Sonbahara doğru Sevgilim
Bir hüzün çöker üzerimize...
Karanlık bulutların taşıdığı yağmurdur
İçimizde dökülen yaşlar
Gözlerimizin dökemediği bu yaşlar,
İçin için gönlümüzden dolup taşmakta
Özlem bu ya yine dedirtir insana bunu,
"Nerelerdesin, ne yapıyorsun, kimlerlesin? ve daha niceleri..."
Kalbimde kopan fırtınalar senin aşkındır
Bedenimi yakan ateş senin sevdandır
Şahit ol ey güzelliğini Aydan alan kadın
Sana aldatmayı reva gören bu adam
Gün yüzü görmesin.
Sabahattin Ali'nin romanlarını okuyunca tesirinde birkaç gün kalan sadece ben miyim acaba?
Kürk Mantolu Madonnayı ikinci defa okudum ilk okuduğum zaman lise iki yıllarıydı tabi o zaman ergen bir kafa yapısı olduğu için sadece iki insanın yaşadığı aşk diye geçiştirp okumuştum. Fakat yılların verdiği tecrübe ve gerçekten sevmenin ne olduğunu öğrendikten sonra anladım ki Sabahattin Ali sadece bu romanında aşkı değil aşk ile beraber yoğrulan derin duyguları da işlemiş ayrıca bunu okuyucusuna da tesir bırakacak şekilde aktarmış.
Bu hayatta herkesin gerçekten sevdiği birisi vardır. Geriye kalanlar, ya boşluğu ya da şehveti geçiştirir.
Seninle el ele, yan yana dolaşmak isterdim.
İki kelam ederdik, oradan buradan konuşur sonra sükut ederdik. Dudaklarımızın sustuğu yerde kalplerimiz konuşurdu. Ve öylece sarılmak isterdim ince beline. Sen benim ilk ve son sevdamsın bil isterim. Şimdi sen memlekete bense gurbet ellerde, penceremden seni düşlerken.