Yaz Dediler Anı

·
Okunma
·
Beğeni
·
116
Gösterim
Adı:
Yaz Dediler Anı
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054696741
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otto Yayınları
Yıllar sonra ilk kez karşılaştığınız bir arkadaş üzerinden kendinize, çevrenize, hayallerinize ve iç dünyanıza yeniden bakma fırsatı bulsanız: Sadece kelimeleriniz ve kavramlarınızın değil, dertleriniz, atıf zinciriniz, ilgi dünyanızın da tamamen farklılaştığını görürsünüz. Birbirinizin gittiği yolu olanca dikkatle dinlemeniz ve karşılıklı nezaketiniz bile bilgi edinmenin ötesine geçmez; üzülürsünüz. Ardınızdaki o güzelim günleri nostalji olarak bile anmaya mecaliniz kalmaz. Astar değişmiş, renk solmuştur. Ortaya çıkan manzara, eski bir hikâyeye ortaklığın bile kaldıramayacağı kadar sarsıcıdır. Bu tarz rastlantılar, hepimizin başına gelir. Kimi, restleşmeye kadar götürse de biz bu karşılaşmaların bereketine, öğreticiliğine hâlâ inanıyoruz.
192 syf.
 

Yaz Dediler Ânı… Benim için her şeyden önce kaybettiğim bir şeyi bulmaktır. Bulduğum o şeye ulaşmaktır. Ulaştığım o şeyi tanımaktır. Tanıdığım şeyi yaşamaktır. Yaşadığım şeyi üretmektir, çoğaltmaktır. Çoğaltırken güzelleşmektir, güzelleştirmektir. Güzelleşirken, güzelleştirirken mutlu olmaktır. Mutlu olurken hale hale büyümektir, büyütmektir.

 

Yaz Dediler Ânı… Havayı yumuşacık, tatlı mı tatlı, ılık mı ılık ve hafif bir musikiyle dolduran sözlerin sadece anılarda ya da sahibinin hafızasında kalmayıp sözlere dökülmesidir. Sözlere dökülmesiyle her an okunabilmesidir. Her okuma okuyanına yeni bir keşiftir. Keşif; yazara dair, metne dair ve okuyucunun iç dünyasına dair üçlü bir sacayağı gibidir. Bu üçlü sacayağı, geçmiş, an ve gelecek arasında sağlıklı köprüler kurmak için sağlam bir dayanaktır. Her okuyucu yeni bir bakış açısıdır. Her yeni bakış açısı kitabı çoğaltan bir zenginliktir. 

 

Marguerite Duras, “İnsan, ne yazacağını bilebilseydi hiçbir şey yazmazdı. O zahmete değecek bir şey olmazdı bu. Yazmak, insan yazsaydı ne yazardı, bunu öğrenme çabasıdır. Ancak yazdıktan sonra öğrenebiliriz bunu.” der. Ama Yaz Dediler Ânı”nda yazar neyi niçin yazdığının ve yazacağının bilincindedir. Her bir cümle ve cümlelerdeki her bir kelime özenle seçilmiştir.


Yaz Dediler Ânı... Sadece bir anı kitabı değildir. Edebiyat yapmaktan öteye gidememiş edebi bir metin hiç değildir. Ama kelimelerin ustaca cümle içerisine yerleştirilmesiyle “kelime”nin kök manasındaki tesirin, gücün, kuvvetin cümle içinde kelimeye bihakkın teslim de edilmesidir.

 

Yaz Dediler Ânı… Edebi bir üslupla yapılmış akademik performans gösterisidir.

 

Yaz Dediler Ânı… Yazarın, toplumun yaşanmışlıklarına bugün durduğu yerden bir kez daha projektör tutup olabildiğince nesnel bir bakış açısıyla o dönemleri yeniden okuması ve tenkitse tenkit, takdirse takdir yaptığı sosyolojik tahlillerden bir demettir. 

 

Yaz Dediler Ânı…  Yazarın, kimi zaman karşısındaki üzerinden kimi zaman kendi iç dünyasından yaptığı okumalarla psikolojik tahlillerden oluşan bir şölendir.

 

Yaz Dediler Ânı… Üslubuyla Kur’an kıssalarını hatırlatır. Kronolojik bir sıra gözetilmez. Amaç tarihi bir malumat vermek değildir. Bu sebeple, bir hava limanında belki otuz yıl sonra karşılaşılan bir fakülte arkadaşıyla yaşananlar üzerinden başlayan hikâye, bir ilkokul bir üniversite bir lise bir askerlik bir akademi yıllarına giderek devam eder. Birbirinden bağımsız gibi duran hikâyeler arasında aslında yatay, dikey ve çapraz ilişkiler vardır. Bir bölümde eksikliğini hissettiğiniz bir detay başka bir yerde karşınıza çıkar. Bir hikâyede oluşan soru başka bir hikâyede cevap bulur ama yine de yazar zihinlerdeki bütün soruların cevaplanmasından yana değildir. Anlatılanları belli bir kıvamda bırakmayı tercih etmiştir. Belki devamını başka bir kitaba saklama isteğinden belki de bir sınır koyma ya da sınırları koruma isteğinden.


Yaz Dediler Ânı’nda kişilerden çok tipolojiler önceliklidir. Aslında bilindik isimler de zikredilmiştir. Birçok kimse kendini bu kitapta adıyla sanıyla görme imkânını yakalamıştır. Ama amaç zikredilen kimsenin sadece adını yazmak değildir, onun şahsında bir tipe dikkat çekmektir. Bu zaman zaman sevilen, övülen, imrenilen bir tip olabilirken zaman zaman “benden üç adım öte olsun” denilen bir tip de olabilmektedir.


Yaz Dediler Ânı… Yolculukların çok boyutlu ele alındığı bir kitaptır. Yolculuk, yerinde saymayıp yol almanın, yolda kalmayıp menzile ulaşmanın mücadelesidir. Afakî olanların yanında enfüsi olanların da yer alması, her yolculuğun yazarın iç dünyasında tekâmülü elde etme çabasının göstergesidir.


Yaz Dediler Ânı… Yazarın, şu vakte kadarki ömründe yer alan ve duygunun her halinin gözlemlenebildiği yaşanmışlıklarını okuyucusuyla çok samimi bir üslupla ve cömertçe paylaşmasıdır. Bu samimiyet okuyucunun her bir satır aralığında kendini ya da kendine dair bir şey(ler) bulmasının sebebidir.


Yaz Dediler Ânı, okunası ve okutulası bir kitaptır. Yazarın ardından adının hayırla anılmasını ve yaşatılmasını sağlayacak bir sadaka-i cariyedir. Kendinden sonra gelecek daha nice güzel kitapların müjdecisidir.
192 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yazarın o kadar naif o kadar sıcak bir dili var ki anlattığı anıların bir parçası gibi hissediyorum. Elimde çay, yüzümde tebessüm kitabın bir köşesine kurulmuş dinliyorum. Bu kitap yazın okunmamalı gibi geliyor bana. Hava soğuk olmalı kii anıların sıcaklığının içinizi ısıttığını hissedeceksiniz.
Geçen yıl okumuştum ama havaların soğumaya başlamasıyla tekrar elime aldım, iyiki aldım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaz Dediler Anı
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054696741
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otto Yayınları
Yıllar sonra ilk kez karşılaştığınız bir arkadaş üzerinden kendinize, çevrenize, hayallerinize ve iç dünyanıza yeniden bakma fırsatı bulsanız: Sadece kelimeleriniz ve kavramlarınızın değil, dertleriniz, atıf zinciriniz, ilgi dünyanızın da tamamen farklılaştığını görürsünüz. Birbirinizin gittiği yolu olanca dikkatle dinlemeniz ve karşılıklı nezaketiniz bile bilgi edinmenin ötesine geçmez; üzülürsünüz. Ardınızdaki o güzelim günleri nostalji olarak bile anmaya mecaliniz kalmaz. Astar değişmiş, renk solmuştur. Ortaya çıkan manzara, eski bir hikâyeye ortaklığın bile kaldıramayacağı kadar sarsıcıdır. Bu tarz rastlantılar, hepimizin başına gelir. Kimi, restleşmeye kadar götürse de biz bu karşılaşmaların bereketine, öğreticiliğine hâlâ inanıyoruz.

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • Ayfer Polat
  • Rumeysa
  • Murat Sülev
  • Ahmet Turan İNCE
  • Sevcan Uzundere
  • Ümit Çelik
  • Yusuf Mirza
  • Şeyma sırma
  • Bozuksaatimdekises
  • Ubeydullah Arslan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (1)
9
%28.6 (2)
8
%0
7
%42.9 (3)
6
%14.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0