Gündüzsefası - #kitapyorumu
"Her şeyi istediğimiz gibi planlayabilir, dileyebilir, ümit edebiliriz. Ama bazen işler kendi bildikleri doğrultuda giderler..."
Herkese selam bugün Gündüzsefası'nın yorumunu yapacağım. Kitabı birkaç gün önce bitirdim. Ve kesinlikle 2020 favorilerim arasına girdi. Sarah Jio'yla geç tanıştığım için biraz üzüldüm açıkçası ama bundan sonra okumaya devam edeceğim. Kitabı bitirdiğim zaman hazmetmem biraz zamanımı aldı. Kitapta geçen yerler hakkında biraz araştırma yaptığım zaman Seattle gidilecek yerler arasına eklendi. Tabi burda yazarın da etkisi var. Kalemine değen her kelime mükemmelleşiyor. Karakterlerin iç analizleri, kitabının konusu ve anlatım biçimi... Hayran olamamak elde değil. Kitabı bitirdiğim zaman hem duygulandım hem de hayran kaldım.
Konusunu bilmeden okumaya başladığım için başlarda anlamam biraz zor oldu. Yazar iki farklı karakteri farklı olaylarla birleştiriyor o yüzden iki bakış acısıyla okuyoruz kitabı. Rs'den çıkmak için de birebir kitap, önerimdir. Aşk kitaplarında baş karakterleri sevmem genelde ama Penny öyle değildi. Yaşadığı şeylere rağmen bu şekilde davranması, doğru yolda ilerlemesi beni çok etkiledi. Naif biri olmasına rağmen güçlü bir karakterdi. Kitabın sonunda ağzım açık kaldı. Böyle bir son beklemiyordum ama yine de içimde bir umut vardı.
Unutmadan şunları da eklemek isterim. Yazar yazdığı yere kendi birebir gitmiş bu kitabını da orda yazmış. Boyle güzel bir yerde kime ilham gelmez ki ;) Siz de bir bakın derim. Kısacası Sarah Jio ne yazsa okuyacağım yazarlar arasına girdi. Gözüm kapalı önereceğim nu kitabını herkesin alıp okumasını istiyorum. Puanım 5/5. Keyifli okumalar.
Evet. Eşyaları hâlâ orada. Zamanda donmuş bir hâlde duruyorlar. Gelinliği, birkaç kitap ve hatıraları. Ada Santorini geçmişini geride
Dune - #kitapyorumu
Herkese selam bugün sizlere Dune kitabının yorumunu yapacağım. Bu yorum için çok bir beklentiye girmemenizi tavsiye ederim çünkü bilim kurguya yeni yeni başlayan biri olarak böyle bir eseri tam teşekküllü incelemem mümkün değil. Kitabı tekrardan okuyacağım zaten çünkü her okuduğunuzda farklı bir şeyler çıkarabileceğiz türde. Ve yakın zamanda filmi de gelecekti ertelendi sanırım :(
Yoruma geçecek olursak ilk olarak size konusunu alıntılayacağım daha sonra daha detaylı anlatırım. Uzak bir gelecekte geçen "Dune", ailesi çöl gezegeni Arrakis’in kontrolüne sahip olan Paul Atreides’in hikayesini anlatıyor. Galaksinin farklı noktalarındaki gezegenler, rakip feodal aileler tarafından yönetilmektedir. Çok değerli bir kaynağın tek üreticisi olan çöl gezegeni Arrakis'in kontrolü asil aileler arasında son derece talep görmektedir. "Baharat" adı verilen bu kaynak, yüksek bilinç ve uzun bir yaşam süresi sunarken, beraberinde çok ciddi yan etkileri de getirmektedir. Ayrıca yıldızlararası yollarda gezinmeye yardımcı olan kaynak da bu "baharat"tır. Bu kaynağı elde etmek isteyen feodal rakiplerden Harkonen ailesi tarafından Paul ve ailesine tuzak kurulur. Bu tuzağın sonucunda Paul'un ailesi darmadağın olarak firari hale gelir. Paul, ailesinin Arrakis kontrolünü yeniden kazanması için bir isyan başlatırken, tüm evrenin seyrini değiştirebilme ihtimalini yakalayacaktır.
Açıkçası sevip sevemeyeceğim konusunda bir bilgim yoktu kitaba başlarken. Ama bilim kurgu yönü ağır basmadığı için kolay okunuyordu benim için (birkaç terimsel ifade dışında). Ve yazarın kitabı yazma tarihine baktığımız zaman ne kadar ileri görüşlü olduğunu görüyoruz. Ve birkaç kişide gördüğüm kadarıyla öncesinde evrene hakim olmanız için birkaç şey okumanız gerekiyormuş ama ben okumadığım için bu