Ben kışa dayanıklı mıyım acaba, diye soruyorum kendime. Değilim, tam tersine, kış sertliğine dayanmak konusunda noksandım her zaman, yaza bile dayanıklı değilim!
Toz nasıl da garip bir biçimde gizli gizli çoğalıyor böyle! Tozlanmanın hayatının şimdiki durumu için doğru sözcük olabileceği geliyor birden aklıma. Ben de tıpkı bir toz yumağı gibi yarı saydam bir haldeyim, çekirdekte yumuşak, dıştan gevşek ve aşırı vefakâr ve ayrıca suskun...
İşin aslına bakılırsa suskunluktan gittikçe daha fazla zevk almaya başlıyorum. Bu beni korkutuyor biraz, çünkü yaşamak için ihtiyacım olan bu kadar fazla suskunluk normal mi yoksa ufalanma, lif lif ayrılma, tarazlanma gibi tabirlerle tanımı noksan kalan ve içimde baş gösteren olası bir hastalığın başlangıcı mı bilmiyorum.