Ama bugün çalışamayacağım. İnsan her dakîka yaratıcı olamaz. Yorgunum. Yatmak, uyumak isterim. Çeşme kitâbesinde adı geçen ermişler gibi kendimi kaybetmek dilerim. Yemliha, Mislihâ... Siz hepiniz ve sen de beraber Kıtmir, gelin beni kuşatın. Etrâfıma nisyan çemberini çevirin, bir kol nöbet tutun... Kutsal halkanızdan içeri bir şey sızmasın. Hiçbir hatırlayış, özleyiş, pişmanlık sizin karakolunuzu aşıp bana değmesin. Nasıl ki mübârek adlarınız şadırvan sütununda bir çelenk gibi dolanmış, siz de bu gece benim etrafımda dönün, dönün. Adımlarınız kalbime uyuşturucu bir dümtek kaksın. Cübbelerinizden dinlendirici kokular tütsün, ellerinizden şifalı rüyalar aksın. Ben orta yerde serili yatayım, siz ayak ayak etrafımda dönün.
Sayfa 230·Kitabı okudu
Câmi avlusunda kaydırak oynayan çocuklar yanıma birikti, şadırvan kitâbesini gösteriyorlar: "Ne olur amca, okusana." diyorlar. Yurdun dört çevresinde birtakım muammâlı yazılar gören yaşlı kimselerin bu yazıyı tanıdıklarına şâhit olan açıkgöz veletlerin için için sinirlenip kudurduklarını biliyorum. Hoş; kitâbeyi onlara okuyayım, anlamazlar ki. Besmeleyi biliyorlar. Alt tarafını da ben tercüme edeceğim: "İnnel-ebrâre yeşribûne min ke'sin..." Temiz yürekli insanlara kâfur gibi ferahlatıcı kâseler sunulmuştur. Tanrı yolunda yürüyenler bu kaynaktan içtikçe içleri açılır. Kitâbenin altında Kehf pirlerinin adları yazıı: Yemliha, Mislihâ, Mekselinâ, Mernus, Debernuş, Sâzenuş, Kefşetatayuş, Kıtmir
Sayfa 229·Kitabı okudu
Reklam
İyilerin yanında olmak , kişinin Allah nezdindeki yerini de belirler. Ashab-ı Kehf 'in köpeği Kıtmir'in izzeti , peşine takıldı iyilerin Allah katındaki şerefiyle geldi. Dolayısıyla bizim değerimiz de kiminle yürüdüğümüzde, kimin ardından gittiğimizde saklı. Kıtmir bir köpekti ama iyilerle beraber olunca cennete girdi.
Dedemi bundan sonra da rahat bırakmadım, hayatta neleri sevdiğini bilmek istiyordum. Cevap almak için haftalarla uğraştım. Mânâ âleminde neden sonra benimle konuşmak lûtfunu gösterdiği vakit gene "Sersem! Ah iflâh olmaz sersem!" diye söze başladı. Tepeme müthiş satır darbeleri indirir gibi sert sert, kesik kesik bağırdı. Ne mi seviyormuş, işte: Dînim, îmânım Kılıcım Kur'ânım. Kitmir, Cimcime, Hemcanım. Kıtmir, Paşa dedemin köpeği; Cimcime kedisi, Hemcanım atı imiş. Asıl merâkım olan meseleyi, dedemin bir kadın aşkı çekip çekmediğini hiçbir zaman çözemedim. Daha ne kalıyor?... Evet, meşhur kandil; dedemin hiçbir zaman yanından ayırmadığı mineli bir yeşil kandili varmış. Bir de ballı aş dedikleri bir hamur tatlısını severmiş. Mûsıkî severmiş, şiir severmiş
Sayfa 18·Kitabı okudu
Bizim de sizinle birlikte yaşamak üzere halk edildiğimizi fark etmediniz. Cennetle müjdelenmiş Kıtmir'in soyundan olduğumuzu görmezden geldiniz.
Yanlış bilgi, 'Eshabi kehf' dediği yer şu an Naxçıvanda
“Yedi Uyuyanlar” hikâyesi kısaca şöyleydi: Adları Yemliha, Mekselina, Mesliha, Mernuş,Debernuş, Sazınuş, Kefaştateyuş olan, ilk Hıristiyanlardan yedi dindar genç; İslam kaynaklarında adı Dekyanus olarak geçen, Roma İmparatoru Decius’un baskısından kaçmaya karar vermişler ve bir mağaraya sığınmışlar. Yanlarında Kıtmir adındaki köpekleri de varmış. Bu inanmış yedi genç, İzmir yakınlarında, Efes’te olduğu söylenen, ancak değişik kaynaklarda Urfa’da, Tarsus’ta, Antalya’da ve Afşin’de olduğu da iddia edilen mağarada; güneş yılına göre üç yüz, ay yılına göre üç yüz dokuz yıl uyuduktan sonra, kendiliklerinden uyanmışlar ve yanlarında bulunan, onlar derin uykularındayken tedavülden kalkmış bir parayı içlerinden birine vererek, onu ekmek alması için şehre göndermişler. Bu para şehirde büyük bir heyecan yaratmış, ahalinin bir kısmı bu gençlere, yani mucizeye inanırken, bir kısmı da inanmamış. Hem İslam, hem Hıristiyan kaynaklarında değişik biçimlerde yer alan bu hikâyeye, “Yedi Uyuyanlar” ya da “Eshab-ı Kehf” yani “Mağara Arkadaşları” adı verilmiş
Sayfa 9
Reklam
Reklam