Le Clézio’nun Göçmen Yıldız’ı, savaşın kazananı olmaz dercesine iki genç kızın yollarını kesiştiriyor: Biri N*zi Almanyası’ndan kaçıp İsrail’e yerleşen Esther, diğeri ise Filistin kamplarından kurtulmaya çalışan Nejma. Farklı yönlere savrulsalar da aslında aynı acının içindeler: yerinden edilmek, sürgün edilmek, çocuk yaşta coğrafyanın kaderine hapsolmak.
Yazar ne ajitasyon yapıyor, ne de taraf tutuyor. Öyle sakin, öyle sessiz anlatıyor ki her şey kendiliğinden içe işliyor. Ben de bu yalın anlatımı o kadar sevdim ki, her sayfanın ağırlığı üzerimde kaldı diyebilirim. Kitabın gücü tam da burada gizli: Abartmıyor, süslemiyor… ama insanın yüreğine dokunmayı başarıyor.
Le Clézio’nun daha önce Madalyonun Öteki Yüzü adlı kitabındaki öykülerini severek okumuştum. Göçmen Yıldız, o öykülerin taşıdığı insanlık halini bir romana yayıyor ve İster istemez düşündürüyor da tabi:
“Kim gerçekten yuvasında?”
Aysel Bora çevirisi
@kitapsemasi #1nobel1klasik grubumuzla okuduk
Öyle akıcı ki bir günde okudum
Çok çok #tavsiye
#alıntılarım
“Güneş herkes için parlamıyor mu?”
“Quebra tus cadenas” Kurtul zincirlerinden!
“ …insan gölgelerden kurtulabilir mi?
#savaş #sürgün #göç #fransızedebiyatı #nobeledebiyatödülü #2008nobelprize #book #bookstagram #kitapalıntıları #kitapönerisi #ödüllükitap #göçmenyıldız #leclezio #jmgleclézio
#aysegulvekitaplar