Öncelikle ölümünden dolayı bu bilge insan Aytunç Altındal'ı rahmetle anıyorum. Umarım ebedi istirahatgâhında rahattır. Önemli bir hatırlatma ve ikâz: Okuyacaklarınız sizi derinden sarsabilir hazırlıklı olun. Bu arada 30 küsür yıllık çalışmanın ürünüdür bir kalemle çöpe atamazsınız. Ki kanıtlar ortada. İznik konsiline(325) kadar Hristiyanların cumartesi günü yani Yahudi geleneğine göre ibadet etmeleri de cidden ilginçti. İsa yaşadıysa dahi o da cumartesi günleri edermiş. Aytunç Altındal'ın okuduğum ilk kitabıydı daha nicelerine... Bkz: Tyanalı Apollonius (Zeitgeist'i şimdi daha iyi anloyorum. Paganizmle neyi kastettiklerini falan... 2-3 ay öncesine kadar İncil diye bir kitabın hiç yazılmadığını zannnetsemde Kuran'a itibar ettiğimden yazıldığına inanıyorum.)
İlginçtir ki, 1. yüzyıldaki ilk otuz yılda yaşadığı varsayılan İsa, Yahudi'ydi ve burası çok önemlidir ki, eğer
onun yaşadığı dönemde birisi çıkıp da kendisine "İncil=Bible" çok iyi bir kitap deseydi, inanın, İsa o kişinin
yüzüne şaşkınlıka bakar ve acaba neden söz ediyor diye merak ederdi. Tarihçi Hendrik Willem van Loon'un gösterdiği gibi, İsa'nın yaşadığı dönemde hiçbir Yahudi "İncil=Bible" diye bir sözcük duymamıştı. Bu sözcük
1. İznik Konsili'nden soma o dönemde (4. yüzyıl) İstanbul'daki Kilise'nin Patriği olan John Chrysostom tarafından icat edilmişti ve Konsil'de sayısı 4'e indirilen
Gospeller ile Apokirif sayılmayarak Kutsal hale getirilmiş olan diğer metinleri simgeliyordu. Van Loon'un da belirt-
tiği gibi günümüze kadar gelen İncil=Bible, İsa'nın ölümünden yaklaşık 700 yıl kadar soma (8. yüzyıl) tamamlanmış ve en az 60 kadar yerel ve genel toplantılar, konsiller yapıldıktan soma Doğu ve Batı Kiliseleri tarafından kabul edilen metinler haline gelmiştir. Aslı İbranice ve Aramice olan Eski ve Yeni Ahit daha