Triple Helix (Gene, Organism, and Environment)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.231
Gösterim
Adı:
Triple Helix
Alt başlık:
Gene, Organism, and Environment
Baskı tarihi:
15 Şubat 2002
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780674006775
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Harvard University Press
Baskılar:
Üçlü Sarmal
Üçlü Sarmal
Triple Helix
One of our most brilliant evolutionary biologists, Richard Lewontin here provides a concise, accessible account of what his work has taught him about biology and about its relevance to human affairs. In the process, he exposes some of the common and troubling misconceptions that misdirect and stall our understanding of biology and evolution.

I. Gene and Organism
II. Organism and Environment
III. Parts and Wholes, Causes and Effects
IV. Directions in the Study of Biology
Notes
Index
159 syf.
·7 günde·6/10 puan
Bu kitabı okumak için çok geç kalmışım! Öyle ki, kitabın arkasında 3,5 YTL fiyat etiketi var. Yazarın "bu konularda şöyle detaylı incelemeler yapmamız mümkün değil" dediği pek çok konu geçmişte kalmış, çünkü ben onların çoğunu okulda veya stajda yüksek teknolojili aletler ve yeni moleküler deney kitleri ile yaptım.

Kitap okuyucuya genlerin organizmayı, genlerin çevreyi, organizmaların çevreyi nasıl etkilediğini ve nasıl yapılandırdığını evrim çerçevesinde anlatıyor. Kitaba ne kadar geç kalmış olursam olayım, çevre ve organizmalar arasındaki ilişkiyle ilgili çok farklı ve çok haklı görüşler edindim, zaten aşina olduğum konuları çok farklı örneklerle yeniden okumuş oldum ki bu da o konuları daha iyi pekiştirmemi sağladı.

DİKKAT: Bana göre bu kitap bir popüler bilim kitabı değil. Eğer Biyoloji, Genetik, Biyoteknoloji alanlarından birinde okumuyor veya çalışmıyorsanız, bu kitabın size göre olduğunu düşünmüyorum.
180 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Lewontin’den kısaca bahsetmek gerekirse, 1929 yılında New York’ta doğdu. Harvard Üniversitesi başta olmak üzere çeşitli üniversite ve akademilerde görev yaptı ve yapmaya devam ediyor. Çalıştığı alanlar ise evrimsel biyoloji, genetik ve popülasyon genetiği olarak biliniyor. Elimizdeki bu kitap dört ana başlıktan oluşuyor. İlk üç bölüm konferanslar şeklinde Milano’da sunulmuştur, son bölüm ise daha sonradan eklenmiş ve kitap metni ortaya çıkmıştır.

1. Gen ve Organizma:
Tartışmaya mecaz kullanmadan bilim yapılamayacağını ifade ederek başlayan Lewontin daha sonra Descartes’in makine mecazını örnek göstererek başlıyor. Bu noktada yazarımızın ilk eleştirisi, mecazların gerçekliğin bir noktasını yakalamak konusunda bize yardımcı olduğunu kabul ederken, diğer yandan bunların mecaz olduğunu unutursak bundan sonra elimizdeki gerçekleri de mecaza uydurmaya çalışırız ve uymayan birçok noktayı görmezden geliriz. Örneğin, insanı makineye benzetirken bir noktadan sonra bunun bir benzetme olduğunu unuturuz ve insana dair her şeyi bir makine sistemine uydurmaya çalışırız.
Daha sonra preformasyonist ve epigenetik kuramlara değinen yazar, gen ve organizma arasındaki ilişkiyi açıklarken günümüzde artık epigenetik kuramın kabul edildiğini düşünsek bile, aslında zaferin preformasyonist kurama ait olduğunu ifade ediyor. Preformasyonist görüş insan bedeninin sperm içerisinde minyatür halde varolduğunu ve yumurtadan aldığı besinle gelişerek bebek şekline geldiğini iddia ediyordu. Günümüzde ise organizmayı oluşturan bilginin ve gerekli mekanizmaların gen içerisinde zaten bulunduğunu ifade eden düşünce ile preformasyonist düşünce arasındaki paralelliğe dikkat çekiyor.
İlerleyen kısımlarda ise fenotip ve genotip arasındaki ilişkinin bu şekilde olmadığını, organizmayı oluşturan bilginin kendi başına ne gen içerisinde ne de çevresel koşullarda saklı olmadığını ifade ediyor. Çevresel koşulları ve genleri denetim altına alsak dahi organizmayı belirleyemeyiz. Bu süreç hem rastgele hem de belirsiz bir sonuca giden “gelişimsel gürültü” olarak adlandırılır.

2. Organizma ve Çevre
Bu bölüme biyolojik çevrenin tanımını yaparak başlıyoruz ve fiziksel çevreden farklı olduğuna dikkat çekiyoruz. Bir organizmanın çevresi onun doğrudan etkileşim içerisinde olduğu çevredir. Bu bölümde Lewontin’in işaret ettiği bir başka mecaz ise adaptasyon mecazı. Adaptasyon yaklaşımı evrimi anlamaya çalışırken bilime çok fazla katkıda bulundu ancak bugün geldiğimiz noktada ilerlemeyi tıkamış bulunuyor. Mecazın peşine takılan bilim insanları organizmanın bütün yapılarına bir görev biçmeye çalışıyor ancak gerçekte herhangi bir işlevi olmayan yapılar da var ve bunlar görmezden geliniyor.
Lewontin’in şiddetle karşı çıktığı bir başka şey ise çevrenin organizmadan katı bir şekilde ayrılması ve her zaman sorun çıkarıyormuş gibi açıklanması. Organizmaya sürekli çevreye adapte olmaya çalışan ve daha iyi adapte olanın neslini devam ettirdiği bir yapı olarak açıklandığı zaman eksik yorumlanmış olur. Çünkü her bir organizma aynı zamanda çevresini sürekli değiştirir. Bu bir yapım-yıkım, üretim-tüketim, sürekli inşa sürecidir. Bu açıdan bakıldığında adaptasyon mecazı boşa çıkarılmış olur çünkü çevresi ile uyum içinde yaşayan organizmanın gelecek kuşak temsilcileri farklı bir çevrede yaşamaya çalışır.
Son olarak eğer çevre sürekli sorun çıkaran bir olgu olsaydı ve organizmalar buna uyum sağlayarak yaşamına devam etseydi türlerin ömürleri giderek uzardı ancak elimizdeki veriler böyle bir şeyin olmadığını gösteriyor. Bu fikirleri benimsemenin bazı politik sonuçları olacağını ifade etmek gerekir. Zira “Çevreyi koruyalım!” ve “Yok Oluşları Durduralım!” gibi sloganların gerçeklikle uyuşmadığını, çevrenin korunmak için var olmadığını ve bugüne kadar dünyamızdaki türlerin %99.99’unun zaten yok olduğunu ifade etmek gerekir. Lewontin’e göre yapabileceğimiz şeyler yok oluş sürecini yavaşlatmak ve çevresel değişimin yönünü lehimize çevirmek olabilir.

3. Parçalar ve Bütünler, Nedenler ve Sonuçlar
Başlıktan da anlayabileceğimiz üzere Lewontin, bu bölümde iki temel konu üzerinde düşünce ve eleştirilerini ifade ediyor. Bu bölümde karşımıza çıkan saat mecazı ile başlayalım. Lewontin, organizmanın bir saate benzetilemeyeceğini, parçalara ayrılarak değerlendirilemeyeceğini söylüyor. Bunun nedenleri, ilk olarak organizmada bir işlevi birden çok organ-yapı yapar, ikinci olarak ise bir tane organ-yapı’nın görev aldığı birden çok işlev vardır. Organizma heterojendir ve bütün olarak değerlendirilmelidir.
Lewontin’in bir diğer eleştirisi ise her şeye bir neden arayan yaklaşımların doğru olmadığı yönünde. Evrimsel süreç belirsizdir yani önceden belirlenmiş, tahmin edilebilir bir sona doğru gitmez. Aynı zamanda rastgeledir. Bugün içinde bulunduğumuz dünya sonsuz olasılık uzayından sadece bir tanesidir.
Artık geldiğimiz noktada gen-organizma-çevre arasında karşılık neden-sonuç ilişkilerinden oluşan birbirini inşa etme, değiştirme ve yıkma süreci olduğunu anlıyoruz. Eğer bu döngü işlemez hale gelirse evrimsel süreç ortadan kalkar ve canlılar alemi yok olur.
Ayrıca nedenler ile aracı durumları birbirine karıştırmamak gerekir. Özellikle Tıp alanında ölüme yaklaşım konusunda bu durumla karşılaşırız. Bilim insanları kanser vb. hastalıkları önleyerek veya tedavi ederek ölüme çözüm üretmeyi hedeflerler. Ancak bunlar ölüm durumunu açığa çıkaran aracı durumlardır. Bu hastalıkları yensek dahi ölümü engelleyemeyiz.

Kitabın dördüncü ve son kısmı olan “Biyoloji Araştırmalarında Tutulacak Yönler” bölümünü de bu kısımda ele alacağız. İlk üç bölümde gördüğümüz üzere Lewontin, bilimde mecazlar kullanmanın faydası olduğunu kabul ediyor ancak mecazların peşine fazla düşüldüğü takdirde ortaya çıkan yanlış yaklaşımları eleştiriyor ve düzeltiyor. Bu noktada özellikle katı indirgemecilik yapmak bilimsel anlamda biyolojinin yolunu tıkıyor.
Bugün biyolojide ortaya atılan yeni teorilerin kritiğini yapan Lewontin, soruları yanlış sorduğumuzu ve cevapları da yanlış yerde aradığımızı ifade ediyor. Lewontin’e göre biyoloji biliminin yeni bulgular ve teoriler üretmeye değil, eldeki verilere somut ve objektif bir şekilde yaklaşması gerekir.
159 syf.
Bir canlının, genetik kodunda yer alan genlere göre oluşum gösterdiği bilinen bir gerçek. Bu gelişimin çevresel koşullardan etkilendiğinin de farkındayız. Fakat burada sıkça göz ardı edilen bir parametre daha var: Canlının oluşumu sırasında karşılaştığı rastgele moleküler etkiler.

Yazar bu çalışmasında, gelişimsel biyologların aşırı basite indirgeyen ve bir mecaz olarak bilimsel araştırmalarda bir süreliğine işe yaramış olan “canlıların bir makine gibi işlevsel parçalardan oluştuğu” düşüncesinin, mecaz olduğunu unutmaya yüz tutmalarından yakınıyor öncelikle. Platoncu idea kuramının izlerini taşıyan “her türün ideal bir genetik şablona sahip olduğu ve türün bireylerinin, bu şablonun mükemmel olmayan kopyaları” olduğunu düşünme eğiliminin tehlikesine dikkat çekiyor. Evrimsel biyologların, gelişimsel biyologlardan farklı olarak, neyse ki bu eğilimde olmadıklarını ve evrimi yönlendirenin, tam da gelişimsel biyoloji tarafından mümkün olduğunca ihmal edilmeye çalışılan (ve açıklama gereği duyulmayan) “aynı türün bireyleri arasındaki farklılıklar” olduğunu hatırlatıyor.

Sonuçta bugün var olan farklı türlerin hepsinin, farklı zamanlarda yaşamış ortak ata gruplarının farklılaşmış bireylerinden türleştiklerini aklımızda tutmamız gerekiyor. O yüzden, her ne kadar iki farklı türün bireyleri arasındaki büyük farkları açıklarken “çünkü farklı genlere sahiptirler,” deyip, başka açıklamaya gerek duymasak da, türsel farklılıkların kaynağının, bir zamanlar aynı türün üyesi olan bireyler arasındaki küçük farklardan doğduğu gerçeğinden dolayı, bireysel farklılıkların göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Bireysel farklılıkların kökeninde ise genetik ve çevresel etkilere ek olarak, bir de moleküler düzeydeki rastgele etkileşimler var. O yüzden, hem evrimsel açıdan, hem de gelişimsel açıdan DNA molekülünü bağlamından kopuk bir biçimde ele alamaz ve onu “canlının mutlak programı” olarak göremeyiz, diyor yazar.

Ben kitabı ilgiyle okudum ve beğendim. Popüler canlıbilim kitaplarının genelinden biraz daha derine inen, temel gerçekleri anlatmaya çalışmakla uğraşmayıp, onları zaten biliniyor kabul edip, bu gerçeklere bakış açısı çeşitlerini ele alan bir kitap. Biyolojik determinizme olan eğilimimiz konusunda bizi dikkatli olmaya, başlangıç koşullarına ve süreç boyunca karşılaşılan rastgele etkilere hassas bağımlılığı unutmamaya, yani kaos kuramının canlılık üzerindeki etkileri üzerinde düşünmeye davet ediyor bizi. Konuyla ilgilenenlere öneriyorum.
159 syf.
Evrimsel biyolog olan Richard Lewontin ülkemizde Richard Dawkins kadar tanınmaması eserin okunması için yeterli değil gibi. Esere gelirsek; eser, genler ve organizma arasında ilişkiyi tek yönlü olabilecek bir belirlenim ile tanımlanın mümkün olmadığını ortaya koymayı anlatmaktadır. Organizmanın gelişmesi ve evrimsel süreçleri gen, organizma ve çevre arasındaki karşılıklı belirlenim ile oluşabileceğini yerleşmiş olan yanlışları değiştirmeyi amaçlamıştır. Kitabın ilk kısmı olan “Gen ve Organizma” bölümünde bilimsel olgular açıklanırken sıkça kullanılmış olan metaforları ve 18. yy’de biyolojisinde tartışılan “preformasyonizm” ile günümüzdeki genetik belirlenimciliği arasındaki benzerliklerin neler olduğu anlatılmaktadır. İkinci bölümünde ise, ağırlıklı olan konu organizma ile çevre ilişki detaylı bir biçimde açıklama üzerine kurulmuştur. Sonraki iki bölümde de parça-bütün ilişkisi ve nedensellik gibi kavramların biyoloji alanında gelişigüzel uygulanmalarına karşı eleştiriler sunmaktadır. Kitabın sonuna doğru, katastrofi, karmaşıklık ve kaos teorisinin yani 3 K’nin biyolojideki uygulanma girişimlerini ele alınmaktadır ve kafa karıştırıcılığının en üst seviyesine ulaşmaktadır. Kitabın çevirisi moleküler evrim çalışmaları yapan Hacettepe Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ergi Deniz Özsoy olmasıyla teknik bilgiler düzgün bir biçimde çevrilerek sunulmuştur. Bu kitap evrim konusu ile bilgisi olan okuyucular için daha doyurucu olmakla birlikte evrim ile ilgilenen okurlar için de başucu eserlerinden biri olabilir. Son olarak ta TÜBİTAK artık bu kitabı basıp satmadığı için ulaşılması zor olduğu için basımı ellerinde olan kitapçı ya da internet mecralarından bulunması gerekmektedir.
"Remember that no matter how selfish, how cruel, how unfeeling you have been today, every time you take a breath, you make a flower happy."
remember that no matter how selfish, how cruel, how unfeeling you have been today, every time you take a breath, you make a flower happy.
if we had the complete DNA sequence of an organism and unlimited computational power, we could not compute the organism, because the organism does not compute itself from its genes. any computer that did as poor a job of computation as an organism does from its genetic “program” would be immediately thrown into the trash and its manufacturer would be sued by the purchaser.
Shakespeare 'in IV. Henry'sinin birinci bölümünde gururlu Owen Glendower güçleriyle övünür: "Engin derinliklerdeki canavarları çağırabilirim." Hotspur cevaplar, "Ben de yapabilirim ve herhangi bir adam da. Fakat çağırdığında gelirler mi?"
the entire body of modern science rests on Descartes’s metaphor of the world as a machine, which he introduced in Part V of the Discourse on Method as a way of understanding organisms but then generalized as a way of thinking about the entire universe. “I have hitherto described this earth and generally the whole visible world, as if it were merely a machine in which there was nothing at all to consider except the shapes and motions of its parts.”
R. C. Lewontin
Principles of Philosophy, IV.
Hiciv ustası yazar Mort Sahl bir zamanlar şöyle demişti: "Unutmayın, bugün ne kadar bencil, zalim, duyarsız olmuşsanız olun, her nefes alışınızda bir çiçeği mutlu etmektesiniz."
Unutmayın, bugün ne kadar bencil, zalim, duyarsız olmuşsanız olun, her nefes alışınızda bir çiçeği mutlu etmektesiniz.
R. C. Lewontin
Sayfa 64 - Mort Sahl

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Triple Helix
Alt başlık:
Gene, Organism, and Environment
Baskı tarihi:
15 Şubat 2002
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780674006775
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Harvard University Press
Baskılar:
Üçlü Sarmal
Üçlü Sarmal
Triple Helix
One of our most brilliant evolutionary biologists, Richard Lewontin here provides a concise, accessible account of what his work has taught him about biology and about its relevance to human affairs. In the process, he exposes some of the common and troubling misconceptions that misdirect and stall our understanding of biology and evolution.

I. Gene and Organism
II. Organism and Environment
III. Parts and Wholes, Causes and Effects
IV. Directions in the Study of Biology
Notes
Index

Kitabı okuyanlar 43 okur

  • Neslihan
  • Aleyna

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%9.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0