Bir an sonra başına neyin geleceğini bilemez, bu yüzden sadece içinde bulunduğu ânı yaşar.
Belli bir amaç uğruna çabalamanın beyhudeliğini öğrenmiştir..
Aşk, iyi gittiği dönemde evlilik, çocuklarla geçen güzel yıllar, meslekten alınan keyif, kitaplardan ve müzikten duyulan coşku, bütün bunlar geçip gitmişti. Anıları, gözünün önüne peş peşe resimler getiriyor, ama o bir resme doğru dürüst bakamadan, resmin üstüne bir damga vuruluyor ve damgada kalın harflerle ve kalın bir çerçeve içinde şu yazı yer alıyordu: "Geçti."
'Şimdiki ânın tadını çıkarmana engel olan ve kafanın içini kirleten düşüncelere teslim olmamanı sağlıyor. Bu düşüncelerden kurtulduğunda artık hiçbir şey seni huzursuz edemez oluyor. Yaşadığın her an iyi hissetmek sence de güzel bir amaç, değil mi ?'