Bir halka yapılan yagmalamayı ve işkenceyi gözler önüne seren bunu bir genç kıza odaklanarak yazılan bir konu olmuş.
Süryaniler, Ziga hanedanlığının içinde olan bir grup vahşi insanların acımasızca katlettikleri insanlar. Genç kızımız Zevart ailesini bu acımasız pusuda gözlerinin önünde kaybeder ve zorluklarla oradan kaçmayı başarır. Fakat zalim insanların eline düşerek oradan oraya satılmaya başlar. Köyün birinde Müslüman bir aile satın alır. Ama öyle bir durum var ki satılan Süryan kızları ya müslüman olacak ya da öldürülecek. Zevart iyi bir müslüman ailenin yanında olduğu için kendi rızasıyla Müslümanlığa geçer ve evlenir. Çünkü kurtulma şansının yalnızca bu olduğunu bilir. Zevart'ın içinde sakladığı öyle bir durum var ki. Katliam sırasında hayatını kurtaran tek aşkı Hagop yaşadığı birden fazla acının sonunda bilinçsiz söylediği sözlerle kalbinde olan Hagop'u öğrenen eşi ve ailesi tarafından yine terk edilir. Zevart ve Hagop'un aşkını kesinlikle öncesinde okumayı çok isterdim. Zevart'ın keşkeleri daha iyi anlaşılırdı.
Vahşice katliamın insanlar üzerindeki etkisi, kurtulma çabaları ve yaşam mücadelelerini çok üzülerek ve okuyarak şahi
t olacaksınız. İnsanlar arasındaki diyaloglar daha iyi anlatılabilirdi. Olaylar arası dışında yazarın çok iyi analizleri de var. Bu analizleri not almadan geçemedim. Genel itibariyle konusu iyi bir izlenim bıraktı bende.Yazarın emeğine,yüreğine kalemine sağlık
Aşk ve sevgi bağlılık kadın olmak ve zulüm tüm bunların bir arada olduğu yer yer üzücü bir hikaye okudum . Yazarın okuduğum 3 . kitabı her biri birbirinden güzel idi. Zevart 'ın ailesini gözlerinin önünde bir katliyamda hayatlarını kaybeder. Ve o kaçmayı başarır. Ama zorluklar peşini bırakmaz kötü niyetli insanların eline düşer ve köle pazarında satılır. Daha fazla anlatmayayım mutlaka okuyun derim. Kitapla kalın. Sevgiler
Merhaba
Nasıl anlatsam ne desem bilemiyorum öyle bi kitap okudum. Daha çarpıcı bir hikaye okuyacağım sanmıştım. Ama tamamen beklemediğim bir açı vardı. Adapte olmakta zorlandım biraz konudan ayrıldım gibi geldi. İsminden dolayı farklı dinlerdeki karakterlerin aşık olmasını bekledim durdum. Acı keder dolu bi kitaptı.
Neysee gelelim içeriğine.
Süryani olan Zevart kanlar içinde gördüğü ailesinin acısıyla haykırmaktadır. Ablası kaybolmuş ve diğerleri vahşice katledilmiştir. Tek başına kalan Zevart deli gibi çöllere vurur kendini. Bir yılı aşkın çöllerde dolaşır. Baygınlık geçirdiği sırada amcası bulur ve onunla birlikte doğduğu topraklardan ayrılır. Bir ailenin yanına konuk olurlar ve her ne olduysa orda başlar...
Kitapla muhabbetle kalın...
ZehrAşk, temelinde bir topluma yapılan işkenceyi ve yağmalamayı gözler önüne seren ve bunu bir kızda odaklanarak ortaya döken bir eser. Süryaniler, Ziga hanedanlığının altında olan bir grup insanlar tarafından vahşice katledilirler. Baş karakter Zevart ailesini bu hain pusuda gözlerinin önünde kaybeder ve binbir badire ile oradan kaçar. Kötü insanların eline düşer ve satılır. Satın alan aile Müslüman bir ailedir ve iyi davranırlar. Şöyle bir durum vardır ki satılan Süryani kızları ya öldürülecektir ya da Müslüman olacaktır. İnanç açısından zora düşen Zevart, aile tarafından baskıya uğramasa bile tek seçeneği olduğundan Müslüman olur ve adı Zehra olur. Zehra, tekrar kaçırılır tekrar satılır. Bu sefer evlenir ve kurtulma şansının sadece bu olduğunu bilir. Katliam sırasında onun hayatını kurtaran bir kahraman vardır, adı Hagop. Evlense bile unutamaz. Yaşadığı birçok acının sonunda, bilinçsiz söylediği sözlerle yüreğinde olan Hagop'u öğrenenen eşi ve ailesi kapı dışarı eder. Sadece Zevart değil onun gibi kadere mahkum olmuş birçok kızın, ailenin yaşadıklarına değinilmiş.
Haince olan katliamın insanlar üzerindeki etkisi, kurtulma çabaları ve yaşam mücadeleleri harmanlanarak anlatılmış. Başlarda isimlerden ve olaylardan dolayı adapte olmam zor oldu. Kitap biraz zor ilerledi, olaylar örgüsü dışında yazarın derin içsel analizleri vardı. Fakat kitapta kullanılan zaman kipleri açısından kaynaklanan farklılıklar her yerde aynı olsaydı daha akıcı olabilirdi. Konusu itibariyle genel olarak güzel bir izlenim yaratan bir kitap.
.
#alıntı
"Elbette ağız ile dudaklar mübürlenebilir, diller lal olabilir, lisanlar küsebilir, aşklar incitebilir ama gözler ne mühürlenebilir ne lal olabilir ne küsebilir ne de incitebilir."
#okudumbitti #kitapyorumu
Merhaba canlar,yine güzel bir yorum ile birlikteyiz.
Süryani bir ailenin kızlarından biri olan Zevart,yaşadığı bölgede hüküm süren Ziga hanedanlığı tarafından,ailesi hatta tüm köyü katledilir.Sadece ablasının cansız bedenini bulamaz.Tek başına kalan Zevart,amcasının köye gelmesi ile kurtulduğunu düşünür.Ama bu zulüm sonun başlangıcı olacaktır.Bu dram ve acı yüklü kitabı okumaya hazır mısınız?
Ziga hanedanlığı kimlerden oluşuyor?
Zevart nasıl hayatta kaldı?
Ablasına ne oldu?
Amcası köye nasıl geldi?
Zevart'ın başına neler gelecek?
Zevart nasıl Zehra oldu?
Konu işlenişi olarak o kadar çok etkilendim ki,nasıl bir zulümdür bu?Süryani-Müslüman ayırımı niye yapılsın ki? 6 yıl Mardin'de yaşadım ve o kadar değerli arkadaşlara sahip oldum ki ve çoğu da Süryani arkadaşlarım.Çok kaliteli ve nezih insanlar.Bakın insan diyorum.Görüşü,inancı her ne olursa olsun,benim için insanlık çok önemli.Evet kitaba gelelim.Zevart'ın hayatı,yaşadıkları,gördükleri inanılır gibi değildi.Bazı satırları okurken suratımın şekli bile değişti.Sırf Süryani oldukları için uğradıkları işkenceler,tecavüzler,ölümler bana yok artık dedirtti.Dediğim gibi konu olarak kitap dehşet güzeldi.Yürek burkan bir hikâye.İnsanlık dışı olaylar,canice yapılan kıyımlar,esir düşülüp para karşılığı satılan kızlar,kadınlar...Daha neler...Bu tür sevenler,okuyun derim.Zehra'nın hikâyesi sizi derinden etkileyecek.
Zevart, Süryani bir ailenin kızıdır. Yaşadığı bölgede yönetim el değiştirdikten sonra Ziga Hanedanlığı, Süryanileri o topraklardan sürme kararı alır. Onları öldürmek yasaktır, sadece topraklarından gitmelerini isterler ama öyle insanlar vardır ki bu durumu tam bir insan avına dönüştürürler.
İçlerinde bir gram insanlık olmayanlar, güya hanedanlığa hizmet etmek adına yaşlılara, genç kızlara yapmadıklarını bırakmazlar.
Tam bir ınsanlık ayıbı.
Gözlerinin önünde sevdikleri katledilen genç kızlar, tecavüze uğrar, işkence görür ve bazıları da mal gibi satılır. Bu hengamede sevdiklerini ve ailesini kaybeden Zevart dalından koparılmış yaprak gibi oradan oraya savrulup durur. Nereye tutulacağını bilemez. Bu hayatta bir başına kalır.
•
Hayat beklenmeyen olaylarla dolu ve başımıza nerde, ne zaman, ne geleceğini bilemeyiz. Hiç hayal etmediğimiz bir hayatı yaşarken bulabiliriz kendimizi. İşte Zevart'ta onun sürüklendiği hayatta Zehra olur ve kendisine ait olmayan bir hayata tutunmaya çalışır. Yeni hayatında din bile değiştirir ama yine de istediği hayat ile yaşadığı hayat bambaşka. Kendisi olma, geçmişe özlem ve sürüklendiği hayatta sıkışıp kalmış bir kadın Zehra. Zehra'nın zorlu hayatına ve kendi seçimleri gibi dursa da sürüklendiği hayatı merak edenler, acı dolu bir yolculuk sizi bekliyor.
•
Kitabı bir günde severek okudum. Başta ne okuduğuma adapte olamasamda sonra sayfaları hızlı hızlı çevirirken buldum kendimi.
Kitabı sevdim mi diye sorarsanız sevdim. Ama bazı kopukluklar ve bir de karşılıklı diyaloglarda konuşmalar bana nedense yavan geldi.
Bir başka kitapta görüşmek üzere.
Kitapla kalın
#okudumbitti
#zehraşk
ZehrAşk - Hayati Umut Sönmez
Herkese Merhaba! Nasılsınız? Beni sorarsan şayet iyiyim. Çünkü bu gün hoş bir kitabın yorumuyla gelmiş bulunmaktayım. Sizi daha fazla bekletmeden hemen yoruma geçeyim
#Yorumum: Bu kitabı okurken gözlerim dolmadı değil. Zehra... ona söylebileceğim tek şey Acıların Kadını. Hayat onun için çok zorlayıcıydı. Süreki bir yerden bir yere savrulup acı çekmesi.. İçim burkuldu okurken.
Kitabı okurken o kadar güzel cümlelere rasladım ki anlatamam size bunu ncak okuduğunuz zaman beni anlayacaksınız..
Ama beni ucundan rahatsız eden bir konu var oda anlatımda bazı kopukluk vardı. Okurken üzeleceğiniz bir hayata tanık edeceksiniz dramı seviyorsanız okuyun derim
Başka bir yorumda görüşürüz hoşça kalın
#Arkakapak: Bir insan kendisi olamıyorsa başkalarının seçtiği kaderi yaşamak zorunda kalacaktır! Bu yüzden insanlar, başkalarının hayatlarını yaşamamak adına kendileri olmayo denemekten hiç korkmasınlar. Çünkü bu hayatta, en mühimi, bir insanın kendiai olması, kendi gibi davranmasınıdır.
#şenayınyorumu #senayinkitapligi
#okudumbitti #okudum #kitap #kitapyorumu #yorum #alinti #books #bookstagram #kiyidakikitaplar #okuyalkm #evdeoku #evdekal #kesfet #keşfet #beniöneçıkar #keşfetedüşür #oku #kitapoku #okuyalim #bookstagramlarokuyor #books #kutuphane #hepberaberokuyalim #okumak #roman #kitaplik
Yazarın kitabında en çok etkileyici bulduğum her şey olmuş bitmiş derken kıymetsiz görünen bir detaya anlam yükleme becerisi. Sevgili Hus'un gücüne devam etmeye devam edeceğim
Mülteci hayatı yaşamaya zorlanan süryanileri konu alan bir kitap. Bana bosna hersekte yaşananları anımsattı. Üzülerek okuduğum bir kitaptı. Fakat anlatım dili biraz zayıftı. Daha kuvvetteki bir betimleme dili kullanıla bilirdi.
Bir insan kendisi olamıyorsa başkalarının seçtiği kaderi yaşamak zorundadır. Bu yüzden başkalarının çizdiği kaderi yaşamamak için kendimizden asla vazgeçmemeliyiz.
Hayati Umut Sönmez, 16.02.1986 Cizre'ye bağlı Derbaciya (Kurumcu köyü) doğumludur. Eğitimini, 1997-2001 yılları arasında Kurumcu Köyü İlkokulunda öğrenim hayatına başlar. Daha sonra sırasıyla 2001-2003 yılları arası Cizre YİBO ve 2003-2005 yılları arasında da Cizre Lisesi okullarından mezun olup yükseköğrenimini de 2008-2012 yılları arası Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü'nde tamamladı. 2012-2013 yılları arasında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Pedagojik Formasyon eğitimini başarıyla tamamlayarak aktif eğitimini bitirir. 2013 yılınnın sonlarına doğru da Rehber öğretmenlik sertifikasını alarak iş hayatına kapılarını açar.
H. Umut'u şiir yazmaya iten asıl neden, yitik sevdanın kör okuyla kendi varoluş bilincine varmasıyla beraber felsefenin verdiği renkli perspektiflerle veya kendi alanındaki değerleri şahsiyetlerin tesiriyle edebi kişiliği öncelik kazanır. Yazarlığıyla da ön planda olur. Bu manada Cizre Postası gazetesinde köşe yazarı olarak çalışır ve 14 tane makale yazarak Cizre Postası adlı gazetesinde yayımlanır. Ve halen de aktif olarak bu gazetede köşe yazarlığı yapar.