5/10
·272 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:07
Güzel bir konusu vardı ama bu konu hiç iyi işlenmemişti, Açıkçası neden ödül aldığını anlamadım çünkü kitabın distopik bir evreni olsada bu evrenin detaylarını hiç görmüyoruz,Kitabın büyük çoğunluğu boyunca kareterlerin yatılı okulunda yaşadıklarını okuyoruz,Bir merak unsuru olsada zaten kitabın konusu bu olduğu için çocukların klon olduğunu öğrenince hiç saşırmadım ,Ayrıca yazım dili çok duygusuz ve ruhsuzdu sadece olaylar çat çat diye anlamıştı ,üzücü olan yerlerde bile insan üzülemiyor Ayrıca bizim karekterlerin diğer insanlar gibi bir ruhu olduğu söyleniyor ama bu şekilde davranmıyorlar ,Kitabın sonunda niye kaçmadılar hiç anlamadım onları durduran biride yoktu,Yada kaçsalardı başlarına ne gelirdi bundan hiç bahsedilmiyor,Yazar resmen bu ihtimali yok saymış ,O kadar klondan tek biri bilemi kaçmak istemedi? Maalesef kitabı sevemedim Beni Asla Bırakma
1000Kitap
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
10/10
·208 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 19:22
Kitap boyunca sosyal, politik ve insana dair birçok meseleye ironik ve yer yer acımasız bir dille yaklaşıyor. Günday’ın burada yaptığı şey aslında bildiğimiz şeyleri süslemek değil; bildiğimiz ama görmezden geldiğimiz şeyleri tekrar yüzümüze çarpmak. Öykülerin önemli bir kısmı devlet, iktidar ve sistem eleştirisi üzerine kurulmuş. Özellikle İmparatorluk Özel Kalem Müdürlüğü’nün Dikkatine gibi metinlerde devletin vatandaşa bakış açısı alaycı ve sert bir dille ters yüz ediliyor. Bürokratik dilin soğukluğu içinde insanın nasıl değersizleştirildiği hissettiriliyor. Siyaset Akademisi 12. Dönem Sözlü Sınavı gibi öykülerde ise siyaset, neredeyse bir tiyatro sahnesi gibi ele alınıyor; ezberlenmiş cevaplar, boş söylemler ve gerçeklikle bağını koparmış bir sistemin ironisi öne çıkıyor. Bazı öykülerde bu eleştiri daha da genişliyor. Örneğin Üst Düzey Yazışmalar gibi metinlerde insan-hayvan ilişkisi üzerinden bile insanın şiddeti ve duyarsızlığı gösteriliyor. Günday’ın dili burada özellikle rahatsız edici bir noktaya geliyor; çünkü anlatmak istediği şeyi yumuşatmıyor, tam aksine keskinleştiriyor. Kitapta yer alan öykü isimleri bile başlı başına bir mesaj taşıyor; uzun, bürokratik, neredeyse makale ya da rapor başlığı gibi duran isimler, içerikteki ironiyi daha baştan kuruyor. Dünyanın İlk Klon Devlet Başkanı ve İç Burkan Dramı ya da Toplum İnşası ve Mühendisliğinde Bir Yalıtım Malzemesi Olarak İnsan Eti Kullanımına İlişkin Kılavuz gibi başlıklar bile zaten kitabın tonunu özetliyor: ciddi görünen şeylerin içinin ne kadar absürt olabileceği. Kitap boyunca dikkat çeken şeylerden biri de Günday’ın küçük metinlerle büyük cümleler kurması. Birkaç sayfalık öykülerde bile toplum, birey, devlet ve güç ilişkileri üzerine ağır eleştiriler var. Kısa olmalarına rağmen bazı hikâyeler uzun
DerzHakan Günday · Doğan Kitap · 02,223 okunma
Reklam
YANDIM ANAMM!!!
3/10
·264 syf.··
2026 63. kitabı
Reading Slump döneminde ilaç gibi gelen, aynı zamanda akla zarar bir kurgu olduğunu belirtmem gerek. Şimdi. Birinci kitapta o çok sevdiğim Rowan'ın kardeşi Sergei'nin hikayesini bu kitapta okuyoruz. - Sergei'nin eğitim sürecini, geçmiş gelecek arasında gidip gelmesini çok isterdim. Okuduğum üç kitapta da karakter isimleri farklı, bazı hobiler farklı ama davranışların hemen hemen aynı olması çok canımı sıktı. -Yazarın bu açıdan kaleminin gelişmesi şart! Kısır bir döngü içinde, bindik bir alamete gideyoz kıyamete. İkinci bir sorun apayrı bir konu... -Rowan, tıpkı kendi gibi mal bir klon yetişmesine vesile olmuş. MAL OĞLU MAL. Yarım akılla okumayanlar anladı, ne demek isteğimi. - Hayatımda böyle smut görmedim arkadaş. 17 yaşındaki halimle bu kitabı okumuş olsaydım, camdan atlardım. O kadar... Kitabı camdan atsam da kafi gelir... kdfjlkd - Neyse şaka bir yana da ben bu Sergei'ye çok bel bağladım be arkadaş, dedim manyak bu herif, alayım hadi. Anaa, bir de ne göreyim. Adam süzme seks mafyası. Mübarek o nasıl sahneler... Şimdilik bu kadar, ben kitabı camdan aman 150 lirayı yavaşça kütüphaneme koymaya gidiyorum. Bundan sonraki serilerde, tabularıma ters şeyler olduğu için, "Kusursuzca kusurlu serisine" bu kitapta veda ediyorum. ELVEDAAA...
Mafya
Saklı GerçeklerNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20251,876 okunma
Gazanfer Paşa'nın Bir İkincisi Detaylı İnceleme
6/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 156. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 14:26
Gazanfer Paşa’nın Bir İkincisi, ilk sayfalarda bana çok güçlü bir fikrin fazla kısa işlenmiş olduğu hissini verdi. Hikayenin temelindeki “yerine geçme” fikri aslında oldukça büyük bir psikolojik gerilim potansiyeli taşıyor. Ancak ilerledikçe, kitabın daha fazla uzaması halinde aynı etkiyi koruyamayacağını düşündüm ve sonunda tam kararında bittiğini hissettim. Belki de bu hızlı ve doğrudan anlatım, kitabın bugün hala akıcı şekilde okunabilmesini sağlayan şeylerden biri. Benim için hikayenin en ilginç karakteri Gazanfer Paşa’dan çok Ahmet Şevki oldu. Çünkü Gazanfer Paşa’ya olan fiziksel benzerliği sayesinde, onun yerine geçerek basit işlerinde bir klon gibi yardımcı olarak karşılığında yüklü bir maaş ya da getiri elde ederek zengin bir hayat yaşayabilecekken, başlangıçta makam ya da büyük bir servet istememesi dikkat çekici. Sadece kendisi ve annesi için refah bir yaşam istemesi, karakteri daha insani ve trajik hale getiriyor. Gazanfer Paşa ve Ahmet Şevki bu benzerlik üzerine bir anlaşmaya varıyorlar. Bu anlaşmaya göre Ahmet Şevki, Gazanfer Paşa'nın çok da önemli olmayan ama çok zamanını alan basit işlerde, toplantı ve davetlerde Paşanın yerine geçecek ve ona biraz nefes alacak dinlenecek zamanı kazandıracaktır. Bunu da ikisinden başka bilen bir tek Gazanfer Paşanın doktoru ve eski arkadaşı olan Doktor Bedri olacaktır. Başlarda her şey tam da böyle giderken Ahmet Şevki'nin Gazanfer Paşanın yerine bir aylığına gittiği eski bir tanıdıklarının konağında, Meliha ile tanışmasıyla ve ona aşık olmasıyla birlikte hikaye başka bir yere evriliyor. Ahmet Şevki, katı ve haşin tavırlı Gazanfer Paşa rolünü oynarken ilk kez gerçekten “kendisi” gibi davranmaya başlıyor ve tam da bu yüzden kontrolü kaybediyor. Meliha’nın, Ahmet Şevki’yi, eskiden kaba ve haşin tavırlı olan Gazanfer
1000Kitap
Gazanfer Paşa'nın Bir İkincisiSelim Nüzhet Gerçek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026100 okunma
6/10
·191 syf.··
2026 9. kitabı
On Küçük Asker On Küçük Asker yemeğe gitti, Birinin lokması boğazına tıkandı. Kaldı dokuz. Dokuz Küçük Asker çok geç yattı, Sabah biri uyanamadı. Kaldı sekiz. Sekiz Küçük Asker Devon'a gezmeye gitti, Biri geri dönmedi. Kaldı yedi. Yedi Küçük Asker odun kırdı, Biri baltayla kafasını yardı. Kaldı altı. Altı Küçük Asker kovanla oynadı, Birini yabanarısı soktu. Kaldı beş. Beş Küçük Asker hukuka merak sardı, Biri yargıç oldu. Kaldı dört. Dört Küçük Asker denize yüzmeye gitti, Birini kırmızı balık yuttu. Kaldı üç. Üç Küçük Asker hayvanat bahçesine gitti, Birini büyük bir ayı kaptı. Kaldı iki. İki Küçük Asker güneşte oturdu, Birini güneş çarptı. Kaldı bir. Bir Küçük Asker yapayalnız kaldı,
Polisiye / Gerilim
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200643,5bin okunma
7/10
·454 syf.··
2026 8. kitabı
Kötülük genlerden mi yoksa yetiştirme tarzından mı gelir? Sorunun cevabını ararken kanınız donacak. Benim gibi hem polisiye hem de Gen ve DNA ile ilgili bir bilim kurgu fantezisi arıyorsanız hiç zahmet etmeyin direkt bu kitaba başlayın. DNA'nın kalıtımı fiziksel ve mental olarak nesilden nesile aktarıldığı ve buna benzer insanın Dopamin denilen şeyin duygularımızı etkilediğini anlatan bilimsel bazı fikirleri çok derine inmeden bizim anlayabileceğimiz sade bir dille anlatmış yazarımız. Dili basit akıcılığı bilgi veren kısımlarda ağır ilerlese de konuşma bölümlerinde akıp gideceğiniz ve bazı sahnelerde sürükleneceğinizi düşünüyorum. Özellikle de Amerika'nın nasıl desem savunma için yaptığı çalışmalarda çocukları kullanması, onların fizyolojisini ve biyolojisini değiştiren ilaçlarla zehirlemeleri ve üslüne üslük bu çocukların geçmişteki birçok seri katilin genini taşıması, yok daha neler dedirttiren birtakım durumlardan sadece biriydi. Asıl korkunç olan kısma geleyim bu çocukları ikiye ayırıyorlar. Birinci gruba şiddet, +18 içerik film ve dizilerin yanı sıra hayvan öldürme, fiziksel ve mental olarak taciz ve tecavüz gibi unsurlarla onların egolarına derin izler bırakıyorlar. Diğer çocuklara ise normal bir çocuğun yaşayabileceği bir hayat tarzı sunuluyor. Burada aile kavramı ve yetiştirme tarzının ne denli önemini de bu kitapta öğreneceksiniz. İşin en korkunç tarafı şu, bu çocuklara bunu yapan aile denilen şarlatanların para alması. Çocuklar DSTI denilen araştırma tesisinde bu yaşadıkları durumları baz alarak belli başlı testlere ve ilaçlara tabi tutulup zehirleniyorlar, ta ki 3 haziran cuma gününe dek. Castillo adında bir asker soruşturmayı ele alan 3-5 kişiden biridir. Komutanlarının izni olmadan Jeffrey Dahmer'in 16 yaşındaki klonunu da bu karanlık soruşturmaya dahil
Polisiye / Gerilim
KlonGeoffrey Girard · Panama Yayıncılık · 20161,118 okunma
Reklam
Reklam