Kojiki
10/10
·170 syf.··
2026 128. kitabı
sadece tozlu bir tarih kaydı değil; rasyonel dünyanın gri örtüsünü kaldırıp altındaki o vahşi, çocuksu ve bir o kadar da büyüleyici hayal gücünü fışkırtan bir pınardır. Batılı kutsal metinlerin o ağırkanlı, yargılayıcı ve keskin ahlakçılığından sonra Kojiki’nin dünyasına girmek, insanın üzerine buz gibi bir şelale suyunun dökülmesi gibi bir his yaratıyor. Burada tanrılar hata yapıyor, korkuyor, ağlıyor ve hatta fiziksel kirlilikten arınmak için nehirlerde yıkanıyorlar; yani karşımızda kusursuz idealler değil, doğanın ta kendisi gibi ham ve dizginlenemez bir enerji var. Bu metni okurken, modern insanın unuttuğu o "her nesnenin bir ruhu olduğu" fikrinin, Japon kültürünün derinliklerine nasıl ilmek ilmek işlendiğini hayranlıkla izliyorum. Benim için bu eserin en etkileyici yanı, siyasi bir meşruiyet aracı olarak tasarlanmasına rağmen, bu amacını aşan o şiirsel ve mitolojik derinliğidir. Amaterasu’nun karanlığa gömülen dünyaya küsüp bir mağaraya saklanışını okurken, aslında kolektif bilinçaltımızdaki o karanlık ve aydınlık çatışmasının en saf halini görüyorum. Kojiki, mantıklı açıklamaların peşinde koşan zihnimi bir kenara bırakıp, dünyanın henüz "genç" olduğu ve her ağacın, her rüzgarın bir tanrıyla konuştuğu o kadim zamanlara duyulan nostaljik bir özlemi tetikliyor. Japon ruhunu anlamak isteyen birinin bu kaotik ve sürreal labirente girmeden, o kültürü sadece yüzeysel bir kabuk olarak tanıyacağına inanıyorum.
Duygu ve Düşünce
KojikiYasumaro · Gece Kitaplığı · 20242 okunma
TARŌ VE ŞEHİRLER Kajii Motojirō (Çeviren: Bilal Ünal )
Sonbahar yeni yıkanmış nevresim gibi rahatlatıcıydı. Tarō birinci şehirde yazlık giysisini tefeciye bırakıp[1], ikinci şehirde biftek yedi. Biraz kafayı bulup, semtin yukarısına çıktığında öğlen
1000Kitap
Eski Japon tarihi için, en önemli iki kaynak "Nihongi" ve "Kojiki" adlı kitaplardır.
Sayfa 12
Norinaga'nın 48 ciltlik ' Kojikiden' (Kojiki'nin Yorumu, 1764-1798) yapıtı, onun, eski gerçeklerin yeniden inşası çabalarının kanıtıdır.
Sayfa 141·Kitabı okudu
Felsefe
Yamato Takeru, Haşirimizu denizini geçmek için bir sandala biner. Ne var ki, denize açıldıktan kısa bir süre sonra; sandal, dev dalgalar arasında batıp çıkmaya başlar. Aynı sandalda bulunan Ototaçibana-hime isimli bir prenses, aşağıdaki şiiri okuduktan sonra kendini hırın dalgaların arasına bırakır ve fırtınanın dinmesi için kendisini kurban eder. Sagamu ovasını kaplayan, O korkunç alevlerin arasında kaldığımda, Benim için endişe duyan, Ve beni kucaklayıp kollarına alan, Bana "Merak etme, korkma, ben yanındayım!" diyen, O günkü seni, Nasıl unutabilirim ki?
Sayfa 159·Kitabı okudu
Yeryüzüne inerek sekiz başlı dev yılanı öldüren Susano-o, Suga beldesinde, eşi Kuşinadahime ile yaşayacağı bir saray inşa etmeye karar verir. Susano-o, sarayın inşasına başlayacağı sırada, gökte kümelenmiş bulutlara bakar ve aşağıdaki şiiri okuyarak mutluluğunu dile getirir. Kat kat yükselen bulutlar, Nasıl da neşe içinde çevrelemişler, Yeni yuvamı! Büyük bir sıcaklık ve içtenlikle, Ebedi mutluluklar diliyorlar, Eşim ve bana!
Sayfa 155·Kitabı okudu