Uzun zamandır kitaplığımda duran unutulmuş bir kitaptı benim için. İlk başlarda karışıkmış gibi geldi ama sonra okudukça beni içine çekti. Yeri geldi sıkıldım ama okumayı bırakmadım. Belki de yazarın başlangıç kitabı olarak yanlış bir kitabı seçmişimdir diye düşündüm. Florentina Ariza’nın sevdiği kadın evlense bile onun sonsuza dek bile olsa bıkıp usanmadan beklemeye olan kararlılığı çok etkileyiciydi. Florentina, her zaman Fermina Daza’nın sonsuza dek kocasıymış gibi davrandı; aldatan ama bağlı bir koca, kölelikten kurtulmak için aralıksız ama onda bir ihanete uğramanın düş kırıklığını uyandırmaksızın savaşan bir koca gibi. 51 yıl 9 ay 4 gün boyunca bu dünyada hiç kimsenin hiçbir şeyi, hiç kimseyi bekleyemeyeceği gibi beklemişti o günü bir an bile umutsuzluğa kapılmadan. Yarım yüzyıl sonra birbirlerine tekrardan bağlandılar. Ne zaman, nerede olursa olsun ama en çok da ölüme yaklaşıldıkça aşkın aşk olduğunun bilincine varmaya yetecek kadar yaşadılar birlikte. Kitap tam olarak sabırlı bir bekleyişin hikayesini anlatıyor. Keyifli okumalar:)