Doldurun birbirinizin kadehini ama aynı kadehe değdirmeyin sakın dudaklarınızı.
Birbirinize verin lokmanızdan ama ayıı somuna geçirmeyin dişlerinizi.
Dans edin, şarkı söyleyin, birlikte gülün ve eğlenin Ama nasıl ki aynı nağmeyle titreşse de ayrı durur telleri bir udun,
Siz de yalnız bırakmasını bilin birbirinizi.
Kalbinizi verin birbirinize ama tutsak olmayın
Çünkü bir tek Hayat'ın elidir hükmedebilen kalplerinize. Yan yana olun hep ama yapışmayın birbirinize. Ayrı durmaz mı tapınak sütunları bile? Ne meşe büyür ne de selvi, bir diğerinin gölgesinde.
Dostunuzdan ayrıldığınızda, kederlenmeyin.
Onun yokluğunda bileceksinizdir belki onun en çok sevdiğiniz yönünü, bir dağcının ovadan baktığında dağın yüceliğini daha iyi görmesi gibi. Ruhunuza derinlik kazandırmaktan öte bir amacınız olmasın dostlukta. Çünkü kendi gizemini açığa vurmaktan başka bir arayış içinde olan sevgi, sevgi değil, denize atılan bir ağdır ki buna sadece işe yaramaz şeyler takılır.
“O zaman, hareketin sürekli olmasını isteyen bir doğanın dışına atılan, süreksizliğiyle hem dönek hem de dikkat çekici olan hareket, estetik yaratı düzeyine varır. Çünkü sanat yaşamdır; ama başka bir ritim üzerinde.”