Ormanlar, yaşayışımızda önemli bir yeri olan aynı zamanda yurdumuzun doğal zenginlik kaynaklarıdır. Ormanların sayılamayacak kadar çok faydaları vardır. Ormanlarımız bizlerin sağlık, güzellik ve servet kaynağımızdır. Yağmur yağmasını sağlayan, havayı temizleyen, toprak kaymalarını önleyen ormanlarımızdır. Ormanlarımız yurdumuzun süsü, güzelliği ve berekettir
Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali
"Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu."
Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı lirik aşk hiyakesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.
1907 yılında Bulgaristan’da doğan Sabahattin Ali babasının piyade yüzbaşısı olması nedeniyle Edremit, Çanakkale, İstanbul gibi şehirlerde yaşıyor ve sık sık okul değiştiriyor. Balıkesir Öğretmen Okulu’nu bitiren yazar Yozgat’ta öğretmen olarak görev yapmaya başlıyor. Kazandığı bir sınav sonucu Almanya’da eğitime giden Sabahattin Ali Berlin ve Postdam’da eğitim gördükten sonra Aydın’da Almanca öğretmeni olarak çalışıyor. 1932 yılında Atatürk’ü yeren bir şiir okuduğu gerekçesiyle Konya ve Sinop cezaevlerinde yatan yazar 1933 yılında Cumhuriyet’in 10. yılı nedeniyle çıkan af sonucu özgürlüğüne kavuşuyor. Almanca öğretmenliğinin yanı sıra Ankara Devlet Konservatuarı’nda çevirmenlik yapan Sabahattin Ali 1946‘da Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa dergisini çıkarıyor.1937 yılında Kuyucaklı Yusuf, 1940 yılında İçimizdeki Şeytan ve 1943 yılında Kürk Mantolu Madonna romanlarını yazan Sabahattin Ali’nin 1934 yılında Dağlar ve Rüzgâr, 1937 yılında Kurbağanın Serenadı ve Öteki Şiirler‘i