a

Algı

15 üye · 1 yeni gönderi
Takip
Bilinçaltını Ele geçiren medajlar
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2021 00:26
Bilinçaltı mesajlar çeşitli tekniklerle sinsice bilinç altımızı ele geçirerek bizi kuşatmıştır. Reklamlar, dizi filimler, dizile, afişler bütün argümanlar algı sisteminizi sekteye uğraması, bize arzularımızı ihtiyaçmış gibi empoze eden, kapitalist yapının harcamaları artacak şekilde düzenlemelerini coook Güzel örneklerle göstermiş. Dili güzel insanı sıkmıyor....
Algı
Subliminal İşgalSefer Darıcı · Destek Yayınları · 2012136 okunma
Kendini Gözlemlemek
9/10
·444 syf.·
2021 13. kitabı
İrvin Yalom'un okuduğum ikinci kitabı bu. Kendimi incelememi sağladı. Karakterlerin hatalarından ders çıkardım. Yönlendirmeleri, hayatımızın kontrolünü ele almamız gerektiği konuları çarpıcıydı. Terapistlerin nasıl çalıştıklarını gösterdi. Kendi kendine terapi yapmayı öğretti. Geçmişteki yaralarımızı iyileştirmenin önemini kavrattı. Gönülden minnet duydum. Diğer kitaplarını da okuma fırsatı bulurum umarım.
Algı
DivanIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 20216,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·408 syf.··
2021 6. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2021 23:30
"Gelecek ellerimizde mi? " diye soruyor yazar Erhan Ünal kitabın başında. Eseri okurken en çok da bu soruya yanıt arıyoruz. Bir şeyleri değiştirebilmek için geç mi kaldık diye endişe etsek de anlıyoruz ki geleceği şekillendirmek yalnızca insanoğlunun elinde. Çünkü yazarın da dediği onlar güçlü ise biz sayıca üstünüz. Market raflarında gördüklerimizi sorgulamadan tüketme temayülümüzü, tüketirken aslında büyük finansal çıkarlara nasıl da alet olduğumuzu adeta bir ayna tutarak gösteriyor yazar bizlere. Gıda endüstrisi ile küresel pazarlama şirketleri menfaatleri uğruna toplumun beslenme alışkanlıklarını değiştirip insanoğlunu dönüşü çok zor olacak felaketlere sürüklemiştir: sağlıklı doğal gıdalar bir şekilde yok edilip yerini endüstriyel ve son derece sağlıksız gıdalar almış, terör iç savaş vb. sorunlarla yerli halkların topraklarından uzaklaştırılması sağlanmış ve tarım arazilerine el konulmuştur. Yazar kendi pencerenizden gördüğünüz yerküreyi genişletiyor, ufkunuza bir mum yakıyor. Anlıyoruz ki kitlelerin sürüklendirilmeye çalışıldığı bu vahim hâl, bu girift ancak beşerin bilinçlenmesi ve mücadele etmeye karar vermesi ile son bulur. Cihan içinde nice cihanlar nice oyunlar peyda olmuş okuduk, gördük. Yine anladık ki "okumak görmektir."
Algı
Ekmek BiterkenErhan Ünal · Asi Kitap · 201720 okunma
8/10
·56 syf.··
2021 10. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2021 22:33
Suçlu suçunun farkında değil, suç denenin suç olup olmadığı kesin değil, yargıç yargıladığının farkında değil, emir kulu hiçbir şeyin farkında değil, tarafsız gözlemci ise her şeyin farkında ama değil. Otoriter rejimlere eğilen boyunların, totaliter rejimlerin us-dışılığını benimsemelerinin alegorik öyküsü denebilir toparlayacak olursak. Kafka'nın zihni katleden, aktif okumaya zorlayan anlatım biçimi sayesinde 40 sayfalık bir eserin 40 ciltlik roman serisine denk geldiğinin bir örneği daha da diyebiliriz.
Algı
Ceza SömürgesiFranz Kafka · Yapı Kredi Yayınları · 201911bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2019 442. kitabı
Beyrut'u inanılmaz derecede İzmir'e benzettikten sonra İzmir yolunda okuduğum kitap. Sayfa 131-136 arası bir beyrut anlatımı var ki Beyrut kelimesi yerine sevgilinin adını yaz göze çarpmaz, İzmir yazıp okusan hiç sırıtmaz. Teleferik, Saat kulesi, Kordon'a benzeyen sahil, kozmopolit yapısı, ve Rum mimarisinden izler taşıyan evler hatta tarihi mimariyi bozacak şekilde dikilmiş gökdelenleriyle Beyrut, inanılmaz derecede İzmir'e benziyor. Ece Temelkuran bir şehre duyulan aşkı ikili ilişkilere gizleyerek anlatmış içimde İzmir aşkı olduğu için bu kadar sevdim belki de... Yolda okumak için bir şeyler ararken babamın evinde kalan kitapların arasında karşıma çıktı. 12.08.11 diye tarih atmışım ilk sayfasına. İzmir'e ilk değil ama yerleşmek için yaptığım yolculuktan bir ay önce. Yarım mı bıraktım hiç mi başlamadım hatırlamıyordum o dönem başlayıp bırakmışım okuyunca fark ettim. --- spoiler --- "Bir aydır bir tek annesine söylemek isteyip, bir tek annesine söylemediği her şey bir saç yumağı gibi boğazına takıldı." Dr. Hamza hastaneden daha doğrusu savaşın ortasında kurulmuş klinikten bahsederken "Herkesin iyileştirilmeye çalışıldığı bu cephede, herkesin birbirini öldürmeye çalıştığı cepheden daha çok bağırır erkekler" diyor. Burada durup soluklandım. yıkmak daha çok can yaksa da sessizdi ve herkes kelimesinin iki defa aynı cümleye özne olması kulak tırmalasa da daha iyi anlatılamaz gibi geldi. "Çok güldüğümüzde daha gülerken yakında ağlayacağımızı düşünüp suratını asan insanlarız. sen öyle olmayacaksın çünkü annen benim gibi değildi." --- spoiler --- Bir de şu var; "Acaba onun gibi hikayelerin müptelası ve meczubu olmamak için mi akademisyen olmaya karar verdim? hikayeleri bizden hep daha çok sevdi bana sorarsan. bizi onlar için ya da onlar yüzünden terk etti hep.
Algı
Muz SesleriEce Temelkuran · Everest Yayınları · 20212,266 okunma