“Demek eskiden her köşe başında seni bekleyen bir talih
kuşu olurdu. Ama asıl talihli kişi, kendi talihini yaratandır.
Ve asıl talih dediğimiz şey de dengeli bir ruh, iyi dürtüler ve iyi davranışlardan oluşur.”
“Bana iyi bir hayatın, uzunluğuyla değil de nasıl yaşandığıyla ölçüldüğünü göster. Bana uzun yaşamış birinin aslında neredeyse hiç yaşamamış olabileceğinin mümkün olduğunu (hatta bunun oldukça sık görüldüğünü) kanıtla.”
“Zamanın yetersizliğinden yakınmıyorum. Ne kadar ömrüm kaldıysa ona razıyım. Bugün (şimdi) olacaklar yarın mutlaka konu şulacak. Tanrıları ikna edeceğim ve yer yerinden oynayacak.”
“Peki konu okumak ve öğrenmek olduğunda niteliği niceliğe tercih etmeye ne dersi n ? Her yeni çıkan kitaba şöyle bir göz gezdirmek yerine birkaç önemli eseri sindire sindire okumak daha iyi olmaz mı ? Belki rafların daha boş duracak, tamam ama beynin ve hayatın muhtemelen daha dolu olacaktır.”
“Başlıklarını bile okumaya bir ömür yetmeyecekse, sayısız kitap ve kocaman bir kütüphaneye sahip olmanın ne anlamı var? Böylesi öğrenciye bir şey öğretmek değil, onu yalnızca büyük bir yükün altına gömmektir. Tohumları birçok kişiye dağıtmaktansa birkaç yazara vermek yeğdir.”