Bize hiçbir şey yapmadılar, sadece bizi büsbütün hiçliğin içine yerleştirdiler, çünkü bilindiği üzere yeryüzündeki hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar büyük bir baskı yapamaz.
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.
Her gün, her saat hayata dört elle sarılmak, gelecekten yoksun olduğunu bile bile günübirlik yaşamayı sürdürmek, tıpkı hava olduğu sürece nefes almayı bırakamamak gibi karşı konulmaz bir içgüdüydü.
Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir...Şimdi anlıyorum ki değilmiş, yollar görünmez kayalarla doluymuş...Onlara çarpmamak lazımmış...Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını fark edemezmiş