KOCAMI BEN ÖLDÜRMDİM
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 82. kitabı
Li Xuelian’ın hikayesi Çin’in tek çocuk politikası yüzünden başlıyor. Kadın ikinciye hamile kalınca kocası Qin Yuhe ile sahte boşanma planı yapıyor. Çocuk doğunca yeniden evlenecekler ama uyanık koca gidip başkabiryle evleniyor. Hesap sormaya gelen Li 'ye herkesin içinde sen zaten kötü yolda bir kadındın diyerek iftira atıyor. ​İşte absürtlük burada başlıyor. Li'nin derdi nafaka değil namusunu temizlemek. Kafasındaki plan şu: Mahkeme boşanmanın sahte olduğunu kabul edecek, otomatikman yeniden evli sayılacaklar ve kocasına asıl ben seni istemiyorum diyerek gerçekten boşanacak. Hakim imzanız var kanunen boşanmışsınız deyince Li çıldırıyor. Hakimi rüşvetçilikle suçluyor, valinin arabasının önüne atlıyor. İş öyle büyüyor ki her yıl Pekin’deki Büyük Halk Kongresi döneminde başkente gidip meclis kapısına dayanıyor. ​Koskoca devlet yetkilileri tek bir kadının inadı yüzünden stresten tırnaklarını yiyor. Kadın Pekin'e gidip hükümeti rezil etmesin diye kapısına korumalar dikiyorlar, önüne paralar yığıyorlar. Ama bizimki parayı fırlatıp atıyor, tek istediği kocasının haksızlığını itiraf etmesi. Devlet bürokrasisi tek bir kadının karşısında felç oluyor. ​Li Xuelian tam 20 yıl sonra yorulup davayı bırakmaya karar veriyor. Yetkililer havalara uçuyor ama bürokrasi o kadar paranoyaklaşmış ki kadından davanın peşini bıraktığına dair resmi kağıt istiyor. Bu güvensizlik gururuna dokunuyor ve kadın yine Pekin'e gidiyorum diyerek son protestoyu başlatıyor. Yetkililer alarm verip yolları kesiyor. Tam bu kovalamacanın ortasında eski kocanın trafik kazasında öldüğü haberi geliyor. ​Koca ölünce 20 yıllık dava düşüyor. Çünkü artık mahkemenin evliliği iade edip kadının yüzüne karşı boşanabileceği bir koca yok. Yetkililer kutlama yaparken hayatının amacını kaybeden kadın ne mi yapıyor okuyunca
Kocamı Ben ÖldürmedimLiu Zhenyun · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202616 okunma
9/10
·174 syf.·
2026 146. kitabı
Yola Düşünce Demet Tezcan Demet Tezcan, kalemiyle okuyucuyu coğrafyalar arası bir seyahate çıkarırken aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine doğru edebi bir yolculuğa da davet eden bir kalem. Benim için bu eser, yazarın üslubuyla kurduğum bağı perçinleyen ve 24 saat geçmeden okuyup bitirdiğim ikinci Demet Tezcan kitabı oldu. 174 sayfadan oluşan kitap, adeta bir çırpıda okunabilecek kadar akıcı, duru ve sürükleyici bir dile sahiptir. "Yola Düşünce", esasen klasik ve alışılagelmiş bir gezi yazısı olmanın çok ötesinde bir konuma sahiptir. Eser, seyahatname, yolname, deneme ve anı türlerinin iç içe geçtiği, edebi yönü kadar düşünsel ağırlığı da hissedilen derin bir "şahitlik" kitabıdır. Tezcan; Suriye, Lübnan, Pakistan, Cibuti ve daha pek çok İslam coğrafyasında bizzat tanık olduğu insani durumları, ümmetin çektiği acıları ve saklı kalmış hayat hikâyelerini, kendi içsel sorgulamalarıyla birleştirerek başarılı bir şekilde aktarıyordu. Özellikle Yahudiler ve işgalci İsrail rejimi hakkındaki tespitleri, siyonizmin coğrafyadaki yıkıcı etkilerini ele alış biçimi ve bu zulme karşı koyduğu net duruş, kitabın en güçlü ve tamamen katıldığım yönlerinden birini oluşturuyor. Ancak kitabın genel olarak takdir ettiğim bu başarılı anlatımının yanında, fikrî ve itikadi açıdan mesafe koyduğum, düşünce dünyamla uyuşmayan önemli noktaları da mevcut. Yazarın Şia dünyasına ve coğrafyasına karşı sergilediği aşırı hoşgörülü tutum, bu ekolden sürekli müspet bir dille bahsetmesi metnin geneline yansıyan belirgin bir tercih. Bu durumun en somut örneği, Ali Şeriati’nin mezarına yapılan ziyaretin anlatıldığı bölümde karşımıza çıkıyor. Yazarın, Şeriati'nin kabrini "sıradan fanilerin kabri gibi değil, sade ama mezarı da düşüncesindeki
Edebiyat
Yola DüşünceDemet Tezcan · Pınar Yayıncılık · 20119 okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2026 52. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:07
Antabus’u okuyunca da aynı yorumu yapmıştım devamı “Ülker Abla” için de yineliyorum; Seray Şahin; yurdum kadınını en güzel gözlemleyen ve yazıya döken yazarlardan. Yıllarca kocasının dayağından bıkmış sesini çıkaramamış bir kadın Ülker Abla. Kaçacak bir yol umuduyla hastaneye sığınıyor, olaylar da orada başlıyor. Yüreğiniz elverirse buyrun okuyun. Ben tüm kitabı çize çize okudum.. “Yıllarca kocama gıcık verir gibi yaşadım. Benim nefsi müdafaa biçimim: Yaşamak. Kocam beni öldürebileydi de yargılansaydı, mahkemede kendini savunmak için ağır tahrik unsuru olarak, "Kadın yaşıyordu hâkim bey, erkeklik gururuma dokundu," derdi.” “Bir şey söyliyim mi, insanların ne kadar kuruntusu varsa hep tokluktan. Televizyonda da görüyoruz, zenginler hep psikologlarda. Niye? Toklar da ondan. İnsan kısmı açlık derdi olmayınca başka dertler bulup kendini oyalamak ister. Hâlbuki aç insanın kursağından başka derdi olmaz.”
Ülker AblaSeray Şahiner · Everest Yayınları · 20213,418 okunma
10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 10:45
Üç evlilik; Bir kadın iki koca Anna Karanina Aleksey Aleksandrovic Karanin Kont Vronskiy Doli/Stephen Arkadyic Levin /Kiti Hangisi ideal bilemem. Her çift yolu birlikte sekillendirir. Aşk, sevgi, mutluluk, ikili ilişkilerde tarafların birbirine karşı tutum ve davranışları, tutku , sosyal statü, konfor alanı, ekonomik güç, el alem ne der, din ne der, ben ne kazanırım ne kaybederim, çocuklar ne olacak ...... Duygularına yenik düşen insanın kendi yarattığı çıkmazda boğulması .... İnsanı insan yapan duygular elbet ama duygular ele geçirince benligimizi ve akıl terk edince ya da tersi, duygulardan arınmış akılla yol alırken.... iki türlüde cehennem oluyor hayat. Duygularımızın esiri olmadan yaşamın tadını çıkarırken benciliğe kapılmadan ve kimseye zarar vermeden yaşayabilmek... becerebilsek ne güzel olur. Tüm kahramanların haklı ya da haksız olduğu haller vardı. Bin küsür sayfalık roman yaşama dair pek çok sorgulama yaptırdı. Betimlemeler görsel zenginlik ve imgelem gücü geliştirirken karakterlerin her biri bir konuyu düşündürttü. Hem okudum hem dinledim çünkü isimler ve konular arasındaki bağı ancak yerleştirdim. Okumak zor değildi sadece akrabalık ilişkileri ve isimler zorladı. Nietzsche'nin şiirini anımsadım. ANLADIM… Öyle bir hayat yaşıyorum ki, Cenneti de gördüm, cehennemi de Öyle bir aşk yaşadım ki Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de Bazıları seyrederken hayati en önden Kendime bir sahne buldum oynadım Öyle bir rol vermişler ki Okudum okudum anlamadım. Kendi kendime konuştum bazen evimde
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2026 9. kitabı
Bay ve Bayan Wright icin işler uzun zamandır yolunda değildi.Hayati boyunca yüz körlüğünden mustarip olan Adam ve geçmişi sırlarla dolu karısı Amelia. İskoçya'da iki günlük tatil kazanan çift burada ya evliliklerini onaracak yada bitireceklerlerdi.İclerinden birisi uzun zamandır yalan söylüyordu. Karımı üç kelimeyle anlatabilirim: Güzel, hırslı, merhametsiz..." "Kocamı tanımlamak için tek kelime yeter : yalancı..." On yıllık bir evlilik, ömürlük sırlar ve unutulmaz bir yıl dönümü.." Hızla akan bir macera. Zeki kurgulanmış bir hikaye ve muazzam bir finali olan kitapti. İyi okumalar..
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,4bin okunma
5/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Herşey bir yana, hamilelik gibi eşlere özel ve mahrem bir haberi, Leyla'nın annesinin pazarın ortasında, öfkeyle damadına haykırması ne mana? Öncesi sonrası SEBEP NE OLURSA olsun böyle bir konuda anne haddini bilmeliydi. Gram rahatsız olmadı bu durumdan daha da kötüsü Leyla da annesine ağzını açıp "bu bizim özelimiz, kocama söylemek sana mı kaldı" diyemedi, takılmadı bile. İlk wattpad halinde de okuyup aynı noktaya sinirlenmiştim, şimdi de değişen bişey yok. Bunca okuyan kişinin de buna takılmaması çok garip. Öfkeye yenilmek bu konuda asla bir bahane değil
Elzem: Leyla GecesiHümeyra · Guardian Yayınları · 2026129 okunma
Reklam
Reklam