Kitap Kumbaram

Kitap Kumbaram
@kitapkumbaram
Sevdiğim/etkilendiğim alıntıları ve kitapların bende bıraktığı izleri burada biriktiriyorum. Kumbaram doldukça ben zenginleşiyorum :)
"Oysa yaralarıyla değil, kabuklarıyla olgunlaşır insan dediğin."
9/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2023 15:21
Edebi açıdan sizi tatmin edecek, pek çok farklı hayat hikayesi ve olay örgüsüyle büsbütün içine çekecek, psikolojik tahlilleriyle ve aile travmaları ile toplumsal olayları ifade biçimiyle sizi çokça durup düşünmeye sevk edecek bir roman arıyorsanız, doğru yerdesiniz. Artık rahatlıkla söyleyebilirim ki, Nermin Yıldırım benim çok sevdiğim bir yazar. Bu kitap, Dokunmadan ve Unutma Dersleri kitaplarının ardından okuduğum üçüncü kitabı. Hepsinden aldığım tat bambaşka ve hepsini alıp okumanızı gönülden tavsiye ederim. Anlatım biçimi, şaşırtıcı olay örgüleri, satır aralarında görebildiğiniz psikolojik tahlilleri, toplumsal konulara değinirken merakı ve sürükleyiciliği de bir an olsun düşürmemesi ile sizin de seveceğinize inanıyorum :) Saklı Bahçeler Haritası ise acılarla yoğrulmuş bir roman. Bir yayınevinde yönetmen olan Rıdvan'a farklı zamanlarda, kimin hangi amaçla gönderdiği bilinmeyen esrarengiz mektuplar ulaştırılıyor. Kitap boyu, İstanbul'da yaşayan Suad ve Berlin'de yaşayan Behiye isminde iki kız kardeşin 1960 yılında birbirlerine yazdıkları mektupları okuyoruz. Behiye, aşık olup eşiyle birlikte Almanya'ya kaçıyor ve o günden sonra bu iki kardeş hiç haberleşmiyorlar. Ta ki Behiye 1960 yılında ilk mektubu gönderene kadar. Böylece ikisi de Behiye'nin kaçıp gitmesinden sonraki süreçte yaşadıklarını anlatmaya koyuluyorlar. Suad'ın mektuplarında cumhuriyetin 10.yılı ve sonraki dönemin İstanbul'unu, ikinci dünya savaşının ülkemizdeki yansımalarını, bir dönem rumların, gayrimüslimlerin yaşadıkları zorlukları; Behiye'nin mektuplarında ise savaş sırasında Almanya'nın içinde bulunduğu durumu, savaşın izlerini okuma fırsatı buluyorsunuz. İkisinde de iyi ve kötünün nasıl birbiri içinde harmanlandığını, bizi biz yapanın da bizden koparanın da aslında çoğunlukla çocukluğumuzda açılan
Saklı Bahçeler HaritasıNermin Yıldırım · Hep Kitap Yayınevi · 20184,008 okunma
Reklam
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2023 16:06
Oruç Aruoba, felsefi bir yaklaşımla anlatıyor bize ilişki kavramını. Adı üstünde, -ile- ; -sen ile ben- , -ben ile sen- , -biz- ... Kitap, sevilen kişiye dair duygu ve düşüncelerin farklı zamanlarda kaleme alındığı defterlerden oluşuyor. Bu defterler, daha sonra sevilen kişiye verilmek üzere yazıldığından bir nevi uzun mektuplar olarak nitelendiriliyor. Yani yazarımız, sevdiğini, sevdiğine anlatıyor. Bunu yaparken kimi zaman kendisiyle de konuşuyor. İlişki konusunda bildiklerini, ilişkiye dair düşüncelerini, yaşadıklarının/yaşayamadıklarının nedenlerini ve sonuçlarını sorguluyor. Yaşadığı yoğun duyguları, gelgitleri, çıkmazları anlatırken sizin de bu konulardaki bakış açınızı sorgulamanıza sebep oluyor. Bazen bir cümleyi okuyup dakikalarca duvara bakarsanız şaşırmayın yani :) Benim gibi Oruç Aruoba'nın kalemiyle yeni tanışıyorsanız, yazım tarzını başta biraz garipseyebilirsiniz. Herkesin seveceği bir tarz olmasa da kitabı okurken kısa sürede adapte olabileceğinizi söyleyebilirim. Okurken o kadar çok yerin altını çizdim ki, sık sık dönüp bakacağım, sayfaları arasında gezineceğim bir kitap olacak. Üzerinde durup düşünülecek, düşünülmesi gereken çok fazla cümle var...
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,444 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2023 4. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2023 20:31
Jean-Louis Fournier 'in okuduğum ilk kitabıydı. Yazar, 40 yıllık eşini kaybetmesinin ardından kaleme almış. Bir roman ya da bir hikaye beklemeyin. Her sayfada kısa anlatılar mevcut. Fakat bazen gündelik hayatın içinden aldığı tek bir cümle öyle bir acıtıyor ki insanın canını. Eşinin kaybı üzerine ağıt yakmıyor, ağlamıyor, bağırıp çağırmıyor. Ama gitmeden önce güller ektiği bahçesinde, kurduğu sofralarda, yarım kalan kitaplarında, portmantoda asılı duran mantosunda ya da şapkalarında özlüyor onu. Kimi zaman hüzünle, kimi zaman esprilerle anıyor. Ondan önce bu dünyayı bırakıp gittiği için sitem ediyor eşine. Anlıyoruz ki, insan en çok da günlük hayattaki minik anlarda fark ediyor sevdiği şeylerin yokluğunu. Henüz vakit varken şımartalım sevdiklerimizi...
DulJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20256,7bin okunma
Hiç kimsesi kalmamış olsa da, o kendisinden vazgeçmedi...
10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2023 13:43
Şu hayatta sevildiğiniz, yuva bildiğiniz, huzurlu ve ait hissettiğiniz hiçbir yer kalmadıysa bile durun ve derin bir nefes alıp kendinizi sevin, ona sahip çıkın. Ve unutmayın; zifiri karanlıklardan geçiyor olsanız da, sonunda elbet güneş doğacaktır. ... Lütfen ama lütfen bir an önce okuyun, okunmasına vesile olun dostlarım. Hele bir elinize alın, sonra zaten elinizden düşüremeyeceksiniz... 626 sayfa olmasına rağmen bir an bile sıkılmadan okuduğum bir kitap oldu. Küçük bir kız çocuğunun kendi ayakları üzerinde durabilen ve koşullar ne olursa olsun kendi fikirlerini özgürce ifade edebilen genç bir kadın oluşuna, yaşadığı tüm zorluklara, gönlünden geçen ve bazen de gönlünü delen tüm duygularına tanık oldum. Gördüm, duydum, hissettim. O yalnız olduğunu düşünse de ben hep yanıbaşında onunlaydım sanki. Karşısına çıkanların onun ruhunu görüp, hak ettiği şekilde sevmesini ve değer vermesini çok istedim kitap boyu. Ben seni çok sevdim Jane, bitmek tükenmek bilmeyen çaban ve heyecanınla, kendin olmaktan bir an bile vazgeçmeyişinle hep hatırımda kalacaksın. ... Ah Jane, canım Jane Eyre... O kendisini bu duyguların içinde hissettiğinde henüz 10 yaşında küçük bir kızdı. Annesini de babasını da kaybetmişti. Tek akrabası olarak bildiği dayısı ona sahip çıksa da kısa süre sonra o da uçup gitti bu dünyadan. Dayısının vasiyeti üzerine yengesi ve 3 kuzeniyle aynı evde yaşamaya devam etse de sürekli hor görülmüş, itilip kakılmış, kötü bir kız çocuğu olarak etiketlenmişti. Halbuki bir parça sevgi görse, nefretle değil ilgiyle onunla konuşmaya yeltenseler durum hiç de böyle olmayacaktı. Onun yüreği kocaman bir bahçe, sevgiye susamıştı. Bir süre sonra yengesi, kimsesiz çocukların olduğu yatılı bir okula gönderdi Jane'i. Bu okul, yönetimi nedeniyle oldukça disiplinli ve zor hayat
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma