Neredeyse 100 yıllık bir eser(1928) olmasına rağmen Acımak, bugün hâlâ insanın kalbine dokunmayı başarabilen nadir romanlardan biri. Bu kalitede bir eser okumayalı uzun zaman olmuştu, çok iyi geldi
Romanın en çarpıcı yanı “acımak” kavramının kendisi üzerine düşündürmesi.
Gerçekten acımak ne demektir? Acımak bir erdem midir, yoksa eksik bir anlayışın sonucu mu? Empati kurmadan, gerçeği bilmeden hüküm vermek ne kadar adildir? Kitap tam olarak yargının empatiye dönüşme hikâyesi gibi…
Reşat Nuri, bu kitapta bir dönemin ruhunu, eğitim sistemini, dinî duyguların istismarını, makam sahiplerinin ikiyüzlülüğünü ve Anadolu gerçeğini ustalıkla gözler önüne seriyor. Üstelik bunu didaktik bir dil kullanmadan, adeta bir ayna tutarak yapıyor.
Eski Türkçe kelimeler ve dönemin dili okuma hızımı biraz yavaşlattı ama bilmediğim kelimelerin anlamına bakmak ve tahmin etmeye çalışmak benim için ayrı bir zevkti
Zamana karşı direnen bir metni okumak, insanı başka bir döneme misafir ediyor
Kitaba puanım 10 üzerinden 9,5. Yarım puanı ise yalnızca bittiği için kırdım :) biraz daha devam etmesini isterdim.
Duygulanmaya, şaşırmaya ve en önemlisi kendi yargılarınızı sorgulamaya hazırsanız, bu eserle mutlaka tanışmalısınız.