Puan

7.710 üzerinden
1.228 kişi
5/10
·264 syf.··
2023 109. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2023 12:27
J. M. Coetzee'nin , Utanç kitabı için ırksal ayrımcılığın yanı sıra cinsiyet eşitsizliği, güç dengeleri ve kişisel sorumluluk gibi evrensel konularıyla, Güney Afrika'nın post-apartheid (ırk ayrımı sonrası) dönemindeki sorunları ele almış demek isterdim... Ama maalesef bunu söyleyemem! Çünkü Utanç, aşırı derecede cinsellikten beslenmişti. Cinsellik dediysem elbette bu bir sorun değil, sorun sadece bununla kalmıyor oluşu. İçinde eşcinsellik, ensest ve pedofili unsurları da barındırması. Açıkçası okuduktan sonra kendi kendime "Şimdi sen bu kitabı okudun ama sana kattığı hiç bir şey olmadı!" dedim. Hikayenin özetiyse şu şekilde; Romanın ana karakteri David Lurie, Cape Town'da bir üniversitede profesördür. David, orta yaşlı bir adam olarak, yalnız bir hayat sürmektedir ve ahlaki açıdan sorgulanabilir ilişkiler kurmaktadır. Ancak, David'in dünyası, bir öğrencisiyle yaşadığı skandal bir ilişki sonucunda altüst olur ve etik değerleriyle yüzleşmek zorunda kalır. "J. M. Coetzee ile ne alakası var, romanın karakteri öyle!" diyenler olabilir elbette. Ama unutmayalım ki, roman karakterlerini oluşturan yazardır. Yani yazarın fikirleridir! Ayrıca bir diğer eleştiri konusuysa, bu kitabın Afrika Edebiyatı olarak tanıtılması. İnanın ne o coğrafyadan bana bir şey hissettirebildi ne de buna yaklaşabildi. Daha çok avrupai (Avrupalılar gibi) tarzda yazılmış, dekore, özenti konulardı. Not: Kitapta, kadınlarında bir hayli değersizleştirildiğini düşünüyorum. Bununla ilgili çok örnek bölüm var. Peki hiç mi iyi yanı yoktu bu kitabın? -Sadece anlatım becerisi.. Yani şöyle ki; J. M. Coetzee'nin dil ve anlatımı, sade ve çarpıcıydı. Bu da kitabı son derece akıcı bir hale getiriyor. Özetle; Utanç, size bir şey katmayacak, katmamakla birlikte sizden zamanınızı çalacak, çalmakla birlikte bir yazarın
1000Kitap
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,535 okunma
9/10
·264 syf.·
2019 71. kitabı
Utanç... Kitabın başlarında baş karakter David bir olay yaşıyor, kitaba ismini veren utancın o olay olduğunu sanıyorsunuz ilk başta; hayır öyle değil, asıl tokat sonradan geliyor. Utanılacak o kadar çok şey var ki hayatta. Coetzee, bazılarını hikayeye dahil etmiş: taciz, tecavüz, cinayet, psikolojik ve fiziksel şiddet, ırkçılık, hayvanların yaşam hakkının ellerinden alınması.. Ama çok garip; yaptığı bir eylemden dolayı utanması, günah çıkarması, ıslah edilmesi gerektiği düşünülen bir kişi başka bir olayda insanlık dersi veriyor. (Köpek leşlerinin onurunu kurtarmak) Dışarıdan çok normal görünen insanların içindeki kötülük, biraz yaklaşınca ortaya çıkıyor. Şiddet uyguladığın, gasp ettiğin, tecavüz ettiğin, onurunu çiğnediğin kadın "ben buradayım, dim dik ayaktayım, korkmuyorum, pes etmiyorum" diyor. (Hikâye akışında bu durum çok sinir bozucu) Tüm bunlar, az sayfada ve dolaysız olarak, az sayıda karakter üzerinden anlatılıyor. Bu nedenle daha da ağır geliyor insana. Çok kapsamlı, bazıları göreceli ve üzerine saatlerce tartişabileceğimiz konular bunlar ama Coetzee 'nin anlatımını çok sevdim. Konuyu dağıtmadan, anlatmak istediğini anlatıp bitirdi kitabı. Gündemimiz Nobel Edebiyat Ödülü alan yazarlarken bu kitabı okumuş olmak mutlu etti.
Edebiyat
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,535 okunma
Reklam
SEVGİLİ LUCY
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2023 10:02
Bıçak gibi kesen bir öykü nasıl bu kadar yumuşak anlatılabilir bilmiyorum. Sizi müsvedde bir kağıt gibi buruşturup hiç düşünmediğiniz yerlere fırlatıyor. Bir süre havada uçuyorsunuz ama öyle hafifsiniz ki çarptığınız ilk gerçekliğin ayaklarının dibine düşüveriyorsunuz. Gerçeklerin önünde buruşturulmuş bir kağıt parçası kadar kayıtsız kalabilir misiniz? Okurken, evet. Gerçeklere kayıtsız kalabiliyoruz. Lucy’nin kendine yaptığı da bu. Kayıtsız kalarak savaşıyor hayatla. Sanki yaşadıklarını bir kitaptan okuyormuşçasına tepkisiz. David buna hayret etse de kızının yaşam hakkına saygılı. Bir ‘erkek’ ve bir ‘baba’ olarak David’in karakteri iki rol üzerinden çok güzel kurgulanmış. Net, fonksiyonel, duygu yokmuş gibi ama var. İnsanın yumuşacık bir hamuru olduğuna neredeyse inanacaksınız yani. Kitap, baba-kız ekseninde, aile travmalarından uzak, insan ilişkilerini taşra ve merkez karşılaştırmalarıyla süsleyip güzel bir masa örtüsü gibi önünüze seriyor. Kağıt bir masa örtüsü. İşiniz bitince buruşturup kağıt tomarı haline getirebileceğiniz bir masa örtüsü. “Hiçbir şeyin sonsuza kadar dayanması gerekmez.”(s.248) Lucy hayata bu muameleyi yapıyor. David onu izliyor. Utançlarını gizleyerek cesur olmaya çalışan iki kişi ve bir tomar kağıt. Fırlatıp atabilir misiniz gerçeklerinizi bu kadar kolay? Buruşturup avuçlarınızın arasında? Uzağa… Önceden karar verilmemiş bir yöne doğru… Plansız olabilir misiniz acı karşısında, Teslim olmayı seçmek, Savunmadan vazgeçmek, Sadece romanlarda oluyor galiba. “Ondan vaz mı geçiyorsun?” “Evet, ondan vazgeçiyorum.”(s.258) Severek okursunuz, Güzel kitap. Utanç
Edebiyat & Roman
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,535 okunma
Dürtü kontrol bozukluğu utanç kaynağı
Puan vermedi·264 syf.··
2025 32. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 04:40
52 yaşındaki dürtüleriyle hareket eden bir Profesör hayattaki tek amacı farklı kadınlarla beraber olmak bu esnada öğrencisini ayartıp onla yatıyor bu yüzden okuldan atılıyor Profesör okuldan atıldığı dönem kızının yanına gidiyor burda da karmaşık olaylar cereyan ediyor kızına üç adam tecavüz ediyor kız bu çocuğu doğurma kararı alıyor. Hayvanlar yakılıyor bir kesitinde de çok acımasız. Dürtü kontrol bozukluğundan kesitler utanç duygusu ile birleştirilmiş.
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,535 okunma
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2023 94. kitabı
UTANÇ-J.M.COETZEE,258 sayfa Yazar,Güney Afrika’nın Cape Town kentinde doğmuş ,babası avukat annesi öğretmen olup,ailesi 17. yüzyılda ülkeye gelen ilk Hollandalı göçmenlerindendir. 1999 Man Booker ve 2003 Nobel Edebiyat Ödülü almış,edebiyat profesörüdür.Avustralya’da yaşayan yazar hayvan hakları savunucusudur ve kitapta bu konuya çok değinilmiştir. Kitap bir profesörün çocuğu yaşındaki bir kız öğrencisine uyguladığı tacizin utancı dışında daha pek çok konudaki utancı yüzümüze vuruyor.Güney Afrika’nın içinde bulunduğu utanç,ırkçılık,ırksal şiddet,siyahlar ile azınlıkta bulunan varlıklı beyazlar arasındaki yaşanan çatışma ile kızı Lucy’nin yaşadıkları tacizin en utanmazı,sahipsiz veya sahipleri tarafından geri alınmak üzere barınaklara bırakılan hayvanların belirli bir süre sonunda öldürülerek insanlar için işe yaramaz eski bir eşyanın çöpe,ateşe atılması gibi hayvanlara da bunların uygulanması normalmiş gibi gösterilmesi ve bunun utancı,21.yüzyılda Güney Afrika’da hala ırk ayrımcılığını savunan yönetim biçimi ve bunun utancı…Utanç bir değil bir çok.Bana göre kitap tacizden çok sömürü üstüne kurulu.Kadına,hayvana,insana güç gösterisi ile sömürme duygusu. Yazar kitap arka kapağında;bu roman yumuşak bir roman değil,sert bir öykü, aynı zamanda inanılmaz güzellikte ama kasvetli bir öykü diyor.Evet bir çok şiddet sahneleri var,hem bir genç kadına hatta iki genç kadına,köpeklere,renklerinden dolayı iki tarafın insanlarının birbirine karş şiddeti… Hikayemiz edebiyat profesörü David Lurie’nin kızı yaşındaki öğrencisi ile ilişkiye girmesi sonucu şikayet ile üniversiteden ayrılması ve hayatındaki düşüşünü anlatıyor.Profesör ,üniversite yönetimi tarafından savunma yapması istenmesine rağmen suçlamaları kabul etmeyip savunmayı red eder ve belgeleri imzalar.Şehri terk edip
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,535 okunma
Reklam
Reklam