O gözlüklerinin arkasından bakıp niçin ağlıyorsun
Nerde o eski İstanbul diye hayıflanıyorsun
Vallahi zor iş doğup büyüdüğün bu şehirde
Dımdızlak bir yabancı gibi kalmak
Bir tabureye tüneyip akşamları kadehlerde boğulmak
Lakerda kokmuyor artık İstanbul şehri
Paskalya yumurtası bile yok şart mı ki
O eski bostanlar ağzına kadar blok apartman şimdi
Seninse dikili bir ağacın bile yok ...
Yıllar önce kitapçı vitrinlerinde gördüğüm ilgimi çeken bu kitabı ancak okuma fırsatı bulabildim. İlk bölümlerde olaylar biraz yavaş ilerlese de sonrasında soluksuz okuyup elimden bırakamadım. Öyle ki, iş yoğunluğundan kitaptan uzakta kaldığım zamanlarda bile aklım hep kitaptaydı. Bir cinayeti çözmeye çalışan gazeteceyi konu alan kitapta, atılan her adıma ortak olup, olaylar zincirinin birinden bir diğerine geçiyorsunuz. Serinin ilk kitabı bu kadar güzel olunca hiç düşünmeksizin ikincisini okumaya başladım. Yazarın bilgi ve kültür birikimini de görebileceğiniz bu kitabı kesinlikle tavsiye ederim.