Milliyetçilik okumalarına kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Önce yazarı tanıyalım: Ernest Gellner 1925'te Prag'da doğdu. 1939'da ailesiyle birlikte Londra'ya taşındı. Oxford Balliol Koleji'ndeki felsefe öğrenimi gördü. 1947'de Edinburgh Üniversitesinde aynı dalda akademik kariyerine başladı. 1949'da Londra İktisat Okulu Sosyoloji Bölümü'ne geçti. Buradaki dil felsefesi çalışmalarının ardından, sosyal antropoloji alanında doktora yaptı. 1984'te Cambridge Üniversitesi Antropoloji Bölümü başkanlığına getirilen Gellner, kariyerini doğduğu şehir Prag'da, Orta Avrupa Üniversitesi'ne bağlı Milliyetçilik Çalışmaları Merkezi'nin başkanı olarak tamamladı.
Bu kitaptaki ana hipotezleri/önermelerini, çeşitli kaynaklardan alıntılar şeklinde okurlar için derleyip topladım:
"...Gellner, ulusların ve ulusçuluğun doğal olmadığını çünkü bunların insanlık durumunun kalıcı öellikleri olmadığını, sanayileşme ile ortaya çıktıklarını ısrarla belirtiyor. Keyfi, yani rastlantısal ya da önü alınabilecek olgular da değildirler; sanayileşme ile yakın hatta zorunlu bir bağlantıları vardır. Kimlik, bunun yerine, sanayi toplumunda yeni işlevler edinen kültürde temellenir. Mesleki değişim ve hareketlilik, insanların, bir ömür boyu devam edecek ve bir kimlik sağlayacak
(papaz, esnaf, asil, köylü, kral) tek bir meslek ve konum için hazırlanmasını değil, sanayi toplumunda roller arasında hareket edebilecek becerilerle donanmasını gerektirir. Okuryazarlık, hem özgül rollerden kurtulmak hem de bağlamdan bağımsız iletişime girmek için hayatidir. Kitlesel okur yazarlık, standartlaşmış bir yazı dilinde olmalıdır ve doğrudan üstlenmese bile, sadece devletin üstesinden geleceği bir kitlesel eğitim sayesinde gerçekleştirilir. Devletle bütünleşmiş yazılı anadile dayanan standart bir kültüre erişme yolunda