçeye kazdığı çukur ile ne yapmayı amaçlar dersiniz ? Diğer taraftan eve alınan bakıcı ve sorunlu oğlu ise evden hırsızlık yapmaya başlayan tipler olduğu gibi hasta bakımından anlamazken, üniversiteden tanıdıklar olan harflerle sembolize edilen kişilerden biri Ogi'nin hayatındaki bu kırılma noktası hastalığın ana nedeni olabilir mi ? Anlatımı harika buldum. Hayatta kalmayı, rahat rahat nefes almayı, hasta olan bir insanın psikolojisinin yağmurda ıslanan ve kırılmaya mahkum bir yaprak tanesi gibi olduğunu, hastaların dilini ve ihtiyaçları anlamak için onlara acımak yerine kendimizi onların yerine koymamız gerektiğini ve son olarak hayatta kaçış gibi görülen evlilik olgusunun aslında birbirine olan sadakatten ve saygıdan öte olduğunu anladım.
ÇukurHye-young Pyun · Doğan Kitap · 2021139 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2022 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2022 14:13
Konusu: Tanıtım bülteninden; “Karısını kaybettiği trafik kazasından beri Ogi’nin bedeni kıpırdamıyor ama zihni gücünü yavaş yavaş topluyordu. Ona hayattaki tek yakını olan kayınvalidesi bakıyordu.” Çukur, geçirdiği trafik kazasından sonra yatağa bağımlı kalan bir profesörün yaşadıklarını, çevresindeki isimsiz kadınlarla ilişkileri aracılığıyla anlatıyor. İnceleme: Kitap, 2017’de Shirley Jackson Ödülü’nü almış. Benim de Kore edebiyatı ile tanıştığım ilk kitap. Kitabın konusunu çok beğendim. İnsan psikolojisi başarılı bir şekilde anlatılmış. “ben olsam ne yapardım, şöyle yapardım, böyle yapardım” düşünceleriyle okudum. Kitabın ilerleyişi güzeldi. Zavallı Ogi… İyileşmek için çaba harcarken kayınvalide engeline öyle bir takılıyor ki… Neyse anlatırsam spoiler vereceğim. Ayrıca kitabı okurken biraz bunaldığım doğrudur. Ama sonuna kadar okudum, iyi ki de okumuşum. Çevirisi biraz bana tuhaf geldi. Korece aslından direkt çeviri olduğu için böyledir diye düşünüyorum. Neyse, özetle okumanızı tavsiye ederim.
ÇukurHye-young Pyun · Doğan Kitap · 2021139 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
Beklentimin çok çok üstünde bir okuma keyfi yaşatan bir kitap önerisiyle geldim. Kitap 2017'de Shirley Jackson Ödülü'ne layık görülmüş. . 8 ay sonra gözlerini açan Ogi, bedeninin kıpırdamadığını farkedince neye uğradığını şaşırıyor. En son hatırladığı şeyler, karısıyla yaptıkları bir yolculuk sırasında geçirdiği trafik kazası. Peki karısı nerde? Karısının annesinden başka kendisine bakacak kimsesi olmayan Ogi bu şekilde nasıl yaşayacak? Yattığı yerden eski günlere gidiyor ve başına gelmekte olanlara karşı mücadele vermeye çalışıyor. Tek varlığı kızı olan bir kayınvalidenin yanında, onun kızının ölümünün sorumlusu olarak yaşamak insana neler hissettirir? . Nefisti .
ÇukurHye-young Pyun · Doğan Kitap · 2021139 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2022 18. kitabı
Çağdaş Kore Edebiyatı'nin önde gelen yazarlarından #pyunhyeyoung 'un 2O17 Shirley Jackson Ödüllü romanı #Çukur #dogankitap etiketi ile ülkemizde yayımlandı . 168 sayfa olan kitabı #merak içerisinde ve okurken yaşadığım #gerilim nedeni ile hüzünle okudum. Prof Ogi 'nin eşiyle birlikte geçirdikleri trafik kazasının ardından yatağa mahkum oluşunu anlatan #kitap ; okuru #empati duygusunun sınırsızlığına sürüklüyor . Yatağa bağımlı , hareket edemeyen ama düşünebilen ; gözlerini hareket ettirebilen ama konuşamayan Ogi'nin sürekli geçmişinin muhasebesini yapması "ya ben olsaydım" düşüncesini salık veriyor okurun zihnine . Ogi'ye bakan tek kişinin kayınvalidesi oluşu , #hastabakici , #fizyoterapist ve doktorun bir süre sonra artık gelmemeleri Ogi'nin gerilmesine sebep olurken bende gerildim durdum ... Kayınvalidenin şüpheli hareketleride tuz biber oluyor tüm yaşananlara ... Çok akıcı ,merak uyandırıcı ve psikolojik gerilim unsurları taşıyan bir okuma oldu ...
ÇukurHye-young Pyun · Doğan Kitap · 2021139 okunma
7/10
·168 syf.··
2022 42. kitabı
Çukur yaşarken kıymetini bilmediğimiz, farkına varmadığımız sanki sonsuza kadar sürecekmiş gibi devam ettiğimiz hayatlarımız hakkında biz okurların kafasında pek çok düşünce kapısını aralıyor. Özellikle elimizde fırsat varken yapmak istediklerimizi ertelemeye, tek başına kaldığımız ve başkalarına muhtaç olabileceğimiz durumlarda hissedebileceklerimize dair oldukça gerçekçi bir yapıya sahip. Geçirdiği trafik kazasının ardından yatalak olan ancak 8 ay sonra bilinci yerine geldiğinde bunun farkına varan bir coğrafya profesörünün hayatına tanık olduğumuz bir roman. Bilinci yerine geldiğinde kendisini önce hastanede ardından da evinde bulan Profesör Ogi, çevresindekilerle sadece gözleriyle iletişim kurabiliyor. Hiçbir şekilde sesini, düşüncelerini duyuramayan Ogi bu sessizliğinin içerisinde geçmişini ve hayatına giren insanları düşünüyor. İşte bu düşünceler bize onun nasıl bir insan olduğunu, hayattaki başarı ve başarısızlıklarını olduğu gibi anlatıyor. Önce kendi ailesi, akademik geçmişi, sonra da eşi ve onun ailesi hakkındaki detayları öğrendiğimiz romanda bir taraftan da Ogi’nin yatağında kıpırdayamaz halde yatarken tanık olduklarını okuyoruz. Eşiyle birlikte geçirdikleri trafik kazasının ardından eşinin ölümü ile hayattaki tek akrabası/ailesi eşinin annesi yani kaynanası kalıyor. Bu sürecin ne kadar sancılı bir şekilde ilerlediği de güzel bir kurgu içerisinde bizlere sunuluyor.
Edebiyat
ÇukurHye-young Pyun · Doğan Kitap · 2021139 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2021 5. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2021 00:21
Pyun Hye Young'un şimdiye kadar okuduğum tek kitabı Küller ve Kızıl'dı. Romanda baş karakteri adını bile bilmediği bir ülkeye yerleştirirken o ülkede öyle zorlu bir macera hazırlamıştı ki onu kurduğu bu rahatsız edici dünyayı bu kadar detaylı bir şekilde betimlediği için ayrı bir yere koymuştum kafamda. Şimdi ikinci romanı çevrildi; Çukur. Bunu da okuyunca anlıyoruz ki bu kadın insan psikolojisini harika bir şekilde yorumluyor. Yatalak bir hastanın çevresindeki insanlarla kuramadığı iletişim ve çektiği zorluklar bir taraftan da kişisel hesaplaşmaları sizi alıp götürüyor. O bahçenin dibindeki sarmaşığı evin penceresini sararken kökünden sökmek istiyorsunuz. Belki kendisi de çok iyi şeyleri haketmeyen bir karakter olabilir ama o durumda profesöre yardım etmekten kaçınmam gibi hissettirdi. Doktora yapmanın pişmanlığı üzerine düşünceleri de arkadaşlarımla aramızda yaptığımız sohbetlere bir selam çaktı. İlginç bir gerilim kitabı olarak raflarımda yerini aldı~
Edebiyat
ÇukurHye-young Pyun · Doğan Kitap · 2021139 okunma

Yazar Hakkında

Hye-young PyunYazar · 4 kitap
1972’de Seul’de doğdu. Hanyang Üni­ver­sitesi’nde Kore edebiyatı ve yaratıcı yazma üzerine eğitim gördü. Bir süre büro elemanı olarak çalıştı, metinlerinde bunun izlerine sıkça rastlanır. Yapıtlarında modern hayatta yabancılaşma ve yaşanan bir felaket sonrası hayata devam etme gibi konuları, grotesk öğelerle bir arada işlemeyi seven yazarın öykü ve romanları, ulusal edebiyat ödüllerine değer görüldü.