Kitabı ciddi manada kötü buldum. Zaman kaybı ve çok gereksiz bir kitap. Okumam da uzun sürdü zaten. Çok daha güzel kitaplar varken bu kitaba zaman ayırmayın..
Modern klasik okumayı severim. Kısadır ama sanki sayfalarca okumuş gibi hissedersiniz, derindir. Bu kitapta da güzel düşünülmüş ve yazılmış metinler vardı. Ancak insanı tam anlamıyla sarıp sarmalayan bir kitap değil bence.
Kısaca konusu: 16 yaşında gezip görmeyi çok seven Lyubov, bir gün bindiği geminin kaptanının arkadaşına (Valdevenen) yakınlık duyuyor. Aslında ilk başta Valdevenen kıza yakınlık duyuyor, kızın bundan pek haberi olmuyor. Ama zaman geçtikçe ve bazı şeyleri paylaştıkça , ikisi arasında bir çekim oluyor. Valdevenen tam gemiden ineceği sırada :) burada merak hissini kamçılamak adına inceleme konusunu bitiriyorum. Daha fazla da spolier vermeyim:)
Salome ‘ den başka kitaplar da okuyacağım ama bu eserini maalesef beğenemedim.
Yani ara sıra kişisel gelişim kitabı okumayı severim. Çünkü insanı dürtüp ayağa kaldırır, şu an yaptıklarını sorgulatır, yeni bir farkındalık kazandırır vs. Ama bu kitap bana hep bilindik şeylerin çevresinde dönüyor hissi verdi. Ne demek istiyorum? Çoğu kişisel gelişim kitabında şunlar geçer:
- Düşüncelerinize dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür.
- Asıl zenginlik insanın içindedir.
- Acı çekmek insanı olgunlaştırır.
- Eğer bir şeyi istiyorsan istikametini değiştirmemelisin.
gibi gibi. Bu kişisel gelişim kitabında da yıllardır okuduğum ve artık ben de kemikleşen altyapının üstünden geçtim sadece . Bana (çok) bir şey kattığını söyleyemem ama kişisel gelişim kitaplarına hiç başlamadıydanız , bu kitabı sevebilirsiniz. Okuması da kolay.
Yazar hakkında okuduğum ilk kitap ama tam anlamıyla bir facia. Bu yazdıklarını normal bir kafayla yazmış olamaz. Ne bileyim editörü , yayınevi falan basmayalım demedi mi anlamadım. Deseydi iyi olurdu. Kitap adı da tamamen merak pompalamak için konulmuş, içindeki metinlerle alakası yok. 2026’nın ilk kitabı bu olmamalıydı, 2026 böyle başlamamalıydı.
Yazar diyor ki ; hakikat üzerine kafa yorarım. Hakikat , gerçekte olduğu gibi midir, yoksa insanların olmasını istediği gibi mi şekillenir ? Bu roman işte burdan çıktı.
İki tane yakın arkadaş var . Park Soın ve Ci Cuyon . Park Soın öldürülüyor ve hemen hemen herkes bu durumdan yakın arkadaşı Cuyon'u sorumlu tutuyor. Çünkü Cuyon Soın'le arkadaşken ona hep zorbalık yapmış , küçümseyici davranmış. Soın fakir diye diğer çocukların da hakir görmesine maruz kalmış. Olaylar aslında herkesin bildiğinin aksine biraz farklı. ANCAK bunu kitabın bitiminde anlıyorsunuz. Kitabın kapak kısmında yazan '' TEK BİR GERÇEKLİK YOKTUR , BAKIŞ AÇISI VARDIR.'' sözü de zaten işte tam burada anlam kazanıyor.
Kitapta argo ifadeler var ama zaten yazar bunu baştan belirtiyor. Yine de eğer bu konuda hassassanız okumayabilirsiniz. Aslında bu kitap hiç tarzım değil :) ama seri kitabı olduğu için ikincisini de alıp okuyacağım galiba . Çünkü hiç ummadığım şekilde bitti.
Size tavsiye etme konusunda da kararsızım. İlk gençlik yaşındakiler sever bence ama daha edebi yönde kitap okumak isteyenler burun kıvıracaktır. İşte böyle. Bir incelemenin daha sonuna geldik. Herkese keyifli okumalar ve güzel bir haftasonu diliyorum.