Eğer Türk polisiyesine sıcak bakmıyorsanız, yabancı yazarları tercih edip Türk yazarlara karşı bir önyargınız varsa ,işte bu kitap olumsuz düşüncelerinizi yerle bir edecektir. Elden düşmeyen, üstelik bir günde bitecek kadar akıcı yazılmış bir kitap var karşınızda.
Başkomiser Ömer, çalıştığı polis teşkilatından kendi isteğiyle ayrılarak inzivaya çekilmiştir. Hayata küskündür, dışarı da pek çıkmaz. Kendini içkiye verip, eşinin ölümden kendini sorumlu tutmaktadır. Bir gün televizyon karşısında evinde içkisini yudumlarken, gözleri oyulmuş vaziyette ormanlık alanda bulunan bir cesetin bulunduğuna dair bir habere denk gelir. İlgisini çeker. Ardından bir emniyet çalışanı Ömer'in evine gelerek bu cinayeti aydınlatması için ondan yardım ister. Ömer, bulunduğu kozasından çıkarak ekibe uzaktan da olsa katılmaya karar verir.
Baştan sona heyecanlı ilerledi kitap. Katil şu mu bu mu derken bambaşka birinin çıkması ve yazarın bunu okuyucudan usta bir şekilde saklaması takdire şayandı. Tamam katil belli oldu, kitap bitti diye düşünmeyin. Devamında sizi bol sürprizli sayfalar bekliyor. Yazarın Gece Gelen adlı kitabını da zevkle okumuştum. Bu kitabı da aynı zevkle okudum. Tavsiyemdir
Not: Kitabı aylar önce taslak halindeyken okumuştum. Satışa çıkar çıkmaz alıp tekrar okudum. Üzerinden aylar geçmesine rağmen içeriğini unutmamış, hatta karakterlerin isimleri de hatırımdaydı. Bu da kitabın "oku, unut" tarzında olmadığının en büyük kanıtı bence. Ayrıca kitaptaki teşekkür bölümünde ismimim geçmesi de beni çok mutlu etti. Teşekkür ederim @muratbasoffical Yolunuz açık, kaleminiz daim olsun