Fatma Kazankaya

Fatma Kazankaya
@kitap_dostuumm
"İçimdeki anlatma isteği söndü. Düşündüklerimi biraz kendime anlattıktan sonra gömüyorum. Zamanla, yavaş yavaş, kendime de bir şey anlatamayacak duruma geleceğim. Her şeyi, her ufak düşünceyi, daha şekil almadan hemen gömeceğim. Ama bu mutsuz olmak demek. Hiç kuşkusuz. Çok mutsuz olmak demek. Ama bu birçok insanın başına geliyor. İnsan belli bir noktada ruhuna bakmak istemiyor. Eğer bakarsa, bir daha yaşama cesareti bulamayacağından korkuyor."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·128 syf.··
2026 52. kitabı
Bazı bağlar sevgiyle değil, zorunlulukla kurulur. Ginzburg, okurunu İkinci Dünya Savaşı sonrası, 1940'lı yıllara götürüyor. Elsa, savaşın etkilerinin görüldüğü bir ortamda kendi hayat hikâyesini yazmaya çalışıyor. Kasaba halkının geçimini sağladığı fabrikanın sahibi De Francisci ailesi, anlatıcı Elsa ve Elsa'nın hoşlandığı Tommasino çevresinde gelişen akraba bağları, trajik olaylar, evlilikler, ayrılıklar ve mutluluğu bulma çabasını anlatıyor Akşamın Sesleri. Annesiyle hastane çıkışında sohbet eden Elsa ile başlayan eser, kasaba halkının hayatına odaklanıyor. İlk başta sadece anlatıcı ve onun hayatında gelişen olayları okuyacağımızı sanmıştım ama Elsa, ailelerin evliliklerini ve iç dünyasında gelişen trajik hadiseleri de anlatıyor. En son bağlandığı noktada yine Elsa'yı görüyor okur. Tabii bu noktada biraz dağılma ve kısa geçişler var. Yazarın en iyi romanlarından biri sayılan Akşamın Sesleri, savaşın parçaladığı hayatlar gibi aile içerisinde bölünen hayatları irdelemek istemiş ama eserin kısa oluşu yüzeysel geçiş hissiyatı verirken biraz savruk anlatım izlenimi oluşturuyor. Halbuki yazarın seçtiği konu güzel, baktığı perspektif başarılı ama duygusal bir derinlik, okur olarak karaktere ve yaşantısına karşı bir yakınlıkta hissedemedim. Genel olarak akıcı bir şekilde okuduğum ama eksiklikler hissettiğim ve yazarın kaleminden okuduğum ikinci eser Akşamın Sesleri.
Akşamın SesleriNatalia Ginzburg · Can Yayınları · 2024252 okunma

Fatma Kazankaya

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.··
2026 52. kitabı
Natalia Ginzburg
7/10 · 252 okunma
"Yangınlar yalnız tahtaları yakar. Biz tahta mıyız ya? Biz insanız, mâneviyatımız var, yangından ne pervamız olacak ki?"
Puan vermedi·240 syf.··
2026 51. kitabı
Yazardan okuduğum yedinci eser Sözde Kızlar. Anadolu'nun ateşkes sürecindeki karmaşık döneminde Yunan saldırılarında casus olarak suçlanan ve ortadan kaybolan babası tuhafiyeci İhsan Bey'i arayan kızı Mebrure'nin İstanbul'a gelişiyle başlıyor eser. Akrabalarının yanına yerleşen ve bu vesileyle sosyetenin kaos ortamını, ikiyüzlü ilişkilerini gören Mebrure tehlikeli yaşamlara tanık oluyor. Nazmiye Hanım, kızı Nevin ve oğlu Behiç'in köşkte sürdükleri yaşam yalanlar, ahlaki yaşamın çöktüğü ve Batılı yaşama özenen hayatlar üzerine kurulu. Belma, Salih, Siyret, Naciye, Güzide, Nizamettin… Köşk de verilen davetlere icabet eden fertlerin her biri başlı başına bir tabu, içlerindeki sırlar, karanlık ve oyunbaz tavırları Mebrure için endişelenmeme sebep oldu. Mebrure bir yere kadar sezinlediği tehlikeden kaçınmak isterken öte taraftan babasını bulmak için çabalıyor. Bu esnada Nadir ve Fahri ile karşılaşıyor ve babasını bulma yolunda adım adım ilerliyor. Tabii aklını çelmeye çalışan çok. Kitabın sonuna kadar 'acaba babasını bulabilecek mi, sağ mı, köşktekilerin oyunuyla trajediye mi tanık olacağız yoksa mutluluk mümkün mü?' düşünceleriyle okudum. Son 50 sayfaya kadar tekdüze gitti ama son sayfalarda açılan karanlık sırlar ve geçmiş kitaba olan görüşümü olumlu anlamda etkiledi. Yazardan favorim Yalnızız adlı eserdi, okuduğum diğer altı eseri sade, durağan ve derinliksiz romanlardı. Batı’yı ve Batılılığın Türk toplumuna yozlaşmışlık olarak sirayet edişini işleyen bir roman Sözde Kızlar, tavsiyemdir.
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma