Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin.
Su olsan kimse içmez,
Yol olsan kimse geçmez,
Elin adamı ne anlar senden?
Çıkarsın bir dağ başına,
Bir ağaç bulursun Tellersin
pullarsın Gelin eylersin.
Bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün.
Köpürmüş gelen bulutları.
Başka ne gelir elden?
Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde
şu dünyanın ıssızlığı.
Tanrı kimsenin başına vermesin
böyle bir yalnızlığı!
Sanki herkes birbirini tanıyor herkes bu dünyanın ucundan tutmuş da bir ben kenarda olanları seyrediyor gibiyim. Sanki herkes olanca hızlarıyla koşuyorlar bir yerlere de ben sakin sakin yürüyorum gibi, hayat telaşının bu derece gürültü yarattığına ilk defa şahit oluyorum, halbuki insan ölümü düşünse yine de bu kadar hızlı koşar mıydı emin değilim. Yüksek bi tepeye çıkıp Cibran ın Ermiş i gibi insanlara öğütler veresim geliyor
Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yan gelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiç birinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var