Lozan Antlaşması’nın üzerinden 100 yıl geçti. Antlaşma imzalandığı yıl olan 1923’ten itibaren günümüze kadar tartışılmaya devam ediyor. Lozan bir zafer miydi yoksa hezimet mi gibi kısır bir tartışmanın içine girmeden, girmeye gerek dahi görmeden, Milli Mücadele’ye gönül vermiş tüm vatan evlatlarını Rahmet ve tabii sonsuz bir minnet ile yad ediyorum.
Kitap, ismini dış basında yeralan Lozan Antlaşması hakkındaki bir haber başlığından alıyor. Kitabın ana amacı, imzalandığı yıl olan 1923’te dış başının Lozan hakkındaki haberleri. Bundan dolayı kitap 12 bölümü ayrılmış diyebiliriz. Çünkü her ay kendi bir başlığı altında verilmiş. Ocak 1923 yılından başlayıp Aralık 1923 yılına kadar çeşitli ülkelerde yayımlanan gazete ve dergilerin Lozan Antlaşması’nı takibi, haberleri ve röportajları yer alıyor. Bu sayede dış başından Lozan Antlaşması sürecini takip etmiş oluyorsunuz.
Dikkatimi çeken, Batılıların Türkiye’ye bakış açıları yıllar içinde değişmemiş olması. Haberleri okuduğunuzda tarafsız bir bakış açısının olmadığını, genelde İngiltere ve Fransa yanlısı haberlerin yapıldığını ve Türklerin barışa pek de yanaşmayıp anlaşmazlık çıkartmaya çalıştığı yönündeki propaganda yapıldığın görebilirsiniz. Az da olsa tarafsız haberlerin olduğunu ve Türklere iyimser bakış açısının olduğunu da görebiliyoruz. Bir ilginçlikse Türkiye’de gerçekleşecek olayların (Cumhuriyet’in ilanı vs.) hemen hemen 1 ay öncesinden dış başında haber yapılışı.
Kitap Türkiye’ye dışarıdan bakışın nasıl olduğunu anlamak için okunması gereken önemli bir eser. Bugün de pek bir şey değiştiğini sanmıyorum.