Adı:
Tünel
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051722139
Kitabın türü:
Çeviri:
Sevinç Altınçekiç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yordam Kitap
"Ben de bir işçiyim, tünel adamları!" diye bağırdı Allan. "Sizin gibi bir işçi. Korkaklardan nefret ederim! Defolun, korkaklar! Ama cesurlar kalsın! İş, sadece karnını doyurma aracı değildir! İş bir idealdir. İş,
çağımızın dinidir!
Bernhard Kellermann, yirminci yüzyıl başında büyük yankı uyandıran bu romanında, "çağımızın dini"nin peşinden gidenleri, Kıta Avrupa'sı ile Kuzey Amerika arasında bir tünel inşa etme hayali çerçevesinde anlatırken, kapitalizmin yapma ve yıkma potansiyellerini de derinden sorguluyor.
Devasa bir tünel inşaatının okyanusu aşmaya çalışan dehlizleri arasından, dönemin acımasız toplumsal gerçekliği, işçilerin ölümcül çalışma koşulları ve halkın üç kuruşuna göz diken sermayenin durdurulamaz kâr güdüsü de bütün çıplaklığıyla resmediliyor.
Alman yazar Kellermann'ın 1913'te kaleme aldığı Tünel, kısa sürede 25 dile çevrilmiş, milyonlarca okura ulaşmıştır. Kimi eleştirmenlerin bilim kurgu ve fantastik edebiyata dâhil ettiği, kimilerinin zorlu çalışma koşullarını ve kapitalizm eleştirisini öne çıkardığı için toplumcu gerçekçi boyutuyla değerlendirdiği
Tünel'e, "teknik-ütopyacı roman" diyenler de olmuştur. Tam dört kez sinemaya uyarlanan roman, yirminci yüzyılın ilk yarısının en başarılı kitaplarından biri olarak kabul edilmiştir.
Tünel... "Ter ve kandan inşa edilmiş, yaklaşık dokuz bin insanı yutmuş, dünyaya tarif edilemez bir felaketgetirmiş olsa da şimdi oradaydı işte!"
352 syf.
·10/10
Edebiyatın derinliklerinde, popüler eserlerin gölgesinde kalmış, çokta yazık edilmiş Alman yazar Bernhard Kellermann'ın 1913'te kaleme aldığı bir eser. Dört kez sinemaya uyarlanmış eminim izleyeni okuyanından çoktur ki okuması aslında en keyifli olanıdır.
Uzun zamandır daha çok düşünmeyi,anlamayı,hazmettirmeyi gerektiren durağan eserler okuyordum. Tünel'i okurken yerimde duramadım,kıpır kıpır,heyecanlı,soluk soluğa okumayı özlemişim meğer.
Atlantik Okyanusu'nun altından Amerika ve Avrupa'yı birbirine bağlayacak bir tünel hayal edin. Müthiş bir proje. Işte bu projenin hayata geçirilmesini veya geçirilme gayretini anlatan, coğrafyanın taşını,toprağını,suyunu içine dahil eden zengin bir edebiyat.
Doğanın mı beşere hakim yoksa beşerin mi doğaya hakim olduğu kitapta elbette. Bazen sorarlar hangi kitap kahramanı olmak istersin diye, sanırım Tünel kitabının Mac Allan karakteri olmak isterim. İnanmak büyük nimet. Her şeye rağmen. Allan'ın gücünün,inancının,kuvvetinin binde biri her birimize dağıtılmış olsa dünya bambaşka olurdu. Omuzların düşebilir,belin bükülebilir,kolların bacakların tutmayabilir ama zihnin ve yüreğin birbirini tamamladığı anda üstesinden gelemeyeceğin şey kalmıyor kaybetmek pahasınada olsa.
Proleterya edebiyatı genelde kapitalizmin eleştirildiği, işçi sınıfının savunulduğu,baştaki kodamanların soysuzluklarının anlatıldığı bir edebiyattır. Tünel de böyle bir edebiyat ama bence çok büyük bir farkla.
Daha çok okura ulaşmalı,daha çok kitaplıkta bulunmalı. O gizli kalmış tozlanmış halinden sıyrılıp, parıl parıl gün yüzüne çıkmalı.Herkes payına düşeni fazlasıyla alacak bu kitapta. Mücadelenin, inancın kitabı Tünel... Tavsiye midir? Gönül rahatlığımla...
352 syf.
·10 günde·Puan vermedi
İyi geceler. Yordam kitaptan çıkmış kıyıda köşede kalmış bir kitap "Tünel". 1913 yılında Bernhard Kellerman tarafından kaleme alınmış dönemin kapitalist sistemine sağlam eleştiride bulunmuş bir kitap. Allan Mac tarafından oluşturulan muhteşem proje Amerika ile Avrupa'yı birbirine bağlayacak bir tünel. Ama ne tünel. Yapımı onlarca yıl sürecek ve binlerce işçi çalıştırılması gerekecek. Öyle ki tek vardiya değil tüm gün boyunca saniyelerin bile atlanmadığı bir çalışma biçimi. Allan hem kendi hayatını hem de yakınındakilerin hayatını bu proje uğruna bitiriyor. Ta ki o büyük felakete gelene kadar. İki bin işçinin bir kaç saatte koca dağın altında kalması ve ardı sıra yaşanan olaylar. Tüm Amerika ve Avrupa bu projeye inanılmaz bir maddi destek sağlayıp bütün ekonomi bu proje üzerinden giderken bir anda herşeyin yerle bir olması tepetaklak olması ve ekonominin insanları nasıl etkilediğini ve insanların nasıl da çalıştırılıp istedikleri zaman işveren istedikleri zaman köle-sahip mantığı ile hareket ettiklerini anlatan tam bir klasik.
Yordam yayın evi ağırlıklı olarak solcu yayınlara yer veriyor. Ama edebiyatta klasikleri öyle güzel çeviriyor ki okumalara doymazsınız. Hasan Ali Ediz,Mete Ergin,Tahsin Yücel gibi edebiyattan anlayan,Türkçemizi savurmayan çeviriler okumak istiyorsanız Yordam Yayınlarının kitaplarını gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz.
"Bana öyle geliyor ki," diye yazdı, "sadece anneler ve evli kadınlar gerçek anlamda fedakâr olabilir. Çocuklarla erkeklerde bu özellik yok. Erkekler, çocuklara göre bir tek şuna sahipler fazladan: ufak, yüzeysel, daha doğrusu önemsiz şeyler konusunda fedakâr ve özverililer. Ne var ki en derin duygularından, arzularından, önem verdikleri alışkanlıklarından, sevdikleri biri için asla vazgeçmezler."
Fikir üretmek konusunda biraz beceriksiz olan halk, kendi
aptallığı ile can sıkıntısının üzerini örtebilmek, önce ısınıp sonra
ateşli biçimde savunabilmek için, her zaman yeni ve yabancı
fikirlerin üzerine atlar
Toplumda sadece az sayıda seçkin insan macera
yaşama lüksüne sahiptir. Diğerlerinin ne zamanı, ne parası, ne
de cesareti vardır, hayat izin vermez hiçbir şeye.
İnsan her zaman cesarete ve zenginliğe hayranlık duyar. Cesaret ölümü, zenginlik de açlığı yenmek demektir; insanın da ölümden ve açlıktan daha büyük bir korkusu yoktur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tünel
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051722139
Kitabın türü:
Çeviri:
Sevinç Altınçekiç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yordam Kitap
"Ben de bir işçiyim, tünel adamları!" diye bağırdı Allan. "Sizin gibi bir işçi. Korkaklardan nefret ederim! Defolun, korkaklar! Ama cesurlar kalsın! İş, sadece karnını doyurma aracı değildir! İş bir idealdir. İş,
çağımızın dinidir!
Bernhard Kellermann, yirminci yüzyıl başında büyük yankı uyandıran bu romanında, "çağımızın dini"nin peşinden gidenleri, Kıta Avrupa'sı ile Kuzey Amerika arasında bir tünel inşa etme hayali çerçevesinde anlatırken, kapitalizmin yapma ve yıkma potansiyellerini de derinden sorguluyor.
Devasa bir tünel inşaatının okyanusu aşmaya çalışan dehlizleri arasından, dönemin acımasız toplumsal gerçekliği, işçilerin ölümcül çalışma koşulları ve halkın üç kuruşuna göz diken sermayenin durdurulamaz kâr güdüsü de bütün çıplaklığıyla resmediliyor.
Alman yazar Kellermann'ın 1913'te kaleme aldığı Tünel, kısa sürede 25 dile çevrilmiş, milyonlarca okura ulaşmıştır. Kimi eleştirmenlerin bilim kurgu ve fantastik edebiyata dâhil ettiği, kimilerinin zorlu çalışma koşullarını ve kapitalizm eleştirisini öne çıkardığı için toplumcu gerçekçi boyutuyla değerlendirdiği
Tünel'e, "teknik-ütopyacı roman" diyenler de olmuştur. Tam dört kez sinemaya uyarlanan roman, yirminci yüzyılın ilk yarısının en başarılı kitaplarından biri olarak kabul edilmiştir.
Tünel... "Ter ve kandan inşa edilmiş, yaklaşık dokuz bin insanı yutmuş, dünyaya tarif edilemez bir felaketgetirmiş olsa da şimdi oradaydı işte!"

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Svd
  • Cumhur
  • Ahmet Özel
  • Necdet Turaçlı
  • Nurcan
  • Oktay Demir
  • Emre Özpek
  • Burak
  • -
  • Hamide Yılmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0