Kitabın zararsız ve sadık bir dost olduğu çok söylenmiştir.
Kitaplar dost mudur? Elbette
Sadık mıdırlar? Belki
Zararsız mıdırlar? Asla
Bilmem hangi İngiliz demiştir ki : "Her zaman size itaat ederler, her sorduğunuza cevap verirler, yalan söylemezler, aleyhinize dedikodu yapmazlar, ödünç para istemezler, dilediğiniz zaman susarlar, çağırdığınız zaman gelirler. Kitaplâr eşsiz birer dostturlar."
Birşey öğrenmek için, düşünmek için, bir mesele halletmek için kitaba sarıldıkları halde okumanın metodunu bilmedikleri için tadını alamayanlardan bahsedeceğim. Bunlar sinema seyreder gibi gözlerinin önünden satırların, fikirlerin, hayallerin geçişine dalanlardır. Eğer bu fikirler anlaşılmaz şeylerse ve bu hayaller güzel değilse, onları sıkar; kitabı ellerinden bıraktırır.
"Bir Yargıcı bilgilendirerek ikna etmektense,ona yalvararak beraat etmeye çalışmak bana pek adil gelmiyor.
Yargıç,adaleti lütuf gibi dağıtmak için değil,yasalara göre hüküm vermek için o mevkie getirilir.
Hatta hoşuna gidenlere lütufkar davranacağını değil,yasalara göre karar vereceğine yemin eder.
Bizler sizi yeminlerinizi bozmaya alıştırmamalı,sizler de bunlara alışmamalısınız."