Sevdim Seni Ma'bûduma…
Sevdim seni Ma'bûduma canan diye sevdim, Bir ben değil, âlem sana kurbân diye sevdim. Ecrâm-u felek, levh-u kalem mest-i nigâhın, Dîddârına âşık Ulu Yezdân diye sevdim... Mahşerde nebîler bile senden meded ister, Gül yüzlü melekler sana hayrân diye sevdim... Aşkın ile buhurdan gibi tütmede bu kalbim, Sensiz bana Cennet bile hicrân diye sevdim... Tâ Arş'a çıkar her gece âşıkların âhı, Asilere lûtfun yüce fermân diye sevdim... Dağ kalbime bir lâhzacık ey nur-i dilâra, Sevdânı gönül derdine dermân diye sevdim. Bülbül de senin bağrı yanık âşık-ı zârın, Feryâd bütün âteş-i sûzân diye sevdim... Hûriler ezelden beri şeydâ-yi cemâlin, Yanmıştı sana "Yusuf-ı Ken'ân" diye sevdim... Evlâd'ü ıyalden geçerek Ravzâna geldim Evsafını medh etmede Kur'an diye sevdim. "Kıtmîr"inim ey şâh-ı Rüsûl kovma kapıdan, Alemlere rahmet dedi Rahmân diye sevdim... Şeydâ kuluna eyle nazar merhametinle, Bir lâhza nazar en büyük ihsân diye sevdim… Ali Ulvi Kurucu Rahmetullahi Aleyh
Şiir
Aslın ve Faslın Buluştuğu Yerde: Ahmet...
​"İsim, insanı kuşatan gizli bir kader, ruhun bu fani dünyadaki gizli levhasıdır." ​Benim bu dünya gurbetindeki yürüyüşüm, adımı mukaddes ve muazzam iki zirveye bağlayan o ince ama çelikten köprüyle başladı. Adım Ahmet... Dünyanın tüm kelimelerini toplasanız, gönlümde bu ismin tuttuğu yer kadar ağır, onun kadar batıni ve derin bir mana bulamam. Çünkü ruhumun aynasını ne yana çevirsem, bu fani dünyada kalbimi raptettiğim iki Ahmet’in nuruyla yıkanıyorum. ​Birincisi; daha Âdem (a.s.) su ile çamur arasındayken nübüvvet tacı giydirilen, Cenab-ı Hakk’ın Kur’an-ı Kerim’de geleceğini müjdelediği, Levlâke sırrının yegâne sahibi... Kâinatın Efendisi Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa (s.a.v.)… O, varlığın mayası, ahlakın ve insanlığın erişilmez zirvesidir. Adımı O’nun göklerdeki adının yeryüzündeki aciz bir aksi olarak taşımak, bu hayattaki en büyük şerefim ve en ağır mesuliyetimdir. Hayat dediğin, O’nun kapısında kıtmir olabilme davasından başka nedir ki? ​İkincisi ise; o sarsılmaz kapının eşiğine başını koymuş, akıl deryasını aşk girdabında boğmuş olan, fikir coğrafyamın mimarı: Üstadım Ahmet Necip Fazıl Kısakürek... Necip Fazıl Kısakürek O, "O ve Ben" diyerek benliğini Mutlak Hakikat’in önünde yok eden, "Yandım, feryat ettim, can evimden vuruldum" diyerek tasavvufun o kor ateşini ruhumuza üfleyen mistik bir deha. Kaldırımlar'da yalnızlığı, Çöle İnen Nur'da ise asıl nuru anlatan; kelimeleri birer ateşten mızrak gibi kalbimize saplayan o dervişane fikir işçisi... ​Ne muazzam bir tecelli ve ne ağır bir sırdır ki; adım Levh-i Mahfuz’da parıldayan o en mukaddes nur ile başlayıp, bu asırda o nurun hasretiyle yanan Üstadın ismiyle hemhâl oluyor. Biri kâinatın aslı, diğeri o aslın potasında eriyen fikir aslanı... ​Rabbim bu fani dünyada ismimizin hakkını vermeyi, Ahmed-i Muhtar’ın izinde fani
1000Kitap
Reklam
Kıtmir...
Kehf / 22. Ayet سَيَقُولُونَ ثَلٰثَةٌ رَابِعُهُمْ كَلْبُهُمْۚ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْمًا بِالْغَيْبِۚ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِعِدَّتِهِمْ مَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا قَل۪يلٌ۠ فَلَا تُمَارِ ف۪يهِمْ اِلَّا مِرَٓاءً ظَاهِرًۖا وَلَا تَسْتَفْتِ ف۪يهِمْ مِنْهُمْ اَحَدًا۟ İnsanlar, bu kıssanın verdiği dersler üzerinde düşünecek yerde: “Onlar üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler. “Beş kişidir, altıncıları köpekleridir” diyecekler. Bunların yaptıkları gaybı taşlamaktan ibarettir. Bir grup da: “Onlar yedi kişidir, sekizincileri köpekleridir” diyecekler. De ki: “Rabbim onların sayısını daha iyi bilir. Zâten onlar hakkında doğru bilgi sahibi olan çok az insan vardır.” O halde onlar hakkında Kur’an’da haber verilen açık delillerin dışında kimseyle tartışmaya girme ve onlarla ilgili olarak hiç kimseye bir şey sorma!
Kıtmir
Kehf / 18. Ayet وَتَحْسَبُهُمْ اَيْقَاظًا وَهُمْ رُقُودٌۗ وَنُقَلِّبُهُمْ ذَاتَ الْيَم۪ينِ وَذَاتَ الشِّمَالِۗ وَكَلْبُهُمْ بَاسِطٌ ذِرَاعَيْهِ بِالْوَص۪يدِۜ لَوِ اطَّلَعْتَ عَلَيْهِمْ لَوَلَّيْتَ مِنْهُمْ فِرَارًا وَلَمُلِئْتَ مِنْهُمْ رُعْبًا Onlar uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırdın. Tek yanlarına yatıp zarar görmemeleri için biz onları kâh sağa kâh sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde ön ayaklarını uzatmış yatmaktaydı. Eğer onları bu halleriyle görseydin dönüp kaçardın ve onlar yüzünden için korkuyla dolardı.
Kıtmir'in selamı var.
1K
Bir bozkurt ve kangal destanı Sâd. Bu zikirle dolu Kur'ân'a bak! KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR) Dedem Gazi Tuğrul devletimizin cihanşümül Azimüşşan bir devlet olması için çok çaba sarfetmişti 1280 li yıllarda dökülen alınterleri kimi zaman damlayıp bir fidan olsada kimi zaman yere düşmeden alnında kurumaya başlamıştı dedem evlat dedi uçsuz bucaksız bir devleti bana emanet ederken oğul sana en büyük mirasım zikir dua vede ilahi fermanlardır bilesinki Kuraan zikirle dolu yüce bir fermandır ne zaman okusan devletin yücelir sende yücelik ve yükseklik istersen bu hidayet kitabından öğüt al işte bu sözlerle dedem hayata gözlerini yumuyordu peki varmısınız size hem dedemi hemde bize miras bıraktığı misk fidelerini anlatayım o zaman yaslanın arkanıza dedi vesim efendi 1285 li yıllarda kangal diyarında ülkemizin kangal obası idi kurucumuz ise dedem gazi Tuğrul beydi bir boyduk hanei saadete bağlı dedemin anlattığına göre o devirlerde hiçte az değilmiş kıtmir ahlâklı köpeklerimiz ancak inkâr edenler onlara dövüşmeyi öğreterek dişiyi erkeğinden ayırmayan ayrılan köpeklerin arasına para ve et koyarak birbirleri ile dövüştererek mühim sayıda çadırlar inşa etmeye başlamışlar o inkâr edenlerin gurur ve kibirleri ile hayvan bahisleri dövüşleri oynanır hale gelmiş güzel ülkemizde Özgürlüğüne kavuşan kangallar Kendilerinden önce nicelerini helak ettik. Onlar çağrıştılar. Ama artık kurtuluş vakti değildi. KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR) İşte dedem kangal türklerinin kırık ok boyuna mensup gazi tuğrul beydi aşiretimiz tam 100 aileden oluşur bir toy zamanında dedem hakan ve bey seçildi kangal hayvanını çok sevip koruduğundan dolayı bu güzel kıtmir ahlaklı insan üstüler dedemin peşinden hiç ayrılmamaya yemin etmişlerdi hanei
1000Kitap
Reklam
Reklam