"Nereden geldiğini, kim olduğunu asla unutma, çünkü etrafındaki kimse unutmaz bunu. Kendi gerçeğini güce çevir. Böylece hakkındaki gerçek asla zayıf noktan olmaz. Gerçeğin senin zırhın olsun ki, kimse seni o gerçeği kullanarak incitemesin."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Kırmızı ceketini giymiyordu artık,
Çünkü şarap kırmızı ve kırmızıydı kan da,
Ellerine de şarap, bir de kan bulaşmıştı
Ölünün başucunda onu bulduklarında,
Sevdiği kadıncağız, sevgilisiydi ölen,
Öldürmüştü kadını vurarak yatağında.
O da yerini aldı Suçlular arasında,
Soluk gri bir tulum sarkıyordu sırtından;
Bir de kasket başında,
Kaygısız, şen gibiydi, adım atışlarından;
Ki hiç görmemiştim ben böyle bakan bir adam,
Bu kadar içtenlikle güne gözleri dalan."
Hatalarımın farkına varıyorum ama onları düzeltmiyorum. Bu sadece yazgımızı görebilip, onu değiştiremeyecek olduğumuzu doğrular. Hataların farkına varmak, yazgıyı tanımak ve onları düzeltme konusundaki yeteneksizliğimiz yazgının gücüdür. Hataların farkına varmak ağır bir cezadır. Kendini doğru görmek ve diğer herkesi suçlamak,
yazgıya karşı zafer kazanıldığı yanılsamasında teselli bulmak daha kolay olacaktır.