“ya kalbini,ya mantığını seç”
📍Papanın İznik ziyareti pek masum durmuyor. Ortada "Mini Vatikan" hayali var gibi... Tarih tekerrür ediyor; Konstantin yine iş başında... Bu toprakların hafızasıyla oynayarak yeni bir düzen kurabileceklerini sanıyorlar. Unutmasınlar ki yeni konsiller için yanlış adres...
Reklam
İznik Konsilinde yüzlerce incil arasından dört incil seçildi iddiası yanlıştır. Konsilden 150 yıl önce zaten dört büyük incil (Matta, Marcus, Yuhanna ve Luka) İrenaeus tarafından kabul edilmiştir. İznik konsilinde konuşulan konular arasında İncil metinleri yoktur....
1000Kitap
İnkâr meselesi inancın coğrafyasıdır
İslâm dinininde de iman ettik diyenler eğer ki imanlarıyla kendilerini felâha ermiş huzur bulmuş hissediyorsa felakettedir. Diğer İslâm dışı inkâr meselelerinin bazıları yine din ve mezhep adınadır. Meselâ Hristiyanlık Ortodoks Katolik Protestan vb.. Bir de topyekun yaratılışı inkâr vardır insan aklı baz alınarak düşülen gafletten dolayı. Ateizm Nihilizm vb. Hatta ve hatta satanizm dahi bu anlamda dini bir temaya aittir, dinsizliğe değil. Ateizm vb gibi dini temayı topyekun red eden anlayışın doğumunun sebebi İslâm değil, Hristiyanlıktır. Adamlar haklı, İslâm'la müşerref olmamış ve önlerine din diye Hristiyanlık konulmuş. Pek inanılacak bir yanı yok. Üstelik Hristiyanlık inancına neşter vurduğunuzda, aslında baz alınan şeyin ilahi metinler ve İncil olmadığını, konsillerin kararı olduğunu görüyorsunuz. Konsiller aralarında tanrı ile sohbetler ederek incili sürekli olarak güncelliyorlar bu durumu gören Hristiyan düşünürler de topyekun dinin kendisini red ediyor. Ama sakın ola şunu söylemeyin arkadaşlar, Hristiyan veyahut Yahudilerden Salih amel işleyip iyi insanlar olanlarını da kurtuluşa erenlerden olarak müjdeliyor yaratan. Yani inkâr diyorken Hristiyan da komple dinleri mi red etti? Yoksa yine islam dairesinin dışında ama iyi bir Hristiyan (Cemil Meriç'in Ortaçağ papazları tanımına bakın) veyahut Müslüman ama münafık, Müslüman ama sadece dilde.. Hatta açık açık kâfirlikle itham ettiklerinden.. Bir de Müslüman bir ülkede tebliğ edilmiş ama inkâr etmiş tipler var.. Bu anlamda dinimizin inkâr meselesine kitaplar dolusu yazmak lâzım. İnanç toprağının bir coğrafyasıdır inkâr meselesi.. Lakin neyi niçin neden ve hangi ülke hangi şehirden inkâr ediyor o kadar çok ki.. Hele hele bizde şirke giren zındıklar, sözde alim.. Utanmasa haşa kendisini cennetlik ilan edecek,
Din (İslam) Felsefe-Düşünce İnsan ve Toplum

Fatime Zerya ÖNLER

@Awestamm
·
..."İnsan inkar edebilmek için bile inanabilmelidir." kaidesi kabul edildikten sonra, bu hakikat büsbütün kesinlik kazanır.
Sayfa 194·Kitabı okudu
BİLİMİN ADI
Bilgi, ilim ya da bilim ilk ne zaman insanlığın gündemine düştü desek, bilimsel kesin bir sonuçtan bahsetmek mümkün olmasa da, ben biliyorum ve inanıyorum ki Hz. Adem'den itibaren insan onu insan yapan aklını kullanmış, öğrenmiş, keşfetmiştir. Sümerler yazıyı bulup, keşfettikleri bilimsel bulguları kil tabletler üzerine yazana kadar insanlık neleri keşfetti, neleri öğrendi bilemiyoruz. Ama bilginin - zaman zaman bazı ilimlerde insanlığın çok ileri gittiğini; fakat o ilmin zamanla yitirildiğini bilsek de- üzerine eklene eklene ilerlediğini kabul ediyoruz. Bilginin, bilmin tarih sahnesinden bir daha inmemek üzere gösterime girmesi yazı sayesinde olsa gerek. Çünkü yazı bilginin yitip gitmesini, unutulmasını engellediği gibi, Mezopotamya'daki Sümerlerin elindeki bilginin Antik Yunan'daki Tales'lere ulaşmasını da sağlamıştır. Sümerlerin kil tabletlerinden öğrendikleri ile Tales güneş tutulmasını hesaplamış, öğrendiklerinin üzerine yeni bilgiler ekleyerek ilmi Avrupa kıtasına taşımıştır. Sokrates, Platon ve Aristoteles'in düşünce, akıl yürütme, bilgiyi değerli kılma anlamında insanlığa yadsınamaz katkıları olmuştur. Fakat Hz. İsa'nın mesajını, onun vefatından uzun zaman sonra İncil yazıp satmayı meslek haline getiren Hristiyan alemi felsefeyi, bilgiyi bırakıp Konsillerde toplanıp "Piyasadaki binlerce İncil'den hagisini kabul etsek?" diye tartışmış, dördünde karar kılmış, yetmemiş "İsa peygamber mi yoksa Tanrı mı?" Konusunu İznik'teki Konsil'de uzun uzun tartışıp oy birliği ile İsa'nın da Tanrı olduğuna karar vermiştir. Kendilerine yeni bir din uyduran Avrupa için karanlık, korkunç bir başlangıçtır bu Konsiller. En temeli saçma olan bir inancın saçmalıklarına her geçen gün yenileri eklenir ve DİN AFYON gibi insanları uyuşturan bir araç haline gelir. Ve Niçe'nin de dediği
Bilim
Batıda son dönemde yapılan kristoloji çalışmaları
tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkez... Erken kilise konsilleri tarafından doktrin haline gelen Kristoloji günümüzde Hristiyan teolojisi araştırmalarının en güçlü konusu haline gelmiştir. Dünyada en yaygın dinin Hıristiyanlık olmasına rağmen İsa Mesih'in hala tam olarak anlaşılmadığı görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı son dönemde Batıda yapılmış olan Kristoloji çalışmalarının tahlil ve değerlendirmesini yapmaktır. Tarihsel anlamda İsa'nın hayatını tekrar ortaya koymanın ötesinde son dönem Kristolojik yaklaşımların neler olduğu ve bu dönemde tartışılan kristolojik meselelere verilen yanıtlar araştırmanın temel konusunu oluşturmaktadır. Giriş hariç üç bölümden oluşan çalışmanın Giriş bölümünde; araştırmanın konusu, amacı, metodu ile kapsam ve sınırlılıkları dair ön bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde; Hıristiyan teolojisinin merkezinde yer alan Kristoloji'nin bir disiplin olarak temel kavramları, konusu, amacı, metodolojisi ve türleri hakkında temel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümün ilk kısmında; Yeni Ahit Kristolojisi çerçevesinde İsa'nın hayatı, ilahi ve beşeri tabiatı, enkarnasyonu, çarmıha gerilmesi ve dirilişi ele alınmıştır. İkinci bölümün ikinci kısmında ise, Patristik dönem Kilise babalarının kristolojik görüşleri ile Konsiller döneminde alınan kristolojik kararlar tartışılmıştır. Üçüncü bölümde ise son dönem tarihsel İsa çalışmaları ile yine bu dönemde ortaya çıkan yeni Kristoloji yaklaşımları ele alınmıştır. Üçüncü bölümün sonunda Batıda son dönemde yapılan Kristoloji çalışmalarının genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Son dönemde Kristoloji'nin Hıristiyan teoloji içinde önemini kaybetmeden ilgi odağı olmaya devam ettiği ve arkeolojik çalışmaların etkisinde
Din