Dünya üzerinde sürülen bir hayat ya da bu sürülmüş olanın izinden gitme serencamıydı. Gidilen yol ve sürülmüş yer ne kadar belli ise talibi o kadar cok, ama gercek talibi ve tozutulup bozulmus izi bulup yeni iz meydana getirebi- lecek olan da o kadar azdi. Bilinen yol bilinen vere cikarmiyordu. Bilinen yola girmek aslında herhangi bir yolu ve keşfi önemsememekti. Bilinen yol, yola bile çıkamamak evde oturmakti.
"insan ilginç ya da faydalı ne anlatabilir? Başımıza gelmiş olan şeyler ya herkesin başına gelmiş ya da yalnızca bizim başımıza gelmiştir; ilk durumda bayatlamıştır, ikinci durumda bizden başkası anlayamaz onları.
Hissettiklerimi yazıyorsam, hissetmenin ateşini azaltmak için başka çare olmadığından."
'Bende kaybolma istegi vardir. Küçükken başımı alır alır giderdim. Yine de fazla uzaklaşmazdım tabii. Kaybolayım sonsuzluğu hissedeyim diye. Ama yine de asıl istediğim aranmak, bulunmak, neden böyle bir şey yaptığımın, neden yalnız kalmak istediğimin sorgulanmasıydı.'