Ne Lestrigonlara rastlarsın, Ne Kikloplara, ne azgın Poaeidon'a, Onları sen kendi ruhunda taşımadıkça, Kendi ruhun onları fikmedikçe karşına. Kavafis - İthaka
Sayfa 92·Kitabı okuyor
Benim psikanalize büyük ölçüde karşı çıktığım husus ıstırabın bir hata, bir zayıflık göstergesi, hatta bir hastalık belirtisi olduğuna dair peşin hükmüdür. Oysa bugüne kadar bildiğimiz en yüce gerçekler, muhtemelen insanların acılarından ortaya çıkmıştır. Arthur Miller
Sayfa 92·Kitabı okuyor
Reklam
Gönlüm bazen yarı günah addeder Kaderimi sözcüklere dökmeyi; Zira sözler de tıpkı Doğa gibi Gerçeği yarı söyler, yarı gizler Tennison İn Memoriam
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Talep arz meselesi.
1920'lerde içki ve sigara içen, sert ve seksi kızlar çekiciydi; bugün moda, daha çok evcimenlik ve cilve istiyor.
Sayfa 13·Kitabı okuyor
Özetle, genç kızların çoğu için, 19. yüzyılda gerçekleşen cinsel devrimden önce, bakireliğin korunması konusu hiç değişmeyen bir kaygı unsurudur. Çok erken yaşta, kendini bırakışın zevklerine boyun eğen kızlar, gebe kalmasalar bile, kendi içlerinde yaşayacakları dramların, hatta vicdan azaplarının, başkaları tarafından ayıplanmanın, evlilik pazarında değer kaybetmenin sıkıntısını yaşarlar. Bazı oğlanlar bile, cinsel ahlakın tutarsızlığına karşın, bekâretlerine değer verirler. Kimi günlüklerde bu saplantının yankılarına rastlanmaktadır.
Beden Üstünde Kesişen Bakışlar/ Dinin Etkisi/Bakirelik ve Kendini Tutma
Zaman zaman, çocuğu görmeye giden ergen kızlar ve oğlanlardan biri ağlayarak veya hiddetle dönmez evine. Daha doğrusu, evine dönemez. Kimi zaman daha yaşlı bir adam ya da kadın bir-iki gün susar kalır, sonra evini terk eder. Bu insanlar sokağa çıkar, sokakta bir başlarına yürürler. Yürüdükçe yürürler ve güzel kapılardan Omelas kentinin dışına çıkarlar. omelas’ın tarlaları boyunca yürür dururlar. Her biri tek başına gider, oğlan veya kız, erkek veya kadın. Gece bastırır; yolcular köy sokaklarından, sarı ışık yanan pencerelerin arasından geçer ve tarlaların karanlığına doğru gider. Her biri, tek başlarına batıya veya kuzeye doğru, dağlara doğru giderler. Yollarına devam ederler.Omelas’ ı bırakır, karanlığın içine doğru yürürler ve geri gelmezler. Gittikleri yer çoğunuz için mutluluk kentinden bile daha zor tahayyül edilebilir bir yerdir. Onu hiç betimleyemem. Belki de yoktur. Ama nereye gittiklerini biliyor gibiler Omelas’ı bırakıp gidenler...
Distopik Kurgu
Reklam
Reklam